Navigate / search

Örgütlenme Özgürlüğü ve Katılım Hakkı Konusunda Uluslararası Mevzuat ve Standartlar

1-Örgütlenme Özgürlüğü ve Katılım Hakkı Konusunda Uluslararası Mevzuat ve Standartlar

2-Giriş

3-Uluslararası Sözleşmelerin Önemi

4-Uluslararası Sözleşmeler

  • Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Madde 11)
  • İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi (Madde 20)
  • BM Medeni Siyasal Haklar Sözleşmesi (Madde 22)
  • BM Irk Ayrımcılığının Her Türlü Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme’si (Madde 5 (d))
  • Avrupa Birliği Temel Haklar (2000) Şartı (Madde 12)
  • Paris Şartı
  • Avrupa Sosyal Şartı (Madde 5)
  • İstanbul Belgesi (Para. 27)
  • Evrensel Olarak Tanınan İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Geliştirilmesi ve Korunmasında Bireylerin, Grupların ve Toplumsal Kuruluşların Hakları ve Sorumlulukları Üzerine Bildirge (Madde 8)
  • Document of the OSCE Moscow Meeting, 1991, (Para. 43)
  • Recommendation CM/Rec(2007)14 on the legal status of NGOs in Europe, (Paras. 12, 76 and 77)
  • Katılımın Değerlendirilmesi, Denetlenmesi ve İzlenmesi İle Yerel ve Bölgesel Düzeyde Katılım Politikası Hakkında Üye Devletler Bakanlar Komitesi’nin R(2009)2 Sayılı Tavsiye Kararı
  • Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartı
  • Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi Madde 15
  • Bağımsız Ülkelerde Yerli ve Kabile Halkları ile ilgili 169 sayılı ILO Sözleşmesi Madde 6
  • Çocuk Hakları Sözleşmesi (Madde 15)
  • Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme (imza yok) (Madde 24)
  • Aarhus sözleşmesi (Madde 3-4-5-6-7-8-9)
  • Tüm Göçmen İşçilerin Ve Aile Fertlerinin Haklarının Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme Madde 26-36-40
  • Ulusal Azınlıkların Korunmasına İlişkin Çerçeve Sözleşme Madde 7-8-15-17
  • Yabancıların Yerel Düzeyde Kamu Hayatına Katılma Sözleşmesi Madde 3-4-5
  • Engelli Kişilerin Haklarına Dair Uluslararası Sözleşme Madde 29
  • Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi Madde 7-14
  • İnsani Boyut Konferansı Kopenhag Belgesi
  • İnsan Hakları Savunucularını Koruma ve Etkinliklerini Desteklemeye yönelik Avrupa Konseyi Çalışmaları üzerine Bakanlar Komitesi’nin Bildirgesi
  • Evrensel Olarak Tanınan İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Geliştirilmesi ve Korunmasında Bireylerin, Grupların ve Toplumsal Kuruluşların Hakları ve Sorumlulukları Üzerine Bildirge Madde 8

 

 

 

 

 

 

 

Örgütlenme Özgürlüğü ve Katılım Hakkı Konusunda Uluslararası Mevzuat ve Standartlar

Giriş

Sivil toplum örgütlerinin kurulması, çalışması ve güvence altına alınması birçok uluslararası sözleşme, içtihat ve bağlayıcı olmayan hukuk ile belirlenmiştir.

STÖ’lerin yerel, ulusal ve uluslararası düzeydeki tüm politika ve mevzuat oluşturma süreçlerine katılımının sağlanması, STÖ’lerin kamu kurumlarının her düzeyi ile diyalog içinde olması ve her türlü resmi bilgiye zamanında erişiminin sağlanması da yine uluslararası mevzuat tarafından güvence altına alınmıştır.

Örgütlenme özgürlüğü ve katılım haklarının yanında; ifade özgürlüğü, toplanma hakkı, bilgi edinme hakkı, adalete erişim ve nefret söylemi gibi başka haklar da önem kazanmaktadır.

Uluslararası Sözleşmelerin Önemi

Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin niteliği Anayasa’nın 90. maddesi son fıkrasının son cümlesi ile belirtilmiştir:

Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”

Bu doğrultuda uluslararası sözleşmeler Türkiye hukukunun bir parçası haline gelmiş ve yasalar hiyerarşisi bakımından yasalardan üsttedir. Dolayısıyla ulusal mevzuattan kaynaklanacak bir sorunla karşılaşıldığında uluslararası sözleşmelere dayanmak hak arayışında önem kazanmıştır.

Dikkat edilmesi gereken noktalardan biri ise kabul edilen uluslararası sözleşmelerin kimi maddelerine kabul eden devlet tarafından çekince koyulmuş olmasıdır. Çekinceli maddeler özgürlük ve katılım açısından sorgulanmaya açık olsalar da, bir hak arama süreci içerisinde dayanak olamayacak maddelerdir.

Örgütlenme özgürlüğü ve katılım konusunda uluslararası sözleşmeler ve ilgili maddelerini aşağıda bulabilirsiniz:

Tag: uluslararası sözleşmeler, uluslararası, Anayasa,

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Madde 11)

Madde 11

 

Dernek Kurma ve Toplantı Özgürlüğü

 

  1. Herkes asayişi bozmayan toplantılar yapmak, dernek kurmak, ayrıca çıkarlarını korumak için başkalarıyla birlikte sendikalar kurmak ve sendikalara katılmak haklarına sahiptir.

 

  1. Bu hakların kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplum içinde ulusal güvenliğin, kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli olanlar dışındaki sınırlamalara tabi tutulamaz. Bu madde, silahlı kuvvetler, kolluk kuvvetleri veya devlet idaresi mensuplarınca yukarda anılan haklarını kullanılmasına meşru sınırlamalar getirilmesine engel değildir.

Tag: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, örgütlenme özgürlüğü, toplantı özgürlüğü, sendika, AB, Avrupa Birliği

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi (Madde 20)

Madde 20

  1. Herkes, barış içinde toplanma ve örgütlenme hakkına sahiptir.
  2. Hiç kimse, bir örgüte üye olmaya zorlanamaz.

Tag: İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, toplantı ve örgütlenme özgürlüğü, toplanma özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, BM, Birleşmiş Milletler

BM Medeni Siyasal Haklar Sözleşmesi (Madde 22)

  1. Herkesin, kendi çıkarlarını korumak için sendikalar kurmak ya da bunlara girmek hakkı da dahil olmak üzere, başkalarıyla bir araya gelip dernek kurma hakkı vardır.
  2. Bu hakkın kullanılmasına, yasalara uygun olarak konulmuş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik ya da kamu güvenliği, kamu düzeni bakımından ve kamu sağlığının, genel ahlakın korunması ya da başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması bakımından gerekli olan sınırlamalardan başka sınırlama getirilemez. Bu madde, silahlı kuvvetler ya da polis teşkilatı mensuplarına bu hakkın kullanılmasında yasal sınırlamalar konulmasını engellemez.
  3. Bu maddenin hiçbir hükmü, Sendika Kurma Özgürlüğü ve Sendika Hakkının Korunmasına İlişkin 1948 tarihli Uluslararası Çalışma Örgütü Sözleşmesi’ne Taraf olan Devletlere, bu Sözleşme’de öngörülen güvencelere zarar verecek yasama tedbirleri alma ya da hukuki uygulamalarda bulunma yetkisini vermez.

Tag: Medeni Siyasal Haklar Sözleşmesi, sendika, örgütlenme özgürlüğü, BM, Birleşmiş Milletler

BM Irk Ayrımcılığının Her Türlü Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme’si (Madde 5 (d))

Sözleşme’nin 2 nci maddesinde sayılan temel yükümlülüklere uygun olarak, Taraf Devletler her şekliyle ırk ayrımcılığını yasaklamak ve ortadan kaldırmak ve ırk, renk ya da ulusal veya etnik köken ayrımı yapmaksızın, özellikle aşağıdaki haklardan yararlanmada herkesin kanun önünde eşitlik hakkını garanti altına almak yükümlülüğünü üstlenirler.

viii) Fikir ve ifade özgürlüğü hakkı

  1. ix) Barışçı toplanma ve dernek kurma hakkı

 

Tag: Irk Ayrımcılığının Her Türlü Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme, toplanma ve örgütlenme hakkı, toplanma hakkı, örgütlenme hakkı, BM, Birleşmiş Milletler, Fikir ve ifade özgürlüğü hakkı, eşitlik, ifade özgürlüğü

 

 

Avrupa Birliği Temel Haklar (2000) Şartı (Madde 12)

Madde 12. – Toplanma ve örgütlenme özgürlüğü

  1. Herkes, barışçıl bir biçimde toplanma özgürlüğü ile her düzeyde, özellikle siyaset, sendika ve yurttaşlıkla ilgili konularda örgütlenme özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu, herkesin kendi çıkarlarını korumak için sendika kurma ve sendikalara girme hakkını da içerir.
  2. Birlik düzeyindeki siyasi partiler, Birliğin vatandaşlarının siyasi iradesinin ifade edilmesine katkıda bulunurlar.

 

Tag: Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı,  toplantı özgürlüğü, sendika, AB, Avrupa Birliği, örgütlenme özgürlüğü, siyasi parti

 

Avrupa’nın Geleceği İçin Paris Şartı

Hükümet Dışı Örgütler

Hükümet dışı örgütlerin, dini ve diğer gruplar ile bireylerin AGİK hedeflerinin gerçekleşmesi için oynadıkları önemli rolü hatırlatarak ve AGİK taahhütlerinin katılan devletler tarafından yerine getirilmesine yönelik faaliyetlerini daha da kolaylaştırmayı sürdüreceğiz. Bu örgütler, gruplar ve bireyler önemli görevlerini yerine getirebilmek için,  AGİK’in faaliyetlerine ve yeni yapılarına, uygun bir şekilde katılmalıdırlar.

Tag: AGİK, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı, Avrupa’nın Geleceği İçin Paris Şartı, Paris Şartı, AB, Avrupa Birliği, örgütlenme özgürlüğü,

 

Avrupa Sosyal Şartı (Madde 5)

Örgütlenme hakkı

Akit Taraflar, çalışanların ve işverenlerin ekonomik ve sosyal çıkarlarını korumak için yerel, ulusal ve uluslararası örgütler kurma ve bu örgütlere üye olma özgürlüğünü sağlamak veya desteklemek amacıyla ulusal yasanın bu özgürlüğü zedelemesini veya zedeleyici biçimde uygulanmasını önlemeyi taahhüt ederler.

Bu maddede öngörülen güvencelerin, güvenlik güçleri bakımından hangi ölçüde uygulanacağı ulusal yasalarla ya da yönetmeliklerle belirlenir. Bu güvencelerin silahlı kuvvetler mensuplarına uygulanmasına ilişkin ilke ile bu kesime hangi düzeyde uygulanacağı, yine ulusal yasalar ya da yönetmeliklerle saptanır.

 

Tag: Avrupa Sosyal Şartı, AB, Avrupa Birliği, örgütlenme özgürlüğü, ekonomik haklar, sosyal haklar,

 

Istanbul Belgesi (Para. 27)

  1. Hükümet dışı örgütler (STK) insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğünü geliştirmek konusunda önemli bir rol oynar. Güçlü bir sivil toplumun içsel bir unsurudurlar. STK’ların sivil toplumu geliştirmek ve insan hakları ve temel özgürlüklere saygının artması konusunda tüm katkılarının sağlanması konusunda yeteneklerinin artırılması güvencesi verilmektedir.

 

Tag: STÖ, STK, insan hakları, temel özgürlükler, demokrasi, hukukun üstünlüğü

 

Evrensel Olarak Tanınan İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Geliştirilmesi ve Korunmasında Bireylerin, Grupların ve Toplumsal Kuruluşların Hakları ve Sorumlulukları Üzerine Bildirge (8. Madde)

  1. Herkes, bireysel olarak ve diğerleriyle birlikte, ayrım gözetilmeksizin, ülkesinin yönetiminde ve kamu işlerinin yürütülmesinde yer alma imkanına etkin şekilde erişim hakkına sahiptir.
  2. Bu, diğer hususlar meyanında, kamu işleriyle ilgilenen hükümet organlarına, kurumlarına ve kuruluşlarına işleyişleriyle ilgili eleştirileri ve önerileri sunma ve insan hakları ve temel özgürlüklerin geliştirilmesini, korunmasını ve gerçekleştirilmesini aksatabilecek ya da engelleyebilecek hususlara dikkat çekme hakkını da kapsamaktadır.

Tag: katılım, erişim, insan hakları, temel özgürlükler, BM, Birleşmiş Milletler,

 

Document of the OSCE Moscow Meeting, 1991, (Para. 43)

(43) The participating States will recognize as NGOs those which declare themselves as such, according to existing national procedures, and will facilitate the ability of such organizations to conduct their national activities freely on their territories; to that effect they will

(43.1) – endeavour to seek ways of further strengthening modalities for contacts and exchanges of views between NGOs and relevant national authorities and governmental institutions;

(43.2) – endeavour to facilitate visits to their countries by NGOs from within any of the participating States in order to observe human dimension conditions;

(43.3) – welcome NGO activities, including, inter alia, observing compliance with CSCE commitments in the field of the human dimension;

(43.4) – allow NGOs, in view of their important function within the human dimension of the CSCE, to convey their views to their own governments and the governments of all the other participating States during the future work of the CSCE on the human dimension.

(43.5) During the future work of the CSCE on the human dimension, NGOs will have the opportunity to distribute written contributions on specific issues of the human dimension of the CSCE to all delegations.

(43.6) The CSCE Secretariat will, within the framework of the resources at its disposal, respond favourably to requests by NGOs for non-restricted documents of the CSCE.

 

Recommendation CM/Rec(2007)14 on the legal status of NGOs in Europe, Paras. 12, 76 and 77  II. Objectives 12. NGOs should be free to undertake research, education and advocacy on issues of public debate, regardless of whether the position taken is in accord with government policy or requires a change in the law.  VIII. Participation in decision making 76. Governmental and quasi-governmental mechanisms at all levels should ensure the effective participation of NGOs without discrimination in dialogue and consultation on public policy objectives and decisions. Such participation should ensure the free expression of the diversity of people’s opinions as to the functioning of society. This participation and co-operation should be facilitated by ensuring appropriate disclosure or access to official information. 77. NGOs should be consulted during the drafting of primary and secondary legislation which affects their status, financing or spheres of operation.  Explanatory Memorandum  Paragraph 12 37. The ability of NGOs to undertake research, education and advocacy on issues of public debate will often be crucial in the pursuit of their objectives. It would be pointless of them to undertake such research, education and advocacy if they were not also able to disagree with governmental policy or propose changes in the law.

Paragraph 76 135. Notwithstanding the different perspective of NGOs and public authorities, it is in their common interest and that of society as a whole for them to have available effective mechanisms for consultation and dialogue so that their expertise is fully exploited. Certainly competent and responsible input by NGOs to the process of public policy formulation can contribute greatly to efforts to find solutions to the many problems that need to be addressed. 136. Although direct consultation and dialogue with all interested NGOs may not be feasible in every instance, the adoption of techniques to facilitate their input through bodies playing a co-ordinating role should be encouraged. 137. No NGO should be excluded from participation on a discriminatory basis and the expression of a diversity of views should be ensured. 138. The quality of the input of NGOs should not be undermined by inappropriate restrictions on access to official information.  Paragraph 77 139. It is essential that NGOs not only be consulted about matters connected with their objectives but also on proposed changes to the law which have the potential to affect their ability to pursue those objectives. Such consultation is needed not only because such changes could directly affect their interests and the effectiveness of the important contribution that they are able to make to democratic societies but also because their operational experience is likely to give them useful insight into the feasibility of what is being proposed

 

Recommendation CM/Rec(2007)14 on the legal status of NGOs in Europe, (Paras. 12, 76 and 77)

  1. NGOs should be free to undertake research, education and advocacy on issues of public debate, regardless of whether the position taken is in accord with government policy or requires a change in the law.

VIII. Participation in decision making

  1. Governmental and quasi-governmental mechanisms at all levels should ensure the effective participation of NGOs without discrimination in dialogue and consultation on public policy objectives and decisions. Such participation should ensure the free expression of the diversity of people’s opinions as to the functioning of society. This participation and co-operation should be facilitated by ensuring appropriate disclosure or access to official information.
  2. NGOs should be consulted during the drafting of primary and secondary legislation which affects their status, financing or spheres of operation.

Explanatory Memorandum  Paragraph 12 37.

The ability of NGOs to undertake research, education and advocacy on issues of public debate will often be crucial in the pursuit of their objectives. It would be pointless of them to undertake such research, education and advocacy if they were not also able to disagree with governmental policy or propose changes in the law.

Paragraph 76 135. Notwithstanding the different perspective of NGOs and public authorities, it is in their common interest and that of society as a whole for them to have available effective mechanisms for consultation and dialogue so that their expertise is fully exploited. Certainly competent and responsible input by NGOs to the process of public policy formulation can contribute greatly to efforts to find solutions to the many problems that need to be addressed.

  1. Although direct consultation and dialogue with all interested NGOs may not be feasible in every instance, the adoption of techniques to facilitate their input through bodies playing a co-ordinating role should be encouraged.
  2. No NGO should be excluded from participation on a discriminatory basis and the expression of a diversity of views should be ensured.
  3. The quality of the input of NGOs should not be undermined by inappropriate restrictions on access to official information.

Paragraph 77 139. It is essential that NGOs not only be consulted about matters connected with their objectives but also on proposed changes to the law which have the potential to affect their ability to pursue those objectives. Such consultation is needed not only because such changes could directly affect their interests and the effectiveness of the important contribution that they are able to make to democratic societies but also because their operational experience is likely to give them useful insight into the feasibility of what is being proposed.

 

Katılımın Değerlendirilmesi, Denetlenmesi ve İzlenmesi İle Yerel ve Bölgesel Düzeyde Katılım Politikası Hakkında Üye Devletler Bakanlar Komitesi’nin R(2009)2 Sayılı Tavsiye Kararı

Tavsiye Kararı’nda, Konsey’e üye Devletlerin hükümetlerine, aşağıdaki hususlar tavsiye edilmektedir:

  1. Aşağıdakileri yapmak üzere, yerel ve bölgesel yönetimler ve yerel yönetim birlikleri dahil olmak üzere, diğer paydaşlarla uygun hallerde işbirliği yapmak:
  2. Politika belirleyiciler, uygulayıcılar ve akademik kurumlar dahil olmak üzere araştırmacılar arasında işbirliğini geliştirecek biçimde, yerel ve bölgesel düzeyde demokratik katılımı ve etkilerini değerlendirmek veya değerlendirme çalışmalarını yoğunlaştırmak
  3. Bu tavsiye kararına ekli CLEAR aracı gibi analitik araçların kullanılmasını ve bu araçların elde ettiği sonuçların paylaşılmasını desteklemek
  4. Demokrasinin işleyişi hakkında vatandaş bilincini ve anlayışını yükseltmek ve vatandaşların katılımını artırmak amacıyla, yerel yönetimleri tüm potansiyellerini sonuna kadar kullanmaya teşvik etmek;
  5. Katılımda genel trendleri izleme ve analiz etme işleri yapmak veya yoğunlaştırmak;
  6. Yerel yönetimler ve yerel yönetim birlikleri dahil olmak üzere diğer paydaşlar arasında, uygun hallerde, uluslararası deneyim alışverişi yapılmasını ve başarılı yöntemlerin paylaşılmasını teşvik etmek;
  7. Yerel yönetim çerçevesini düzenleme sorumluluğunun bölgesel yönetim düzeyine emanet edildiği hallerde; bölgesel yönetimleri, yukarıda paragraf 1 ve 2’de öngörülen önlemleri uygulamaya teşvik etmek;

 

Tag: katılım, AB, Avrupa Birliği, yerel yönetim, bölgesel yönetim,

 

 

 

 

Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartı

İşbu Şartı imzalayan Avrupa Konseyi üyesi Devletler, Avrupa Konseyinin amacının üyeleri  arasında ortak mirasları  olan ideal ve ilkeleri  korumak ve gerçekleştirmek için daha ileri bir birlik sağlamak olduğunu düşünerek,

Bu amacın gerçekleşmesinin yollarından birisinin idarî alanda anlaşmalar yapmak olduğunu düşünerek,

Yerel Makamların her türlü demokratik rejimin ana temellerinden biri olduğunu düşünerek,

Vatandaşların kamu işlerinin sevk ve idaresine katılma hakkının Avrupa Konseyine üye Devletlerin timinin paylaştığı demokratik ilkelerden biri olduğunu düşünerek,

Bu hakkın doğrudan kullanım alanının yerel düzeyde olduğuna kani olarak,

Gerçek yetkilerle donatılmış yerel makamların varlığının hem etkili hem de vatandaşlara yakın bir yönetimi sağlayacağına kani olarak,

Değişik Avrupa ülkelerinde özerk yerel yönetimlerin korunması ve güçlendirilmesinin demokratik ilkelere ve idarede ademi merkeziyetçiliğe dayanan bir Avrupa oluşturulmasında önemli katkı sağlayacağını düşünerek,

Bunun demokratik bir şekilde oluşan karar organlarına ve sorumlulukları bakımından, bu sorumlulukların kullanılmasındaki olanak ve yöntemler bakımından ve bu sorumlulukların karşılanması için gerekli kaynaklar bakımından geniş bir özerkliğe sahip yerel makamların varlığını gerektirdiğini teyit ederek,

Madde 2 – Özerk yerel yönetimlerin anayasal ve hukuki dayanağı

Özerk yerel yönetimler ilkesi ulusal mevzuatla ve uygun olduğu durumlarda anayasa ile tanınacaktır.

Madde 3 – Özerk yerel yönetim kavramı

Özerk yerel yönetim kavramı yerel makamların, kanunlarla belirtilen sınırlar çerçevesinde, kamu işlerinin önemli bir bölümünü kendi sorumlulukları altında ve yerel nüfusun çıkarları doğrultusunda düzenleme ve yönetme hakkı ve imkanı anlamını taşır.

Bu hak, doğrudan, eşit ve genel oya dayanan gizli seçim sistemine göre serbestçe seçilmiş üyelerden oluşan ve kendilerine karşı sorumlu yürütme organlarına sahip olabilen meclisler veya kurul toplantıları tarafından kullanılacaktır. Bu hüküm, mevzuatın olanak verdiği durumlarda, vatandaşlardan oluşan meclislere, referandumlara veya vatandaşların doğrudan katılımına olanak veren öteki yöntemlere başvurulabilmesini hiç bir şekilde etkilemeyecektir.

Madde 4 – Özerk yerel yönetimin kapsamı

Yerel yönetimlerin temel yetki ve sorumlulukları anayasa ya da kanun ile belirlenecektir. Bununla beraber, bu hüküm yerel yönetimlere kanuna uygun olarak belirli amaçlar için yetki ve sorumluluk verilmesine engel teşkil etmez.

Yerel yönetimler, kanun tarafından belirlenen sınırlar içerisinde, yetki alanlarının dışında bırakılmış olmayan veya başka herhangi bir makamın görevlendirilmemiş olduğu tüm konularda faaliyette bulunmak açısından tam takdir hakkına sahip olacaklardır.

Kamu sorumlulukları genellikle ve tercihen vatandaşa en yakın olan makamlar tarafından kullanılacaktır. Sorumluluğun bir başka makama verilmesinde, görevin kapsam ve niteliği ile yetkinlik ve ekonomi gerekleri göz önünde bulundurulmalıdır.

Yerel makamlara verilen yetkiler normal olarak tam ve münhasırdır. Kanunda öngörülen durumların dışında, bu yetkiler öteki merkezi veya bölgesel makamlar tarafından zayıflatılamaz veya sınırlandırılamaz.

Yerel makamların merkezi veya bölgesel bir makam tarafından yetkilendirildiği durumlarda, bu yetkilerin yerel koşullarla uyumlu olarak kullanılabilmesine yerel makamlara olanaklar ölçüsünde takdir hakkı tanınacaktır.

Yerel makamları doğrudan ilgilendiren tüm konulara ilişkin planlama ve karar alma süreçleri içinde, kendileriyle olanaklar ölçüsünde zamanında ve uygun biçimde danışılacaktır.

Madde 5 -Yerel Yönetim sınırlarının korunması

Yerel yönetimlerin sınırlarında, mevzuatın elverdiği durumlarda ve mümkünse bir referandum yoluyla ilgili yerel topluluklara önceden danışılmadan değişiklik yapılamaz.

Madde 6 – Yerel makamların görevleri için gereken uygun idarî örgütlenme ve kaynaklar

Kanunla düzenlenmiş daha genel hükümlere halel getirmemek koşuluyla, yerel makamlar kendi iç idarî örgütlenmelerini, bunları yerel ihtiyaçlarla uyumlu kılmak ve etkin idare sağlamak amacıyla, kendileri kararlaştırabileceklerdir.

Yerel yönetimlerde görevlilerin çalışma koşulları liyakat ve yeteneğe göre yüksek nitelikli eleman istihdamına imkan verecek ölçüde olmalıdır; bu amaçla yeterli eğitim olanaklıyla ücret ve mesleki ilerleme olanakları sağlanmalıdır.

Madde 7 – Yerel düzeydeki sorumlulukların kullanılma koşulları

Yerel düzeyde seçilmiş temsilcilerin görev koşulları görevlilerin serbestçe yerine getirilmesi olanağı sağlayabilmelidir.

Görev koşulları söz konusu görevin yürütülmesi sırasında yapılacak masrafların uygun biçimde mali tazminiyle birlikte, uygunsa, kazanç kaybının tazminine veya yapılan işin karşılığında ücra ve buna tekabül eden sosyal sigorta primlerinin ödenmesine olanak sağlayacaktır.

Yerel olarak seçilmiş kişilerin görevleriyle bağdaşmayacak işlev veya faaliyetler kanunla veya temel hukuki ilkelere göre belirlenir.

Madde 8 -Yerel makamların faaliyetlerinin idarî denetimi

Yerel makamların her türlü idarî denetimi ancak kanunlarla veya anayasa ile belirlenmiş durumlarda ve yöntemlerle gerçekleştirilebilir.

Yerel makamların idarî denetimi normal olarak sadece kanunla veya anayasal ilkelerle uygunluk sağlamak amacıyla yapılacaktır. Bununla beraber, üst makamlar yerel makamları yetkili kıldıkları işlerin gereğine göre yapılıp yapılmadığını idarî denetime tabi tutabileceklerdir.

Yerel makamların idarî denetimi, denetleyen makamın müdahalesinin korunması amaçlanan çıkarların önemiyle orantılı olarak sınırlandırılmasını sağlayacak biçimde yapılmalıdır.

Madde 9 – Yerel makamların mali kaynakları

Ulusal ekonomik politika çerçevesinde, yerel makamlara kendi yetkileri dahilinde serbestçe kullanabilecekleri mali kaynaklar sağlanacaktır.

Yerel makamların mali kaynakları anayasa ve kanunla belirlenen sorumluluklarla orantılı olacaktır.

Yerel makamların malî kaynaklarının en azından bir bölümü oranlarını kendilerinin kanunun koyduğu sınırlar dahilinde belirleyebilecekleri yerel ve vergi ve harçlardan sağlanacaktır.

Yerel makamlara sağlanan kaynakların dayandığı malî sistemler, görevin yürütülmesi için gereken harcamalardaki gerçek artışların mümkün olduğunca izlenebilmesine  olanak tanımaya yetecek ölçüde çeşitlilik arz etmeli ve esneklik taşımalıdır.

Malî bakımdan daha zayıf olan yerel makamların korunması, potansiyel malî kaynakların ve karşılanması gereken malî yükün eşitsiz dağılımının etkilerini ortadan kaldırmaya yönelik malî eşitleme yöntemlerinin veya buna eş önlemlerin alınmasını gerektirir. Bu yöntemler ve önlemler yerel makamların kendi sorumluluk alanlarında kullanabilecekleri takdir hakkını azaltmayacaktır.

Yeniden dağıtılan kaynakların yerel makamlara tahsisinin nasıl yapılacağı konusunda, kendilerine uygun bir biçimde danışılacaktır.

Mümkün olduğu ölçüde, yerel makamlara yapılan hibeler belli projelerin finansmanına tahsis edilme koşulu taşımayacaktır. Hibe verilmesi yerel makamların kendi yetki alanları içinde kendi politikalarına ilişkin olarak takdir hakkı kullanmadaki temel özgürlüklerine halel getirmeyecektir.

Yerel makamlar sermaye yatırımlarının finansmanı için kanunla belirlenen sınırlar içerisinde ulusal sermaye piyasasına girebileceklerdir.

Madde 10 – Yerel makamların birlik kurma ve birliklere katılma hakkı

Yerel makamlar yetkilerini kullanırken, ortak ilgi alanlarındaki görevlerini yerine getirebilmek amacıyla, başka yerel makamlarla işbirliği yapabilecekler ve kanunlar çerçevesinde birlikler kurabileceklerdir.

Her Devlet, yerel makamların ortak çıkarlarının korunması ve geliştirilmesi için birliklere üye olma ve uluslararası yerel makamlar birliklerine katılma hakkını tanıyacaktır.

Yerel makamlar, kanunla muhtemelen öngörülen şartlar dahilinde, başka Devletlerin yerel makamlarıyla işbirliği yapabilirler.

Madde 11 – Özerk yerel yönetimlerin yasal korunması

Yerel yönetimler kendi yetkilerinin serbestçe kullanımı ile anayasa veya ulusal mevzuat tarafından belirtilmiş olan özerk yönetim ilkelerine riayetin sağlanması amacıyla yargı yoluna başvurmak hakkına sahip olacaklardır.

Çekince konulan maddeler:

Madde 4, Paragraf 6 Yerel makamları doğrudan ilgilendirilen planlama ve karar süreçlerinde kendilerine danışılması

Madde 6, Paragraf 1 Yerel yönetimlerin iç örgütlenmelerin kendilerince belirlenmesi

Madde 7, Paragraf 3 Yerel olarak seçilmiş kişilerin görevleriyle bağdaşmayacak işlev ve faaliyetlerinin kanun ve temel hukuk ilkelerine göre belirlenmesi

Madde 8, Paragraf 3 Vesayet denetimine ancak, vesayetle korunmak istenen yararlarla orantılı olması durumunda izin verilmesi

Madde 9, Paragraf 4 Yerel yönetimlere kaynak sağlanmasında hizmet maliyetlerindeki artışların mümkün olduğunca hesaba katılması

Madde 9, Paragraf 6 Yeniden dağıtılacak mali kaynakların yerel makamlara tahsisinin nasıl yapılacağı konusunda, yerel yönetimlere önceden danışılması

Madde 9, Paragraf 7 Yapılacak mali yardımların, yerel yönetimlerin kendi politikalarını uygulama konusundaki temel özgürlüklerini mümkün olduğu ölçüde ortadan kaldırmaması

Madde 10, Paragraf 2 ve 3 Yerel yönetimlerin haklarını savunabilmeleri için uluslararası yerel yönetim birimleriyle işbirliği yapabilmeleri, uluslararası birliklere katılabilmeleri

Madde 11 Yerel yönetimlerin iç hukukta kendilerine tanınmış olan yetkileri serbestçe savunabilmek için yargı yoluna başvurabilmeleri

 

Tag: katılım, AB, Avrupa Birliği, yerel yönetim, bölgesel yönetim, özerklik

 

Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi Madde 15

  1. Bu Sözleşme’ye Taraf Devletler, herkesin:

(a) Kültürel yaşama katılma hakkına;

(b) Bilimsel ilerlemeden ve uygulamalarından yararlanma hakkına;

(c) Kendisinin yarattığı herhangi bir bilimsel, edebi ya da sanatsal üründen doğan maddi ve manevi çıkarların korunmasından yararlanma hakkına sahip olduğunu kabul ederler.

  1. Bu Sözleşme’ye Taraf Devletlerin, bu hakkın tam olarak kullanılmasını sağlama yönünde alacakları tedbirler, bilim ve kültürün korunması, geliştirilmesi ve yayılması için gerekli olan tedbirleri kapsayacaktır.
  2. Bu Sözleşme’ye Taraf Devletler, bilimsel araştırma ve yaratıcı faaliyetler için gerekli özgürlüğe saygı göstermekle yükümlüdürler.
  3. Bu Sözleşme’ye Taraf Devletler, bilimsel ve kültürel alanda uluslararası işbirliğinin ve temasların özendirilmesinden ve geliştirilmesinden doğacak yararları kabul ederler.

Tag: katılım, ekonomik haklar, sosyal haklar, kültürel haklar, BM, Birleşmiş Milletler

Bağımsız Ülkelerde Yerli ve Kabile Halkları ile ilgili 169 sayılı ILO Sözleşmesi Madde 6

  1. Bu Sözleşmenin maddelerinin uygulanmasında, hükümetler:

(a) ilgili kişilere onları doğrudan etkileyecek hukuki ve idari tedbirlere ilişkin olarak, uygun yöntemleri kullanarak, özellikle de onları temsil eden kuruluşlara danışacak

(b) onları ilgilendiren politika ve programlar konusunda seçilmiş kurum,  idari yapı ve diğer kuruluşlardaki karar almanın tüm seviyelerine nüfusun geri kalanının erişimi kadar özgürce katılımlarını sağlayacak yöntemler geliştirecek

(c) bu kişilerin kendi kurum ve insiyatiflerini geliştirmesi için yöntemler ortaya koyacak ve bu amaca hizmet etmek için uygun durumlarda gerekli kaynak sağlayacaktır.

 

Tag: katılım, BM, Birleşmiş Milletler, örgütlenme özgürlüğü

 

 

Çocuk Hakları Sözleşmesi (Madde 15)

 

1.Taraf Devletler, çocuğun dernek kurma ve barış içinde toplanma özgürlüklerine ilişkin haklarını kabul ederler.

2.Bu hakların kullanılması, ancak zorunlu kılınan ve demokratik bir toplumda gerekli olan ulusal güvenlik, kamu güvenliği, kamu düzeni yararına olarak ya da kamu sağlığı ve ahlakın ya da başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amaçlarıyla yapılan sınırlandırmalardan başkalarıyla kısıtlandırılamaz.

Tag: katılım, BM, Birleşmiş Milletler, örgütlenme, çocuk, toplantı özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü,

 

Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme (imza yok) (Madde 24)

  1. Taraf Devletlerden her biri, zorla kaybedilme olaylarındaki koşulların açığa çıkartılması ve mağdurlara yardım edilmesi yönünde girişimlerde bulunan örgütlenmelerin ve derneklerin kurulması ve bu tür örgütlenme ve derneklere serbestçe katılma hakkını güvence altına alacaktır.

Tag: katılım, BM, Birleşmiş Milletler, örgütlenme, örgütlenme özgürlüğü,

Çevre Konularında Bilgiye Erişim, Karar Vermeye Halkın Katılımı ve Yargıya Başvuru Sözleşmesi (Aarhus Sözleşmesi) (Madde 3-4-5-6-7-8-9)

Aarhus sözleşmesi, herkesin çevreyle ilgili bilgilere ulaşma, çevre ile ilgili konularda karar alma sürecine katılma ve yargı yoluna başvurma hakkının güvence altına alınması amacını taşır.

Madde 3 – Genel Hükümler

  1. Her bir taraf, bu Sözleşme hükümleri çerçevesinde, çevresel konularda bilgiye erişim, halkın katılımı ve yargıya başvuruyu teminen gerekli yasal, düzenleyici ve diğer önlemleri alacak ve bu kapsamda açık, şeffaf ve tutarlı bir çerçeve oluşturacaktır.
  2. Her bir Taraf, devlet memurlarının ve otoritelerinin halkın bilgiye erişiminde, karar verme sürecine katılımında ve çevresel konularda yargıya başvurusunda yardımcı olmalarını ve kılavuzluk yapmalarını sağlamak üzere çaba gösterecektir.
  3. Her bir Taraf, özellikle çevresel konularda bilgiye nasıl erişileceği, karar verme sürecine nasıl katılım sağlanacağı ve yargıya nasıl başvurulacağı konularında halk arasında çevresel eğitim düzeyini ve çevresel bilinci geliştirilecektir.
  4. Her bir Taraf, çevrenin korunmasına yardımcı olan derneklerin, organizasyonların ve grupların uygun bir şekilde tanınması ve bunlara destek verilmesi konusunda hükümler koyacak ve ulusal hukuk sisteminin bu yükümlülük ile uyumlu olmasını sağlayacaktır.
  5. Bu Sözleşmenin hükümleri, herhangi bir Tarafın bu Sözleşmenin gerektirdiklerinden daha fazla, çevresel konularda bilgiye erişim, karar alma sürecine daha geniş halkın katılımı ve daha geniş bir yargıya başvuru sağlayan önlemleri uygulama hakkını etkilemeyecektir.
  6. Bu Sözleşme, çevresel konularda bilgiye erişim, karar verme sürecine halkın katılımı ve yargıya başvuru için mevcut haklarda kayba neden olmayacaktır.
  7. Her bir Taraf, uluslar arası çevresel karar verme sürecinde ve çevre ile ilgili konularda uluslararası organizasyonların çerçevesini oluşturmasında, bu Sözleşmenin prensiplerinin uygulanmasının artmasına yardımcı olacaktır.
  8. Her bir Taraf, bu Sözleşmenin hükümleri ile uyumlu olarak haklarını kullanan insanların bundan ötürü herhangi bir şekilde cezalandırılmamasını, baskı altında tutulmamasını ve taciz edilmemesini garanti altına alacaktır. Bu hüküm, ulusal mahkemelerin yargısal işlemler için makul maliyetler belirleme yetkisini etkilemeyecektir.
  9. Bu Sözleşmenin ilgili hükümleri çerçevesinde, vatandaşlık, milliyet ve ikametgah ayrımı yapılmaksızın ve tüzel kişi olması durumunda nerede tescil edilmiş olduğu ya da faaliyetlerinin etkin merkezinin neresi olduğu konusunda ayırım yapılmaksızın, halk çevresel konularda bilgiye erişme, karar alma sürecine katılma olanağına ve yargıya başvuru hakkına sahip olacaktır.

Madde 4 Çevresel Bilgiye Erişim

  1. Her bir Taraf, bu maddenin aşağıdaki paragraflarında konu edildiği üzere, kamu otoriteleri tarafından, talep edildiği yerlerde, ulusal mevzuat çerçevesinde ve aşağıdaki (b) paragrafına tabi olmak üzere, çevresel bilgileri içeren gerçek belgelerin kopyaları dahil olmak üzere, çevresel bilgi talebine yanıt olarak, bu gibi bilgilerin:
  2. Menfaat ilişkisi aranmaksızın,
  3. Aş ağıdakiler olmadıkça talep edilen formda,
  4. Kamu otoritesi açısından diğer bir formda kullanılabilir kılmak mümkün ise ve bu durumda da bu bilgiyi bu formda vermenin nedenleri belirtilmiş ise
  5. Bilgi hali hazırda diğer bir formda mevcut ise,

Halkın kullanımına sunulmasını garanti edecektir.

  1. Yukarıda sözü edilen çevresel bilgi, mümkün olan en kısa sürede ve bilginin kapsam ve karmaşıklığı sürenin bilgi talebinden sonraki iki aya kadar uzatılmasını haklı göstermedikçe, bilgi talebinden sonraki bir ay içerisinde kullanılabilir kılacaktır.
  2. Aşağıdaki durumlarda çevresel bilgi talebi reddedilebilir:
  3. Eğer talebin sunulduğu kamu otoritesi, talep edilen bilgiye sahip değilse,
  4. Talep açık, anlaşılır ve makul değilse ya da çok genel formüle edilmişse,
  5. Eğer talep, tamamlanma yolunda materyali içeriyorsa ya da kamu yararı göz önünde bulundurularak ulusal hukuk ya da uygulamalarda bir muafiyet sağlanmış olması durumunda, kamu otoritelerinin iç yapısını ilgilendiriyor ise.
  6. Çevresel bilgi talebi, aşağıdaki durumlarda da reddedilebilir:
  7. Ulusal mevzuat çerçevesinde, kamu otoriteleri için gizliliğin öngörüldüğü yerlerde,
  8. Uluslar arası ilişkilerin, ulusal savunma ya da kamu güvenliği konularının olumsuz etkilendiği yerlerde,
  9. Adaletin işleyişinin, kişinin adil bir yargılama görme hakkının ya da kamu otoritesinin cezai ya da disiplin niteliğindeki bir soruşturma yürütmesi ehliyetinin olumsuz etkilendiği yerlerde,
  10. Ticari ya da endüstriyel bilginin, meşru ekonomik çıkarları korumak üzere, hukuk tarafından koruma altına alındığı durumlarda. Bu çerçevede, çevre korunması ile ilgili olan emisyonlar hakkındaki bilgiler açılacaktır.
  11. Fikri hakların olumsuz etkilendiği durumlarda,
  12. Gerçek kişilerin, bilgilerin kamuya açılması konusunda muvaffakat vermemesi ve bu hususun ulusal hukukta hükme bağlanmış olması durumunda,
  13. Bunu yapmak üzere, yasal bir zorunluluk altında olmaksızın ya da yasal zorunluluk altına sokulmaksızın talep edilen bilgileri sağlayan ve bu materyalin yayınlanmasına rıza göstermeyen üçüncü bir tarafın çıkarlarının olumsuz etkilenmesi durumunda,
  14. Üreme alanları, nadir türler vb. bilginin olumsuz etkilenmesi durumunda.

Yukarıda sözü edilen reddetme durumları, kamu yararı ve talep edilen bilginin çevreye verilen emisyonlar ile ilgili olup olmaması göz önünde bulundurularak kısıtlayıcı bir şekilde yorumlanacaktır.

  1. Bir kamu otoritesinin talep edilen bilgiye sahip olmaması durumunda, kamu otoritesi mümkün olan en kısa sürede başvuru sahibine, talep edilen bilgi için başvurunun mümkün olduğuna inandığı kurum/kuruluş hakkında bilgi verecek ya da bu talebi ilgili otoriteye iletecek ve başvuru sahibini buna uygun olarak bilgilendirilecektir.
  2. Her bir Taraf, yukarıda bahsolunan ve halka açılmaktan muaf tutulan bilgiler için önyargısız olarak hareket edecek ve diğer bilgilerin halka açılmasını sağlayacaktır.
  3. Herhangi bir bilgi talebine karşı verilen ret cevabı, eğer talep yazılı ise ya da başvuru sahibi bu şekilde talep ediyor ise yazılı olarak verilecektir. Ret kararında nedenleri belirtilecek ve 9. madde çerçevesinde hükme bağlanan yeniden inceleme prosedürü hakkında bilgi verilecektir. Ret kararı mümkün olan en kısa süre içerisinde ve talep edilen bilginin karmaşıklığı bu sürenin talepten sonraki iki aya kadar uzatılmasını haklı göstermedikçe, en geç bir ay içerisinde verilmelidir. Başvuru sahibi, herhangi bir uzatma ve bu uzatmayı haklı çıkaran nedenler hakkında haberdar edilecektir. 8. Her bir Taraf, kamu otoritelerinin bilgi vermek için bir ücret belirlemesine izin verebilir ancak bu makul bir miktarı geçmeyecektir. Bilgi vermek için bir ücret belirleme niyetinde olan kamu otoriteleri, ücretin hangi durumlarda ne zaman alınacağı hususundaki ücret tarifesini başvuru sahibine verecektir.

Madde 5

Çevresel Bilginin Toplanması Ve Dağıtılması

  1. Her bir Taraf, aş ağıdaki hususlarla yükümlüdür:
  2. Kamu otoritelerinin işlevleri ile ilgili olan çevresel bilgiye sahip olmaları ve bunları güncellemeleri,
  3. Çevreyi önemli ölçüde etkileyebilecek planlanan ya da mevcut faaliyetler hakkında kamu otoritelerine yeterli bilgi akışı olması için zorunlu sistemlerin kurulmasını,
  4. Gerek insan faaliyetleri sonucu oluşturulsun gerekse doğal nedenlerle meydana gelsin, insan sağlığına ya da çevreye yönelik bir tehdit olması durumunda, halkın tehdidi önlemek ya da bu tehditten kaynaklanan zararı hafifletmek üzere önlem alınmasını sağlayacak olan ve bir kamu otoritesinin elinde bulunan bütün bilgilerin, etkilenebilecek olan halk bireylerine anında ve gecikme olmaksızın dağıtılmasını.
  5. Her bir Taraf, ulusal mevzuatı çerçevesinde, kamu otoriteleri tarafından halk için çevresel bilgilerin sağlanması yönteminin şeffaf olmasını ve çevresel bilgiye etkin bir şekilde erişilmesini diğer şeylerin yanı sıra aşağıda yer aldığı şekilde sağlayacaktır:
  6. İlgili kamu otoritelerinin elinde bulunan çevresel bilginin türü ve kapsamı, bu gibi bilgileri kullanılabilir ve erişebilir kılma temel şart ve koşulları ve bunların elde edilebilme yöntemi hakkında halka yeterli bilgi sağlamak.
  7. Aşağıdaki gibi pratik düzenlemelerin yapılması.
  8. Halk tarafından ulaşılabilir listeler, kayıtlar ya da dosyalar hazırlanması.
  9. Devlet memurlarının bu Sözleşme çerçevesinde

iii.  Temas noktalarının

tanımlanması.

  1. Yukarıda madde  (b)  (i)’de söz edilen liste, kayıt ya da dosyalar içinde bulunan çevresel bilgilere ücretsiz olarak ulaşılması.
  2. Her bir Taraf, çevresel bilgilerin halka açık telekomünikasyon ağları aracılığıyla halk tarafından kolay erişilebilir olan elektronik veri tabanlarında kullanılabilir hale gelmesini sağlayacaktır. Elektronik formda erişilebilecek bilgiler aşağıda sunulmaktadır:
  3. 4. maddede söz edilecek olan çevre durum raporları,
  4. Çevre ile ilgili mevzuat metinleri
  5. Uygun olduğu ölçüde çevre ile ilgili politikalar, planlar, programlar ve çevre anlaşmaları,
  6. Bu Sözleşmenin hükümlerinin yerine getirilmesine yönelik ulusal hukukun uygulanmasını hızlandırıcı diğer diğer bilgiler.
  7. Her bir Taraf, üç ya da dört yılı geçmemek kaydıyla düzenli aralıklarla, çevre kalitesi ve çevre üzerindeki baskılar konusundaki bilgiler dahil olmak üzere çevre durumu hakkında ulusal bir rapor yayınlayacak ve dağıtacaktır.
  8. Her bir Taraf, diğer şeylerin yanı sıra aşağıdaki belgeleri dağıtmak amacıyla kendi ulusal mevzuatı çerçevesinde önlemler alacaktır:
  9. Hükümetin çeşitli düzeylerinde hazırlanmış çevreyle ilgili stratejiler, programlar ve eylem planları gibi hukuki ve politik belgeler ve bunların uygulanması hakkındaki gelişme raporları,
  10. Çevresel konular ile ilgili uluslararası anlaşmalar ve sözleşmeler,
  11. Uygun olduğu ölçüde çevre ile ilgili diğer önemli uluslararası belgeler.
  12. Her bir Taraf, uygun olması durumunda, gönüllü ekolojik etiketleme ya da ekolojik denetim programları ya da diğer araçları kullanarak, çevre üzerinde önemli etkileri olan işletmecileri, faaliyetlerinin ve ürünlerinin çevresel etkileri hakkında düzenli olarak halka bilgi vermeye teşvik edecektir.
  13. Her bir Taraf,
  14. İlgili gördüğü ya da çevresel politika önerilerinin çerçevesini oluşturmada önemli olduğunu düşündüğü gerçekleri ve bu gerçeklerin analizlerini yayınlayacaktır.
  15. Bu Sözleşme kapsamındaki konularda, halkı ilgilendiren açıklayıcı materyali yayımlayacak, erişilebilir ve kullanılabilir kılacaktır.
  16. Hükümetin tüm düzeylerindeki kamu faaliyetlerinin yerine getirilmesi ya da kamu hizmetlerinin sağlanması hakkında uygun bir formda bilgi sağlayacaktır.
  17. Her bir Taraf, tüketicilerin çevresel seçenekler hakkında bilgilendirilmesini sağlayacak şekilde yeterli miktarda ürün bilgisinin kamu açısından kullanılabilir hale getirilmesini sağlamak üzere mekanizmalar geliştirecektir.
  18. Her bir Taraf, uygun olması durumunda, uluslar arası süreçleri göz önünde bulundurarak, kamunun ulaşılabilirliğini sağlayacak şekilde, standartlaştırılmış rapor almaya imkan verecek, bilgisayar ortamına aktarılmış kirlilikle ilgili veri tabanı veya kayıtlama sistemlerini ulusal ölçekli olarak kurmak üzere aşamalar gerçekleştirilecektir. Bu tür bir sistem, belirli faaliyetlerden kaynaklanan ve alıcı ortamlara saha içi ve saha dışı arıtım ve bertaraf sahalarına bırakılan ve taşınan su, enerji gibi belli madde ve ürünleri içerebilir.
  19. Bu madde içerisindeki hiçbir hüküm, Tarafların Madde 4, paragraf 3 ve 4’e göre belirli çevresel bilgilerin halka açılmasını önyargısız olarak reddetme haklarına zarar vermeyecektir.

Madde 6

Belirli Faaliyetler Hakkındaki Kararlara Halkın Katılımı

  1. Her bir Taraf,
  2. Ek-I’de listelenen ve planlanan faaliyetlere izin verip vermemek hakkındaki kararlara ilişkin olarak bu madde hükümlerini uygulayacaktır.
  3. Ulusal mevzuata göre, ayrıca çevre üzerinde önemli bir etkiye neden olabilecek ve Ek-I’de listelenmemiş planlanan faaliyetler hakkındaki kararlara da bu madde hükümlerini uygulayacaktır. Bu çerçevede, Taraflar bu gibi planlanan bir faaliyetin bu hükümlere tabi olup olmadığını belirleyeceklerdir.
  4. Durumdan duruma değişen bir şekilde, ulusal mevzuat çerçevesinde bir hükme bağlanmış olması durumunda, taraflar bu madde hükümlerini ulusal güvenli amaçlarının olumsuz etkilenmesi ihtimalinde, ulusal güvenlik amaçlarına hizmet eden planlanan

 

  1. İlgili Kamu, uygun bir şekilde, gerek duyuru yoluyla gerekse uygun olması durumunda bireysel olarak, çevresel karar alma sürecinin erken bir aşamasında yeterli, zamanlı ve etkin bir şekilde diğer şeylerin yanı sıra aş ağıdakiler hakkında bilgilendirilecektir:
  2. Hakkında kararın alınacağı planlanan faaliyet ya da başvuru,
  3. Olası kararların ya da taslak kararın içeriği,
  4. Kararı verecek kamu otoritesi,
  5. Aşağıdakiler hakkında bilgi ve bu bilgilere ne zaman erişilebileceğinin gösterilmesi
  6. Halkın katılımı prosedürünün başlatılması
  7. Halkın katılımda bulunması için olanaklar,

iii.    Planlanan herhangi bir halk katılım toplantısının zamanı ve yeri

  1. İlgili bilgilerin alınabileceği ve ilgili bilgilerin halk tarafından incelenmek üzere tutulduğu kamu otoritesinin belirtilmesi,
  2. Soruların ve yorumların yöneltilebileceği ilgili kamu otoritesinin ya da resmi kuruluşun, yorum ve soruların sunum zaman çizelgesinin belirtilmesi ve
  3. Planlanan faaliyetle ilişkili hangi bilgilerin mevcut olduğunun belirtilmesi,
  4. Faaliyetin ulusal ya da sınır ötesi çevresel etki değerlendirme prosedürüne tabi olup olmadığı gerçeği.
  5. Halkın katılımı prosedürleri, farklı aşamalar için yeterli zaman sürelerini içererek, 2. paragrafa göre halkın bilgilendirilmesi ve halkın çevresel karar verme sürecine etkin bir şekilde hazırlanmasına ve katılımda bulunmasına izin verecektir.
  6. Her bir Taraf, bütün seçenekler açık iken ve halkın etkin katılımının sağlanması mümkün iken, erken bir halkın katılımını sağlayacaktır.
  7. Her bir Taraf, uygun olduğunda, izin için başvuru yapılmadan önce, ilgili kamuyu tanımlamak, tartışmalara girmek ve başvurunun amaçları ile ilgili bilgi sağlamak üzere faaliyet sahiplerini teşvik edecektir.
  8. Her bir Taraf, ulusal mevzuatı çerçevesinde hükme bağlanmış olması halinde, 4. maddenin 3. ve 4. paragraflarında konu edilen belirli bilgileri açmayı reddetme hakkına halel getirmeksizin, halkın katılımı sürecinde mevcut olan ve bu madde içerisinde söz edilen karar alma süreciyle ilgili bilgilerin, ilgili kamu için kamu otoriteleri tarafından ücretsiz olarak erişilebilir kılınmasını isteyecektir. İlgili bilgi, en azından ve 4. maddenin hükümlerine halel getirmeksizin aşağıdakileri içerecektir:
  9. Beklenen atıkların ve emisyonların, tahmini de dahil olmak üzere, planlanan faaliyetin yerinin fiziksel ve teknik özelliklerinin bir tanımı,
  10. Planlanan faaliyetin çevre üzerindeki önemli etkilerinin tanımı,
  11. Emisyonlar da dahil olmak üzere bu etkileri önlemek ve/veya azaltmak üzere tasarlanan önlemlerin tanımı,
  12. Yukarıdakilerin tekin olmayan bir özeti,
  13. Faaliyet sahibi tarafından araştırılan ana alternatiflerin hatları
  14. Ulusal mevzuat ile uyumlu olarak, ilgili kamu yukarıdaki 2. paragrafa göre bilgilendirileceği anda mevcut olan, kamu otoriteleri tarafından düzenlenen ana raporlar ve öneriler.
  15. Halkın katılım prosedürleri, halkın yazılı olarak ya da uygun olması durumunda faaliyet sahibinin de yer aldığı halkın katılımı toplantılarında ifade yoluyla, planlanan faaliyete ilişkin yorum, bilgi, analiz ya da görüşlerini sunmasına izin verecektir.
  16. Her bir Taraf, kararda halkın katılımı sonucunun dikkate alınmasını garanti edecektir.
  17. Her bir Taraf, karar kamu otoritesi tarafından alındığında, halkın uygun prosedürler ile alınan karar hakkında hemen bilgilendirilmesini sağlayacaktır. Her bir Taraf, kararın dayandığı gerekçeler ve mütalaalar ile birlikte karar metnini halk tarafından erişilebilir kılacaktır.
  18. Her bir Taraf, 1. paragrafta söz edilen bir faaliyetin işletme koşullarının bir kamu otoritesi tarafından yeniden düşünülmesi ve güncellenmesi durumunda, uygun olan yerlerde bu maddenin 2’den 9’a kadar olan paragraflarının hükümlerinin uygulanmasını sağlayacaktır.
  19. Her bir Taraf, ulusal mevzuatı çerçevesinde yapılabilir ve uygun olduğu dereceye kadar bu maddenin hükümlerini, genetik olarak değişikliğe uğramış organizmaların çevreye kasti olarak bırakılması hususunda izne konu kararlara uygulayacaktır.

 

Çevre İle İlgili Plan, Program Ve Politikalara Halkın Katılımı

Her bir Taraf, gerekli bilgileri halka sağlamış olarak şeffaf ve eşitlikçi bir çerçevede, çevre ile ilgili planların ve programların hazırlanması sırasında halkın katılımı için uygun pratik ve/veya diğer düzenlemelerin yapılmasını sağlayacaktır. Bu çerçevede, 6. maddenin 3., 4. ve 8. paragrafları uygulanacaktır. Katılımda bulunabilecek halk, bu Sözleşmenin amaçları göz önünde bulundurularak ilgili kamu otoritesi tarafından belirlenecektir. Uygun olduğu dereceye kadar, her bir Taraf, çevre ile ilgili politikaların hazırlanmasına halkın katılımı için imkan sağlamak üzere çaba gösterecektir.

Madde 8

Yürütmeye Yönelik Düzenlemelerin Ve/Veya Genel Olarak Uygulanabilir, Yasal Olarak Bağlayıcı Normatif Araçların Hazırlanması Sırasında Halkın Katılımı

Her bir Taraf, uygun bir aşamada, çevre üzerinde önemli bir etkisi olabilecek yürütmeye yönelik düzenlemelerin ve diğer genel olarak uygulanabilir yasal olarak bağlayıcı kuralların kamu otoriteleri tarafından hazırlanması sırasında, alternatifler hala açıkken etkin bir halkın katılımı için çaba harcayacaktır. Bu kapsamda, aşağıdaki aşamalar gerçekleştirilmelidir:

  1. Etkin bir katılımı için zaman çerçeveleri belirlenmelidir.
  2. Taslak kurallar yayımlanmalı ya da diğer bir şekilde halk tarafından erişilebilir kılınmalıdır.
  3. Halka, doğrudan ya da danışman kuruluşlar aracılığı ile yorum yapma fırsatı verilmelidir.

Halk katılımının sonuçları mümkün olduğu kadar dikkate alınmalıdır.

Madde 9

Yargıya Başvuru

  1. Her bir Taraf, ulusal mevzuatı çerçevesinde bilgi talebinin Madde 4’e göre kısmen ya da tamamen gözardı edildiği, haksız yere reddedildiği, yeterli yanıt verilmediği ya da diğer bir şekilde sözkonusu maddenin hükümlerine göre karşılanmadığını düşünen herhangi bir bireyin, bir mahkemeye ya da kanunla kurulan diğer bir bağımsız ve tarafsız kuruluşun önünde işlemlerin gözden geçirilmesi için başvuru hakkına sahip olmasını sağlayacaktır.

Taraflardan birinin bir mahkemece işlemlerin incelenmesini sağladığı durumlarda, kanunla kurulmuş mahkeme dışında, bağımsız ve tarafsız bir organ tarafından incelenmesi veya kamu otoritesi tarafından gözden geçirilmesi için ücretsiz veya ucuz bir hızlandırılmış usule başvurması hakkını da sağlayacaktır.

 

  1. Her bir Taraf, ulusal mevzuatı çerçevesinde,
  2. Yeterli menfaate sahip,

Ya da alternatif olarak,

  1. Herhangi bir Taraf, idari usul hukuku bir ön koşul olarak gerektiriyorsa, hak kaybını koruyan ilgili kamu bireylerinin, 6. maddedeki koşullar çerçevesinde ve ulusal hukukun bu şekilde öngörmesi halinde ve 3. paragrafın ya da bu Sözleşmenin diğer ilgili hükümlerinin uygulanmasına halel getirmeksizin, herhangi bir karar eylem veya ihmalin, esas ve usul yönünden hukuka uygun olmadığını iddia etmek ve inceleme için kanun ile kurulmuş bir mahkeme ve/veya diğer bir bağımsız ve tarafsız organa başvurmasını sağlayacaktır. Yeterli menfaat ya da hak kaybının ne olduğu ulusal hukukun gereklerine göre ve bu Sözleşmenin kapsamı çerçevesinde ilgili kamuya, yargıya geniş bir başvuru hakkı verme amacına uygun   olarak belirlenecektir. Bu kapsamda, 2. maddenin, 5. paragrafında belirtilen gerekleri karşılayan herhangi bir sivil toplum örgütünün menfaati yukarıdaki alt paragraf (a) nın amacı bakımında yeterli sayılacaktır. Bu tür kuruluşlar, aynı zamanda yukarıdaki alt paragraf (b)’nin amaçları bakımından hak kaybına uğrayabilecek nitelikte sayılacaktır.

İkinci paragrafın hükümleri bir idari makam önünde ön hazırlık gözden geçirme yöntemi olması olasılığını hariç tutmayacak ve bu gibi bir gerekliliğin ulusal kanunlara göre mevcut olması durumunda yargısal inceleme usullerine başvurmadan önce idari gözden geçirme usullerinin tüketilmesi şartını etkilemeyecektir.

  1. Ek olarak ve yukarıdaki 1. ve 2. paragrafta sözedilen inceleme usullerine halel getirmeksizin her bir Taraf, eğer ulusal hukukunda öngörülmüş ise kriterlere uygun olması durumunda, halk bireylerinin özel kişiler ve kamu otoritelerinin kendi ulusal hukukunun çevreyle ilgili hükümlerini ihlal eden eylem ve işlemlere karşı, idari ve yargısal yollara başvurma hakkına sahip olmalarını sağlayacaktır.
  2. Ek olarak ve yukarıdaki 1. paragrafa halel getirmeksizin yukarıdaki paragraf 1 , 2 ve 3’te ortaya konan usuller uygun olduğu ş ekliyle amir çözüm dahil, yeterli ve etkili çözümler sağlayacak, adil, hakçı ve zamanında olacak ve de caydırıcı derecede pahalı olmayacaktır. Bu maddede öngörülen kararlar yazılı olarak verilecek ya da kaydedilecektir. Mahkemelerin ve mümkün olduğunda diğer kurumların kararları, halk tarafından erişilebilir olacaktır.
  3. Bu maddenin hükümlerini daha fazla etkili kılmak üzere, herbir Taraf idari ve yargısal inceleme usullerine başvuru hakkında halkın bilgilendirilmesini sağlayacak ve yargıya başvurunun önündeki mali ve diğer engellerin ortadan kaldırılması ya da azaltılması için uygun yardım mekanizmalarının kurulmasını dikkate alacaktır.

 

Tag: katılım, BM, Birleşmiş Milletler, çevre, bilgiye erişim, şeffaflık, Aarhus Sözleşmesi

 

Tüm Göçmen İşçilerin Ve Aile Fertlerinin Haklarının Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme

Madde 26

  1. Taraf Devletler aşağıdaki hususlarda göçmen işçilerin ve aile fertlerinin haklarını tanırlar;
  2. a) Ekonomik, sosyal, kültürel ve diğer çıkarlarını korumak üzere, sendikaların ve yasalara uygun olarak kurulmuş bulunan diğer kuruluşların toplantı ve faaliyetlerine, sadece ilgili örgütün kurallarına tabi olarak katılmak;
  3. b) Sadece ilgili örgütün kurallarına tabi olarak yukarıda belirtildiği şekilde herhangi bir sendikaya ve kuruluşa özgürce katılmak;
  4. c) Yukarıda belirtildiği şekilde, herhangi bir sendikadan ve kuruluştan yardım talep etmek.
  5. Yasada belirtilmiş ve ulusal güvenlik, kamu düzeni veya diğer kişilerin hak ve özgürlüklerini korumak gibi demokratik bir toplum için gerekli olan durumlar dışında, söz konusu hakların kullanılması kısıtlanamaz.

Madde 36

İstihdam Devletinde kayıtlı ve kurallar çerçevesinde bulunan göçmen işçiler ve aile fertleri III. Bölümde yer alan haklara ilave olarak Sözleşmenin bu bölümünde yer alan haklardan yararlanırlar.

Madde 40

  1. Göçmen işçiler ve aile fertleri istihdam edildikleri Devlette ekonomik, sosyal, kültürel ve diğer çıkarlarını geliştirmek ve korumak üzere dernekler ve sendikalar kurma hakkına sahiptir.
  2. Bu hakka, kanunla düzenlenen ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu düzeni veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunmasına matuf kısıtlamalar hariç, kısıtlama getirilemez.

Tag: katılım, BM, Birleşmiş Milletler, ekonomik haklar, sosyal haklar, kültürel haklar, göçmen, sendika,

 

Ulusal Azınlıkların Korunmasına İlişkin Çerçeve Sözleşme

Madde 7  Taraflar, ulusal azınlığa mensup her kişinin barışçıl amaçla toplanma özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkına saygı gösterilmesini sağlarlar.

Madde 8  Taraflar, ulusal azınlığa mensup her kişinin dinini ya da inancını açıklama ve dini kurumlar, örgütler ve dernekler kurma hakkına sahip olduğunu tanımayı taahhüt ederler.

Madde 15  Taraflar, ulusal azınlıklara mensup kişilerin kültürel, sosyal ve ekonomik yaşama ve özellikle de onları ilgilendiren kamusal işlere etkin katılımı için gerekli koşulları yaratırlar.

Madde 17  1. Taraflar, ulusal azınlıklara mensup kişilerin, diğer Devletlerde yasal olarak yaşayan kişilerle, özellikle de etnik, kültürel, dilsel ya da dinsel kimlik ya da ortak bir kültürel mirası paylaştıkları kişilerle sınır ötesi serbest ve barışçıl ilişkiler kurma ve yaşatma hakkına müdahale etmemeyi taahhüt ederler.  2. Taraflar, ulusal azınlıklara mensup kişilerin hem ulusal hem de uluslararası düzeyde hükümet-dışı kuruluşların faaliyetlerine katılma hakkına müdahale etmemeyi taahhüt ederler.

Tag: katılım, AB, Avrupa Birliği, örgütlenme özgürlüğü, ifade özgürlüğü,  din özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, din, inanç, azınlık, etnik, dil, kültürel miras, sosyal haklar, ekonomik haklar

 

Yabancıların Yerel Düzeyde Kamu Hayatına Katılma Sözleşmesi

 

Kısım A-Düşünce, Toplanma ve Dernek Kurma Özgürlüğü

Madde 3

Tarafların her biri, 9. Maddenin hükümleri kaydıyla, kendi vatandaşlarına sağladığı koşulları, ikamet eden yabancılara da sağlamayı taahhüt etmektedir:

  1. İfade özgürlüğü hakkı: Bu hak, ifade özgürlüğü, bilgi veya fikirlerin, kamu makamlarının müdahalesi olmadan ve sınır gözetmeden, gönderilmesini veya alımını kapsamaktadır. İşbu madde, devletlerin radyo yayını, TV veya sinema kurumlarını izne tabi kılmayı engellemeyecektir.
  2. Barışçıl toplantı yapma ve çıkarlarının korunması için sendikalara üye olma hakkı dahil dernek kurma hakkı. Özellikle, özgür toplantı hakkı, mukim yabancılara, karşılıklı yardım, kendi kültürel kişiliklerinin korunması ve idamesi veya yerel yönetimlerin yetkisine giren konularda çıkarlarının korunması için dernek kurmak ve herhangi bir derneğe katılmak hakkı.

 

Madde 4

Her bir Taraf, mukim yabancıların kamu araştırmalarına, planlama yöntemlerine ve yerel sorunlarda diğer danışma süreçlerine katılmaları için makul gayretler sarf edilmesini sağlamaya çalışacaklardır.

 

Kısım B

Mukim Yabancıları Yerel Düzeyde Temsil edecek Danışma Kuruluşları

Madde 5

1.9.Maddenin 1. Fıkrasına tabi olmak kaydı ile kaydıyla Taraflardan her biri;

  1. Bölgelerinde önemli sayıda mukim yabancının bulunduğu yerel yönetimlerin, aşağıdaki amaçlarla danışma kurulları tesis etmeleri veya diğer kurumsal düzenlemeler yapmalarını engelleyecek hiç bir yasal veya başka engeller yaratmamayı:
  2. Kendileri ile bu tür mukim kimseler arasında bağ kurmak,
  3. İlgili yerel yönetimlerin, faaliyet ve sorumlulukları dahil olmak üzere, mu kim yabancıların, yerel kamu yaşamında kendilerini özellikle ilgilendiren konulardaki fikirlerinin, taleplerinin ve kaygılarının tartışılması ve formüle edilmesi için bir forum yaratmak ve

iii. Toplum yaşamına genel olarak entegre olmalarını sağlamak;

  1. Topraklarında ikamet eden önemli sayıda yabancılar bulunan yerel topluluklar, yabancıların temsili için, bu tür danışma kurumları ve diğer uygun müesseselerin kurulmasını teşvik etmek ve kolaylaştırmak.

2.Tarafların her biri, 1. Fıkrada belirtilen danışma kuruluşlarına veya kurumsal nitelikte diğer düzenlemelere katılan mukim yabancı temsilcilerin, yerel yönetim alanında yasayan mukim yabancılar seçilmelerini veya mukim yabancıların dernekleri tarafından tayin edilmelerini sağlayacaklardır.

 

Tag: katılım, AB, Avrupa Birliği, örgütlenme özgürlüğü, ifade özgürlüğü,  din özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, din, inanç, azınlık, etnik, dil, kültürel miras, sosyal haklar, ekonomik haklar, toplantı özgürlüğü, sendika,

 

Engelli Kişilerin Haklarına Dair Uluslararası Sözleşme

Madde 29 Siyasi ve toplumsal yaşama katılım

Taraf Devletler, engelli kişilere siyasi hakları ve bu haklardan başkaları ile eşit bir şekilde yararlanma fırsatını tanıyacaklardır ve aşağıdaki taahhütlerde bulunmaktadırlar:

(a) Aşağıdakilerin gerçekleştirilmesi yoluyla engelli kişilerin, seçme ve seçilme hakkı ve fırsatı dahil olmak üzere doğrudan veya serbestçe seçilen temsilciler yoluyla başkaları ile eşit bir şekilde siyasi ve toplumsal yaşama etkin ve tam olarak katılmalarının sağlanması:

(i) Oy kullanma usulleri, yerleri ve malzemelerinin uygun, erişilebilir ve kolayca anlaşılabilir ve kullanılabilir olmasının sağlanması;

(ii) Engelli kişilerin seçimlerde ve referandumlarda baskı olmadan gizli oy kullanma, seçimlerde aday olma, hükümetin her düzeyinde etkin şekilde görev yapma ve bütün kamu görevlerini ifa etme haklarının korunması ve gerektiğinde yardımcı ve yeni teknolojilerin kullanılmasının kolaylaştırılması;

(iii) Engelli kişilerin seçmen olarak iradelerinin serbestçe ifade edilmesinin sağlanması ve bu amaçla gerektiğinde talepleri üzerine kendi seçecekleri bir kişinin yardımı ile oy kullanmalarına izin verilmesi;

(b) Engelli kişilerin, ayrımcılık olmadan ve başkaları ile eşit koşullarda kamu işlerinin yürütülmesine etkin ve tam olarak katılabilecekleri bir ortamın etkin şekilde teşvik edilmesi ve aşağıdakiler dahil olmak üzere engelli kişilerin kamu işlerine katılmalarının teşvik edilmesi:

(i) Ülkedeki toplumsal ve siyasi yaşamla ilgili sivil toplum kuruluşları ve derneklerine ve siyasi partilerin faaliyetleri ve yönetimine katılım;

(ii) Engelli kişilerin uluslar arası, ulusal, bölgesel ve yerel düzeylerde temsil edilmesi amacıyla engelli kişiler için örgütler kurulması ve bunlara üyelik.

Tag: katılım, BM, Birleşmiş Milletler, örgütlenme özgürlüğü, ifade özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, sosyal haklar, ekonomik haklar, siyasi haklar, engelli, seçme hakkı, seçilme hakkı,

 

Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi

Madde 7-

Taraf Devletler, ülkenin politika ve kamu hayatında, kadınlara karşı ayırımı önlemek için tüm tedbirleri alacaklar ve özellikle kadınlara erkeklerle eşit şartlarla aşağıdaki hakları sağlayacaklardır:

a- Bütün seçimlerde ve halka oylamalarında oy kullanmak ve halka tarafından seçilen organlara seçilebilmek,

b- Hükümet politikasının hazırlanmasına ve uygulanmasına katılmak, kamu görevinde bulunabilmek ve hükümetin her kademesinde kamu görevleri ifa etmek,

c- Ülkenin kamu ve politik hayatı ile ilgili hükümet dışı kuruluşlara ve derneklere iştirak etmek.

Madde 14-

  1. Taraf Devletler, kadın ve erkeklerin eşitliği prensibine dayanarak, kırsal kalkınmaya katılmalarını ve bundan yararlanmalarını sağlamak için kırsal kesimdeki kadınlara karşı ayırımı ortadan kaldıran tüm uygun tedbirleri alacaklar ve özellikle kırsal kesim kadınlarına aşağıdaki hakları sağlayacaklardır:

a- Her seviyedeki kalkınma planlarının müzakere ve uygulanmasına katılmak,

b- Aile planlaması konusunda bilgi, danışma ve hizmetler de dahil olmak üzere yeterli sağlık hizmetlerinden faydalanmak,

c- Sosyal güvenlik programlarından doğrudan yararlanmak,

d- Teknik kabiliyetlerini geliştirmek amacıyla tüm toplumsal ve yaygın hizmetler ile birlikte görevsel okuryazarlık dahil resmi ve gayri resmi eğitim ve öğretimin her türünden yararlanmak,

e- Ekonomik fırsatlardan kendi işinde çalışma veya tam istihdam yoluyla eşit olarak yararlanmak amacıyla kendi kendine yardım grupları ve kooperatifler oluşturmak,

f- Bütün toplumsal faaliyetlere katılmak,

g- Toprak ve tarım reformunda ve bunun yanı sıra yeniden iskân projelerinde eşit muamele ve tarımsal kredi ve borçlanma, pazarlama kolaylıkları ile uygun teknolojiden yararlanmak,

h- Özellikle konut sağlık, elektrik ve su temini, ulaştırma ve haberleşme konularında yeterli yaşam standartlarından yararlanma haklarını sağlamak.

Tag: katılım, BM, Birleşmiş Milletler, kadın, kadın hakları, örgütlenme özgürlüğü, ifade özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, sosyal haklar, ekonomik haklar, eşitlik, kırsal,

 

İnsani Boyut Konferansı, Kopenhag Belgesi

Kopenhag Belgesi’nin 6. Paragrafı. Ulusal azınlıklara mensup kişilerin örgütlenme özgürlüğü, Kopenhag Belgesi’nin 32.6 Paragrafı ile Çerçeve Sözleşmesi’nin 7. Maddesi’nde açık bir şekilde güvence altına alınmıştır. Helsinki Belgesi’nin VI. Bölüm, 24. Paragrafı, AGİT katılımcısı Devletlere daha açık bir şekilde “ülkelerinin politik […]yaşamına siyasi partiler ve dernekler []aracılığıyla katılmak da dahil, ulusal azınlıklara mensup kişilerin insan hakları ve temel özgürlüklerden bireysel olarak veya başkalarıyla birlikte serbestçe yararlanmalarını sağlama” yükümlülüğü getirmektedir.

[Katılımcı devletler] kendi aralarında olduğu gibi, kişilerin grupların, organizasyon kurum ve kuruluşların aktif katılımının onların ortak çıkarlarının gelişimini sağlamak konusunda gerekli olduğunu kabul eder.

(9) Katılımcı Devletler (…)

(9.3) – örgüt kurma hakkını garanti eder. Sendika kurmak ve -bu genel hakka istinaden kendi üyelerini belirlemek- sendikaya özgürce katılımı garanti eder. Bu haklar  öncel bir kontrole tabi tutulamaz. İşçiler için örgütlenme hakkı, grev yapma özgürlüğü de dahil uluslararası standartlara uygun yasalarla belirlenen sınırlamalara tabi olarak garanti altına alınmıştır.

(10) Bireyin insan hakları ve temel özgürlükler hakkında bilgi sahibi olması ve bu haklarını etkin, bireysel ya da başkaları ile birlikte örgütlü şekilde kullanması,  teşvik edilmesini ve güvenliğini etkili şekilde sağlanması konusundaki taahhütlerini tekrar onaylayarak katılımcı Devletler şu taahhütlerde bulunmaktadır.:

(10.3) – bireylerin örgütlenme hakkının kullanımını sağlamak; buna insan hakları ve temel özgürlükleri teşvik ve korunmasını sağlayan sendika ve insan hakları gözleme grupları da olmak üzere, hükümet dışı örgütler kurmak, katılmak ve etkili şekilde dahil olmak hakları da dahildir.

Tag: AGİK, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı, örgütlenme özgürlüğü, insan hakları, temel özgürlükler, sendika,

 

İnsan Hakları Savunucularını Koruma ve Etkinliklerini Desteklemeye yönelik Avrupa Konseyi Çalışmaları üzerine Bakanlar Komitesi’nin Bildirgesi

  1. Bütün üye ülkeleri:

Uluslararası standartlara uygun bir yasal zeminde, insan hakları savunucularının çalışmaları için elverişli; birey, grup ve kuruluşların etkinliklerini özgürce sürdürebilecekleri,  Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde belirtilenler dışında hiçbir kısıtlama olmaksızın, insan hakları ve temel hürriyetlerin korunması için çalışabilecekleri bir ortam yaratmaya;

İnsan hakları savunucularına saygı, koruma, destek ve çalışmalarına gerekli saygıyı sağlamak için etkili önlemler almaya;

Yargı sistemlerini güçlendirmeye; ve hak ve hürriyetleri ihlal edilenler için etkili hukuki çareler bulunduğuna emin olmaya;

İnsan hakları savunucularına taciz ve saldırıları önlemek için etkili önlemler almaya; bu tür olaylar için bağımsız ve etkili soruşturmalar sağlamaya; ve idari önlemler ve cezai prosedürler yoluyla sorumluları mesul tutulabilir kılmaya;

Bağımsız komisyonlara, ombudsmanlara ya da ulusal insan hakları enstitülerine, insan hakları savunucularının haklarının ihlalleri durumunda yaptıkları şikayetleri kabul etme, değerlendirme ve öneride bulunma konularında güç ve yetki vermek, ya da gerektiğinde, bu kurumları güçlendirmeye;

Başta ifade, dernek kurma ve toplanma özgürlükleri olmak üzere, mevzuatlarını uluslararası düzeyde tanınmış insan hakları standartları doğrultusunda güçlendirmeye, ve gerektiğinde, Avrupa Konseyi’nden tavsiye almaya;

İnsan Hakları savunucularının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne, Avrupa Sosyal Haklar Komitesi’ne ve diğer insan hakları koruma mekanizmalarına prosedürler dahilinde etkili erişimlerini sağlamaya;

Başta, ECHR dahilinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve İnsan Hakları Komiseri -ülke ziyaretlerine yardım, gerekli cevapların sağlanması ve istendiğinde insan hakları savunucularının durumları ile ilgili diyaloğa girilmesi yoluyla- ile olmak üzere Avrupa Konseyi insan hakları mekanizmaları ile iş birliği yapmaya;

Uluslararası STK’ların Yasal Kimliklerini Tanımaya Dair Avrupa Konvansiyonu’nu imzalayı ve onaylamayı göz önünde bulundurmaya;

Avrupa Sosyal Şartı’nın 1995 tarihli Ek Protokolü’nü imzalamayı ve onaylamayı göz önünde bulundurmaya, ve bahsedilen kriterleri karşılayan ulusal STK’ların Avrupa Sosyal Haklar Komitesi’ne toplu şikayet dilekçesi verebilme hakkını tanımayı göz önünde bulundurmaya;

Duruşmalara katılma ya da onları gözlemleme ve/ ya da, olası ise, acil durum vizesi çıkarma gibi, üçüncü ülkelerde tehlike altında olan insan hakları savunucularının korunması ve onlara acil yardım sağlanması için önlemler almaya

davet etmektedir.

Tag: Avrupa Sosyal Şartı, AB, Avrupa Birliği, örgütlenme özgürlüğü, toplantı özgürlüğü, ekonomik haklar, sosyal haklar,

Evrensel Olarak Tanınan İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Geliştirilmesi ve Korunmasında Bireylerin, Grupların ve Toplumsal Kuruluşların Hakları ve Sorumlulukları Üzerine Bildirge

  1. Madde
  2. Herkes, bireysel olarak ve diğerleriyle birlikte, ayrım gözetilmeksizin, ülkesinin yönetiminde ve kamu işlerinin yürütülmesinde yer alma imkanına etkin şekilde erişim hakkına sahiptir.
  3. Bu, diğer hususlar meyanında, kamu işleriyle ilgilenen hükümet organlarına, kurumlarına ve kuruluşlarına işleyişleriyle ilgili eleştirileri ve önerileri sunma ve insan hakları ve temel özgürlüklerin geliştirilmesini, korunmasını ve gerçekleştirilmesini aksatabilecek ya da engelleyebilecek hususlara dikkat çekme hakkını da kapsamaktadır.

 

Tag: katılım, erişim, BM, Birleşmiş Milletler, insan hakları, temel özgürlükler, ifade özgürlüğü, düşünce özgürlüğü,

 

 

 

Örgütlenme Özgürlüğü ve Katılım Hakkı Konusunda Ulusal Mevzuat ve Standartlar

Giriş

Katılım hakkı ve örgütlenme özgürlüğü demokrasinin bir gereği olarak Anayasa ve temel kanunlarla güvence altına alınmıştır. Temel hak ve özgürlüklerin düzenlendiği Anayasa’da dernek kurma özgürlüğünün yanında seçme ve seçilme hakları Siyasi hak ve Özgürlükler başlığı altında düzenlenmiştir. Yine katlım hakkı ve örgütlenme özgürlüğüne bağlı olarak düşünce ve ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme özgürlüğü, adalete erişim ve hak arama özgürlüğü, dilekçe hakkı ve bilgi edinme özgürlükleri de Anaysa’da güvence altına alınmıştır.

Katılım hakkı ve örgütlenme özgürlüğü’ne ilişkin olarak temel kanunlar olarak Türk Medeni Kanunu, Dernekler Kanunu, Vakıflar Kanunu, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu öne çıksa da katılımın gerek merkezi gerekse de yerelde etkin bir şekilde sağlanması ve örgütlenme özgürlüğünü etkili bir şekilde işlemesini sağlayacak bir yasa metni ya da politika belgesi henüz yoktur. Yurttaşın ve sivil toplum örgütlerinin etkin katılımını sağlayacabilecek Mevzuat Hazırlama Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin, yasa koyucuların ve kamu kurumlarının mevzuat hazırlarken sivil toplum örgütlerinden görüş almanın ötesine geçmediği görülmektedir. Yine pekçok yasa metni konuyla ilgili olarak çalışmalar yapılması komiteler oluşturulması durumlarında sivil toplum örgütlerini “davet edebilir”, “görüş alabilir” gibi ifadeler içermektedir. Ancak uygulamada davet edilen, davet edildiğinde görüşleri yasa metnine yansıyan örneklerin çok az bulunduğu bir gerçektir.

Mevzuat

  • Anayasa
  • TCK
  • Türk Medeni Kanunu (4721 sayılı)
  • Dernekler Kanunu (5253 sayılı) ve Dernekler Yönetmeliği
  • Vakıflar Kanunu (5737 sayılı)
  • Mevzuat Hazırlama Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik
  • Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun (5902 sayılı)
  • Ailenin Korunması ve Kadın Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun (6284 sayılı)
  • Belediye Kanunu (5393 sayılı)
  • Bilgi Edinme Hakkı Kanunu (4982 sayılı)
  • Büyükşehir Belediyesi Kanunu (5216 sayılı)
  • Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (5275 sayılı)
  • Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun (3146 sayılı)
  • Çevre Kanunu (2872 sayılı)
  • Çocuk Koruma Kanunu (5395 sayılı)
  • Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu (5402 sayılı)
  • İl Özel İdaresi Kanunu (5302 sayılı)
  • Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (5403 sayılı)
  • Tarım Kanunu (5488 sayılı)
  • Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu (2863 sayılı)
  • Hayvanları Koruma Kanunu (5199 sayılı)
  • Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun (5449 sayılı)
  • Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun (5648 sayılı)
  • Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Kurulması Hakkında Kanun (5523 sayılı)
  • Organik Tarım Kanunu (5262 sayılı)
  • Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (6502 sayılı)
  • Sosyal Hizmetler Kanunu (2828 sayılı)
  • İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun (5651 sayılı)
  • Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu (3294 sayılı)
  • Yabancılar Ve Uluslararası Koruma Kanunu

İlgili Diğer Kanunlar

Yönetmelikler

Tebliğler

Anayasa

  1. madde (Devletin temel amaç ve görevleri)

“…kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

Tag: Anayasa, temel hak ve hürriyetler, sosyal hukuk devleti, hukuk devleti, adalete erişim,

 

Anayasa

Md. 33: Dernek kurma hürriyeti

“Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir.

Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz.

Dernek kurma hürriyeti ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir…

Dernekler, kanunun öngördüğü hallerde hâkim kararıyla kapatılabilir veya faaliyetten alıkonulabilir. Ancak, millî güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci, derneği faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, bu idarî karar kendiliğinden yürürlükten kalkar.

Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde Devlet memurlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel değildir.

Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır.”

Tag: Anayasa, özgürlük, dernek kurma özgürlüğü, örgütenme özgürlüğü, üyelik, vakıf, dernek, STÖ, STK,

Siyasi Hak ve Özgürlükler

Anayasa

Md. 67: Seçme, seçilme ve siyasî faaliyette bulunma hakları

Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasî parti içinde siyasî faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.

Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılır. Ancak, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri amacıyla kanun, uygulanabilir tedbirleri belirler.

Onsekiz yaşını dolduran her Türk vatandaşı seçme ve halkoylamasına katılma haklarına sahiptir.

Bu hakların kullanılması kanunla düzenlenir…»

“Silah altında bulunan er ve erbaşlar ile askerî öğrenciler, taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler oy kullanamazlar. Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde oy kullanılması ve oyların sayım ve dökümünde seçim emniyeti açısından alınması gerekli tedbirler Yüksek Seçim Kurulu tarafından tespit edilir ve görevli hâkimin yerinde yönetim ve denetimi altında yapılır.

Seçim kanunları, temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıracak biçimde düzenlenir.

Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz.

Tag: Anayasa, seçme, seçilme, seçim, oy,

Anayasa

Md. 76: Milletvekili seçilme yeterliliği

Yirmibeş yaşını dolduran her Türk milletvekili seçilebilir.

En az ilkokul mezunu olmayanlar, kısıtlılar, yükümlü olduğu askerlik hizmetini yapmamış olanlar, kamu hizmetinden yasaklılar, taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar; zimmet, ihtilâs, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, terör eylemlerine katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından biriyle hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile milletvekili seçilemezler.”

Tag: Anayasa, seçme, seçilme, seçim, oy, milletvekili,

Anayasa

Md. 76: Milletvekili seçilme yeterliliği

Hâkimler ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları, yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu üyeleri, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri ve Silahlı Kuvvetler mensupları, görevlerinden çekilmedikçe, aday olamazlar ve milletvekili seçilemezler.

Tag: Anayasa, seçme, seçilme, seçim, oy, milletvekili,

Türk Ceza Kanunu

– 114. madde: Bir siyasi partiye üye olmaya veya olmamaya, siyasi partinin faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, siyasi partiden veya siyasi parti yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla cebir ve şiddet kullanılması

– 118. madde: Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanılması.

Tag: TCK, Türk Ceza Kanunu, sendika, siyasi parti,

 

Bilgi edinme

Anayasa

Dilekçe hakkı

MADDE 74. – (Değişik: 3.10.2001-4709/26 md.) Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir.

(Değişik: 3.10.2001-4709/26 md.) Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu, gecikmeksizin dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir.

Bu hakkın kullanılma biçimi kanunla düzenlenir.

 

Bilgi Edinme Hakkı Kanunu:

http://www.mevzuat.gov.tr/Metin.Aspx?MevzuatKod=1.5.4982&MevzuatIliski=0&sourceXmlSearch=

 

Tag: Anayasa, bilgi edinme hakkı, dilekçe hakkı,

 

İfade özgürlüğü

Düşünce ve kanaat hürriyeti

MADDE 25. – Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.

Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

Tag: Anayasa, ifade özgürlüğü,

VIII. Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti

MADDE 26. – Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.

(Değişik: 3.10.2001-4709/9 md.) Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.

(Üçüncü fıkra mülga: 3.10.2001-4709/9 md.)

Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.

(Ek: 3.10.2001-4709/9 md.) Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.

Tag: Anayasa, ifade özgürlüğü,haber, sansür,

 

Toplanma Özgürlüğü Anayasa madde 34

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı

MADDE 34. – (Değişik: 3.10.2001-4709/13 md.) Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak,  millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması  amacıyla ve kanunla sınırlanabilir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.

Tag: Anayasa , toplantı özgürlüğü, toplantı hakkı,  hak ve özgürlük

 

– Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu (2911 sayılı)

http://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.2911.pdf

Tag: toplantı özgürlüğü, toplantı hakkı,  hak ve özgürlük

 

Adalete erişim Anayasa madde 2, Madde 5, Madde 36,

 

MADDE 2. – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

Tag: insan hakları, demokrasi, hukuk devleti, adalete erişim

 

MADDE 5. – Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.

Tag: Anayasa, temel hak ve hürriyetler, sosyal hukuk devleti, hukuk devleti, adalete erişim,

 

Hak arama hürriyeti

MADDE 36. – (Değişik: 3.10.2001-4709/14 md.) Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.

Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.

Tag: insan hakları, demokrasi, hukuk devleti, adalete erişim

 

– Türk Medeni Kanunu (4721 sayılı)

  1. Kuruluşu
  2. Tanımı

MADDE 56.- Dernekler, en az yedi gerçek kişinin kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları, tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarıdır.

Hukuka veya ahlâka aykırı amaçlarla dernek kurulamaz.

 

  1. Dernek kurma hakkı

MADDE 57.-  Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir.

Dernek kurucularının fiil ehliyetine sahip olması gerekir.

 

 

E. Derneklerin faaliyetleri

  1. Genel olarak

MADDE 90.- Dernekler, amaçlarını gerçekleştirmek üzere, tüzüklerinde belirtilen çalışma konuları ve biçimleri doğrultusunda faaliyette bulunurlar.

Yasaklanan veya izne bağlı faaliyetlerle ilgili kamu hukuku nitelikli özel kanun hükümleri saklıdır.

Dernek faaliyetleri ile ilgili yasak ve sınırlamalara aykırılık hâlinde, Cumhuriyet savcısının istemiyle mahkemece faaliyetten alıkoyma kararı verilebilir.

 

II. Uluslararası faaliyet

  1. Faaliyet serbestliği

MADDE 91.- Dernekler, tüzüklerinde gösterilen amaçları gerçekleştirmek üzere, uluslararası faaliyette bulunabilirler ve yurt dışında şube açabilirler.

Türkiye’de kurulan dernekler, amaçları doğrultusunda uluslararası alanda işbirliği yapılmasında yarar görülen hâllerde, Bakanlar Kurulunun izniyle yurt dışında kurulmuş dernek veya kuruluşlara üye olarak katılabilirler.

 

  1. Yabancı dernekler

MADDE 92.- Yabancı dernekler, uluslararası alanda işbirliği yapılmasında yarar görülen hâllerde ve karşılıklı olmak koşuluyla kültürel, ekonomik ve teknik konularda bilgi veya teknolojilerinden yararlanılmak üzere, Bakanlar Kurulunun izniyle Türkiye’de faaliyette bulunabilirler, şube açabilirler, üst kuruluşlar kurabilirler, kurulmuş üst kuruluşlara katılabilirler.

 

III. Yabancıların dernek kurma hakkı

MADDE 93.- Türkiye’de yerleşme hakkına sahip olan yabancı gerçek kişiler, karşılıklı olmak koşuluyla dernek kurabilirler veya kurulmuş derneklere üye olabilirler.

Onursal üyelik için bu koşul aranmaz.

 

F. Derneklerin örgütlenmesi

  1. Şube açmaları
  2. Kuruluşu

MADDE 94.- Dernekler, gerekli görülen yerlerde genel kurul kararıyla şube açabilirler. Bu amaçla dernek yönetim kurulunca yetki verilen en az üç kişilik kurucular kurulu, şube açılacak yerin en büyük mülkî amirine şube kuruluş bildirimini ve gerekli belgeleri verir.

Şube kurucularının, şubenin açılacağı yerde en az altı aydan beri oturmakta olmaları zorunludur.

Şube kuruluş bildiriminin içeriği ve gerekli belgeler, yönetmelikte gösterilir.

  1. Şubenin organları ve uygulanacak hükümler

 

MADDE 95.- Her şubede genel kurul ve yönetim kurulu ile denetim kurulu veya denetçi bulunması zorunludur.

Bu organların görev ve yetkileri ile şubelere ilişkin diğer hususlar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanır.

 

  1. Üst kuruluşlar kurmaları
  2. Federasyon

MADDE 96.- Federasyonlar, kuruluş amaçları aynı olan en az beş derneğin, amaçlarını gerçekleştirmek üzere üye sıfatıyla bir araya gelmeleri suretiyle kurulur.

Her federasyonun bir tüzüğü bulunur.

Federasyon, kuruluş bildirimi, tüzük ve gerekli belgelerin yerleşim yerinin en büyük mülkî amirine verilmesiyle tüzel kişilik kazanır.

 

 

  1. Konfederasyon

MADDE 97.- Konfederasyonlar, kuruluş amaçları aynı olan en az üç federasyonun, amaçlarını gerçekleştirmek üzere üye sıfatıyla bir araya gelmeleri suretiyle kurulur.

Her konfederasyonun bir tüzüğü bulunur.

Konfederasyon, kuruluş bildirimi, tüzük ve gerekli belgelerin yerleşim yerinin en büyük mülkî amirine verilmesiyle tüzel kişilik kazanır.

 

 

  1. Ortak hükümler

MADDE 98.- Dernekler, bağlı oldukları federasyonun; federasyonlar da bağlı oldukları konfederasyonun genel kurulunda en az üçer üye ile temsil olunurlar. Temsilci üyeler, ilgili derneklerin ve federasyonların genel kurullarınca seçilirler.

Federasyon ve konfederasyonlara ilişkin diğer hususlar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanır.

 

 

  1. Kuruluşu

I.Tanımı

MADDE 101.- Vakıflar, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır.

Bir malvarlığının bütünü veya gerçekleşmiş ya da gerçekleşeceği anlaşılan her türlü geliri veya ekonomik değeri olan haklar vakfedilebilir.

Vakıflarda üyelik olmaz.

Cumhuriyetin Anayasa ile belirlenen niteliklerine ve Anayasanın temel ilkelerine,  hukuka,  ahlâka, millî birliğe ve millî menfaatlere aykırı veya belli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemek amacıyla vakıf kurulamaz.

Tag: Medeni Kanun, dernek, örgütlenme özgürlüğü, vakıf, yabancı, federasyon, konfederasyon

 

– Dernekler Kanunu (5253 sayılı)

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam ve Tanımlar

Amaç ve kapsam

Madde 1-Bu Kanunun amacı; dernekler, dernek şube veya temsilcilikleri, federasyonlar, konfederasyonlar ve yabancı dernekler ile merkezleri yurt dışında bulunan dernek ve vakıf dışındaki kâr amacı gütmeyen kuruluşların Türkiye’deki şube veya temsilciliklerinin yasak ve izne tâbi faaliyetlerini, yükümlülüklerini, denetimlerini ve uygulanacak cezalar ile derneklere ilişkin diğer hususları düzenlemektir.

İKİNCİ BÖLÜM

Genel Hükümler

Dernek kurma hakkı

Madde 3-Fiil ehliyetine sahip gerçek veya tüzel kişiler, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir.

Ancak, Türk Silâhlı Kuvvetleri ve kolluk kuvvetleri mensupları ile kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri hakkında özel kanunlarında getirilen kısıtlamalar saklıdır.

Onbeş yaşını bitiren ayırt etme gücüne sahip küçükler; toplumsal, ruhsal, ahlakî, bedensel ve zihinsel yetenekleri ile spor, eğitim ve öğretim haklarını, sosyal ve kültürel varlıklarını, aile yapısını ve özel yaşantılarını korumak ve geliştirmek amacıyla yasal temsilcilerinin yazılı izni ile çocuk dernekleri kurabilir veya kurulmuş çocuk derneklerine üye olabilirler.

Oniki yaşını bitiren küçükler yasal temsilcilerinin izni ile çocuk derneklerine üye olabilirler ancak yönetim ve denetim kurullarında görev alamazlar.

Çocuk derneklerine onsekiz yaşından büyükler kurucu veya üye olamazlar.

Uluslararası faaliyet

Madde 5- Dernekler, tüzüklerinde gösterilen amaçları gerçekleştirmek üzere uluslararası faaliyette veya işbirliğinde bulunabilir, yurt dışında temsilcilik veya şube açabilir, yurt dışında dernek veya üst kuruluş kurabilir veya yurt dışında kurulmuş dernek veya kuruluşlara katılabilirler.

Yabancı dernekler, Dışişleri Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle İçişleri Bakanlığının izniyle Türkiye’de faaliyette veya işbirliğinde bulunabilir, temsilcilik veya şube açabilir, dernek veya üst kuruluş kurabilir veya kurulmuş dernek veya üst kuruluşlara katılabilirler.

Plâtform oluşturma

Madde 25- Dernekler, amaçları ile ilgisi bulunan ve kanunlarla yasaklanmayan alanlarda, kendi aralarında veya vakıf, sendika ve benzeri sivil toplum kuruluşlarıyla ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere ve yetkili organlarının kararı ile plâtformlar oluşturabilirler.

Plâtformlar, kanunların dernekler için yasakladığı amaç ve faaliyet konuları doğrultusunda kurulamazlar ve faaliyet gösteremezler. Bu yasağa aykırı hareket edenler hakkında, bu Kanun ve ilgili kanunların cezaî hükümleri uygulanır.

Tag: Dernekler Kanun, dernek, örgütlenme özgürlüğü,

 

 

– Dernekler Yönetmeliği

ONDÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Genel Hükümler

Kamu kurum ve kuruluşları ile yürütülen ortak projeler

Madde 91 – Derneklerin, görev alanlarına ilişkin konularda kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği yapabilmesi, ortak bir projenin yürütülmesişeklinde olur. Ancak, 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun hükümleri saklıdır. Projelerin, toplumun ihtiyaç ve sorunlarına yönelik çözümler üretecek ve toplumsal gelişmeye katkı sağlayacak nitelikte olması şarttır. Yapılacak protokol çerçevesinde, projenin yürütülmesinden sorumlu olan, kamu kurum ve kuruluşu ile derneğin eşit sayıda temsilcilerinden oluşan ve tercihen koordinatörlüğünü dernek temsilcilerinden birinin yaptığı bir proje yönetim grubu oluşturulur. Protokolde, proje yönetim grubunda proje saymanı olarak dernek saymanının yer alması zorunludur. (Değişik son cümle:RG-23/1/2013-28537) (2) Gerekli görülen hallerde protokol, proje ve diğer belgelerin bir örneğinin dernekler birimine verilmesi istenir.

Kamu kurum ve kuruluşları ile dernekler yürütecekleri­ortak projelerde kendi kanunlarında aksine hüküm bulunmadığı hallerde, ortaklık anlaşması çerçevesinde, proje maliyetine sağlayacakları nakdi katkıları ortak bir hesapta bloke ederler. Kamu kurum ve kuruluşları projelere en fazla ayni veya nakdi yüzde elli katkıda bulunabilirler. Kamu kurum ve kuruluşlarıproje süresini geçmemek şartıyla, ortak projeye arsa tahsisinde bulunabilir. Proje çerçevesinde yapılacak harcamaların bir bankada açılacak ortak bir hesaptan yapılması, harcamaların belgelendirilmesi ve bu belgelerin asıl suretlerinin dernekler ile ilgili kamu kurum ve kuruluşunda saklanmasızorunludur.

Bu şekilde yürütülen projelerin gerçekleşme durumu ve bu projeler için yapılan harcamalar ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından denetlenebileceği gibi, mülki idare amirleri tarafından da denetlenebilir.

Platformlar

Madde 94 – Dernekler, amaçları ile ilgisi bulunan ve kanunlarla yasaklanmayan alanlarda, diğer dernek, vakıf, sendika ve benzeri sivil toplum kuruluşlarıyla ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere platformlar oluşturabilirler. Platformların oluşturulabilmesi için derneklerin yetkili organlarınca alınacak kararlarda, derneği temsille görevlendirilecek kişi veya kişiler belirlenir.

Bir platformun faaliyete başlayabilmesi için, temsilciler tarafından bir mutabakat tutanağı düzenlenir. Bu tutanakta, platformun oluşturulma amacı, çalışmaların yürütüleceği yerleşim yeri ile yönetim grubu üyeleri ve koordinatörünün isimleri belirtilir.

Tag: Dernekler Yönetmeliği, dernek, örgütlenme özgürlüğü, platform,

 

 

– Vakıflar Kanunu (5737 sayılı)

 

Yeni vakıfların kuruluşu, mal varlığı, şube ve temsilcilikleri

             MADDE 5 – Yeni vakıflar; Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre kurulur ve faaliyet gösterirler.

Yeni vakıfların kuruluşunda amaçlarına göre özgülenecek asgarî mal varlığı her yıl Meclisçe belirlenir.

Yeni vakıflar, vakıf senetlerinde yazılı amaçlarını gerçekleştirmek üzere Genel Müdürlüğe beyanda bulunmak şartıyla şube ve temsilcilik açabilirler. Beyannamenin düzenlenmesine ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.

Yabancılar, Türkiye’de, hukukî ve fiilî mütekabiliyet esasına göre yeni vakıf kurabilirler.

 

Uluslararası faaliyet

             MADDE 25 – Vakıflar; vakıf senetlerinde yer almak kaydıyla, amaç veya faaliyetleri doğrultusunda, uluslararası faaliyet ve işbirliğinde bulunabilirler, yurt dışında şube ve temsilcilik açabilirler, üst kuruluşlar kurabilirler ve yurt dışında kurulmuş kuruluşlara üye olabilirler.

Vakıflar; yurt içi ve yurt dışındaki kişi, kurum ve kuruluşlardan ayni ve nakdi bağış ve yardım alabilirler, yurt içi ve yurt dışındaki benzer amaçlı vakıf ve derneklere ayni ve nakdi bağış ve yardımda bulunabilirler. Nakdi yardımların yurt dışından alınması veya yurt dışına yapılması banka aracılığı ile olur ve sonuç Genel Müdürlüğe bildirilir. Bildirimin şekli ve içeriği yönetmelikle düzenlenir.

Vakıflar Meclisi

             Meclisin oluşumu

             MADDE 41 – Meclis, Genel Müdürlüğün en üst seviyedeki karar organıdır.

Meclis; Genel Müdür, üç Genel Müdür yardımcısı ve I. Hukuk Müşaviri olmak üzere beş, vakıf konusunda bilgi ve deneyim sahibi yükseköğrenim mezunları arasından Başbakanın teklifi üzerine ortak kararname ile atanacak beş, yeni vakıflarca seçilecek üç, mülhak ve cemaat vakıflarınca seçilecek birer üye olmak üzere toplam onbeş üyeden oluşur. Ayrıca yeni vakıflar üç, mülhak ve cemaat vakıfları ise birer yedek üye seçer. Seçimler; yeni vakıflarda yönetim organının, mülhak vakıflarda vakıf yöneticilerinin, cemaat vakıflarında yönetim kurullarının seçeceği birer temsilcinin iştiraki ile Genel Müdürlüğün daveti üzerine ayrı ayrı yapılır.

Genel Müdür aynı zamanda Meclisin de başkanıdır.

Genel Müdür alınan kararları yürütmeye yetkili ve görevlidir. Genel Müdürün çeşitli nedenlerle görevinde bulunmadığı durumlarda Genel Müdüre vekâlet eden Meclis Başkanlığına da vekâlet eder.

Meclisin çalışmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.

Tag: vakıflar, vakıflar kanunu, kuruluş, uluslararası faaliyet,

 

 

– Mevzuat Hazırlama Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik

 

Görüş alma

MADDE 6 – (1) Başbakanlığa sunulmadan önce, taslaklar hakkında ilgili bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri alınır. Bu çerçevede ilgili bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra;

  1. a) Bakanlıklarca hazırlanan ekonomik, sosyal politikalar ve tedbirlerle ilgili kanun ve kanun hükmünde kararname taslakları ile yeni bir teşkilatlanmayı öngören taslaklar hakkında Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının,
  2. b) Kamu personeli ve teşkilatlanmayla ilgili olarak hazırlanan taslaklar hakkında Devlet Personel Başkanlığının,
  3. c) Tüzük taslakları hakkında devlet bakanları dâhil bütün bakanlıkların,

ç) Kamu gelir ve giderlerini etkileyen kanun ve kanun hükmünde kararname taslakları hakkında Maliye Bakanlığı ile ilgisine göre Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı veya Hazine Müsteşarlığının; malî konuları düzenleyen kanunlar ile düzenleyici işlemlere ilişkin taslaklar hakkında Maliye Bakanlığının,

  1. d) Kanun ve kanun hükmünde kararname taslakları hakkında Adalet Bakanlığının,
  2. e) Bakanlıklar ile Sayıştayın denetimine tâbi diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca malî konularda düzenlenecek yönetmelik taslakları hakkında Sayıştay Başkanlığının,
  3. f) Avrupa Birliği müktesebatına uyum çerçevesinde hazırlanan taslaklar hakkında Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinin,

görüşlerinin alınması zorunludur.

(2) Taslaklar hakkında konuyla ilgili mahallî idareler, üniversiteler, sendikalar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının görüşlerinden de faydalanılır.

(3) Kamuoyunu ilgilendiren taslaklar Başbakanlığa iletilmeden önce, teklif sahibi bakanlık tarafından internet, basın veya yayın aracılığıyla kamuoyunun bilgisine sunulabilir. Bu suretle taslak hakkında toplanan görüşler değerlendirildikten sonra teklifte bulunulur.

(4) Başbakanlık, mutabakat sağlanamayan taslaklara ilişkin olarak ilgili bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarından doğrudan görüş alabilir.

Görüşlerin bildirilmesi

MADDE 7 – (1) İlgili kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları, taslaklara ilişkin görüşlerini en geç otuz gün içinde bildirir. Bu süre, ivedi durumlarda Başbakanlık tarafından kısaltılabilir. Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları görüş vermek için ek süre isteyebilir. Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları görüş bildirmekten kaçınamaz. Süresinde görüş verilmezse olumlu görüş verilmiş sayılır.

(2) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları da taslaklara ilişkin görüşünü otuz gün içinde bildirir. Süresinde görüş verilmezse olumlu görüş verilmiş sayılır.

(3) Bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları taslakları öncelikle kendi görevleri açısından inceler ve düzenleyici etki analizinde belirtilen hususların yerinde olup olmadığını değerlendirir.

(4) Görüşler, ek-2’de yer alan form doldurulmak suretiyle bildirilir.

Tag: mevzuat hazırlama, karar alma, katılım, kanun taslağı, taslak , STÖ,

 

– Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun (5902 sayılı)

 

Deprem Danışma Kurulu

MADDE 5

(1) Depremden korunmak, deprem zararlarını azaltmak, deprem sonrası yapılacak faaliyetler hakkında öneriler sunmak ve depremle ilgili araştırmalar için politikaları ve öncelikleri belirlemek amacıyla Başkanın başkanlığında, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Temsilcisi, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü, Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü Genel Müdürü, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Başkanı, Türkiye Kızılay Derneği Genel Başkanı, deprem konusunda çalışmaları bulunan ve Yükseköğretim Kurulu tarafından bildirilecek en az on üniversite öğretim üyesi arasından Başkan tarafından belirlenecek beş üye ile akredite edilmiş ilgili sivil toplum kuruluşlarından Başkan tarafından belirlenecek üç üyeden oluşan Deprem Danışma Kurulu kurulmuştur.

 

 

İyileştirme Dairesi Başkanlığı

MADDE 10

(1) İyileştirme Daire

si Başkanlığının görevleri şunlardır:

  1. d) Afetten etkilenen bölgelerde, kamu kurum ve kuruluşları, mahalli idareler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği içinde afet sonrası yeniden yapılanma ve iyileştirme planlarını hazırlamak, hazırlanan planları Afet ve Acil Durum Yüksek Kurulunun onayına sunmak, onaylanan planların uygulanmasını koordine etmek, uygulamaya ilişkin ilerleme

raporlarını hazırlamak.

Tag: Afet ve Acil Durum , STÖ,  işbirliği

 

– Ailenin Korunması ve Kadın Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun (6284 sayılı)

 

Destek hizmetleri

MADDE 15 – (1) Bu Kanun kapsamında şiddetin önlenmesi ve verilen tedbir kararlarının etkin olarak uygulanmasının izlenmesi bakımından şiddet önleme ve izleme merkezleri tarafından verilecek destek hizmetleri şunlardır:

  1. e) Bu Kanun kapsamındaki şiddetin sonlandırılması için çalışan ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yapmak.

 

Kurumlararası koordinasyon ve eğitim

MADDE 16 –

(3) Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu ile ulusal, bölgesel ve yerel yayın yapan özel televizyon kuruluşları ve radyolar, ayda en az doksan dakika kadınların çalışma yaşamına katılımı, özellikle kadın ve çocukla ilgili olmak üzere şiddetle mücadele mekanizmaları ve benzeri politikalar konusunda Bakanlık tarafından hazırlanan ya da hazırlattırılan bilgilendirme materyallerini yayınlamak zorundadır. Bu yayınlar, asgari otuz dakikası 17.00-22.00 saatleri arasında olmak üzere 08.00-22.00 saatleri arasında yapılır ve yayınların kopyaları her ay düzenli olarak Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna teslim edilir. Bu saatler dışında yapılan yayınlar aylık doksan dakikalık süreye dâhil edilmez. Bu süreler Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından denetlenir. Televizyon kuruluşları ve radyolarda yayınlanacak bilgilendirme materyalleri, Bakanlık birimleri tarafından üniversiteler, ilgili meslek kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarının da görüşleri alınarak hazırlanır.

Tag: aile, STÖ,  işbirliği, şiddet, önleme, izleme, yayın, görüş alma

 

– Belediye Kanunu (5393 sayılı)

 

Hemşehri hukuku

            Madde 13- Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır. Yardımların insan onurunu zedelemeyecek koşullarda sunulması zorunludur.

Belediye, hemşehriler arasında sosyal ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi ve kültürel değerlerin korunması konusunda gerekli çalışmaları yapar. Bu çalışmalarda üniversitelerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, sendikaların, sivil toplum kuruluşları ve uzman kişilerin katılımını sağlayacak önlemler alınır.

Belediye sınırları içinde oturan, bulunan veya ilişiği olan her şahıs, belediyenin kanunlara dayanan kararlarına, emirlerine ve duyurularına uymakla ve belediye vergi, resim, harç, katkı ve katılma paylarını ödemekle yükümlüdür.

İhtisas komisyonları

            Madde 24- Belediye meclisi, üyeleri arasından en az üç en fazla beş kişiden oluşan ihtisas komisyonları kurabilir. Komisyonların bir yılı geçmemek üzere ne kadar süre için kurulacağı aynı meclis kararında belirtilir.

Mahalle muhtarları ve ildeki kamu kuruluşlarının amirleri ile ildeki kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, üniversiteler, sendikalar ve gündemdeki konularla ilgili sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, oy hakkı olmaksızın kendi görev ve faaliyet alanlarına giren konuların görüşüldüğü ihtisas komisyonu toplantılarına katılabilir ve görüş bildirebilir.

Stratejik plân ve performans programı

            Madde 41- Belediye başkanı, mahallî idareler genel seçimlerinden itibaren altı ay içinde; kalkınma plânı ve programı ile varsa bölge plânına uygun olarak stratejik plân ve ilgili olduğu yıl başından önce de yıllık performans programı hazırlayıp belediye meclisine sunar.

Stratejik plân, varsa üniversiteler ve meslek odaları ile konuyla ilgili sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınarak hazırlanır ve belediye meclisi tarafından kabul edildikten sonra yürürlüğe girer.

Kent konseyi

            Madde 76- Kent konseyi, kent yaşamında; kent vizyonunun ve hemşehrilik bilincinin geliştirilmesi, kentin hak ve hukukunun korunması, sürdürülebilir kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma ve dayanışma, saydamlık, hesap sorma ve hesap verme, katılım ve yerinden yönetim ilkelerini hayata geçirmeye çalışır.

Belediyeler kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, sendikaların, noterlerin, varsa üniversitelerin, ilgili sivil toplum örgütlerinin, siyasî partilerin, kamu kurum ve kuruluşlarının ve mahalle muhtarlarının temsilcileri ile diğer ilgililerin katılımıyla oluşan kent konseyinin faaliyetlerinin etkili ve verimli yürütülmesi konusunda yardım ve destek sağlar.

Tag: belediye, STÖ,  işbirliği, kent konseyi, hemşehri, karar alma, katılım, hizmet, komisyon, görüş bildirme, yerinden yönetim, toplantıya çağırma,

 

– Bilgi Edinme Hakkı Kanunu (4982 sayılı)

 

Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu

MADDE 14. — Bilgi edinme başvurusuyla ilgili yapılacak itirazlar üzerine, 16 ve 17 nci maddelerde öngörülen sebeplere dayanılarak verilen kararları incelemek ve kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar vermek üzere; Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu oluşturulmuştur.

Kurul; birer üyesi Yargıtay ve Danıştay genel kurullarının kendi kurumları içinden önerecekleri ikişer aday, birer üyesi ceza hukuku, idare hukuku ve anayasa hukuku alanlarında profesör veya doçent unvanına sahip kişiler, bir üyesi Türkiye Barolar Birliğinin baro başkanı seçilme yeterliliğine sahip kişiler içinden göstereceği iki aday, iki üyesi en az genel müdür düzeyinde görev yapmakta olanlar ve bir üyesi de Adalet Bakanının önerisi üzerine bu Bakanlıkta idarî görevlerde çalışan hâkimler arasından Bakanlar Kurulunca seçilecek dokuz üyeden oluşur.

Kurul üyeliğine önerilen adayların muvafakatları aranır.

Kurul Başkanı, kurul üyelerince kendi aralarından seçilir.

Kurul, en az ayda bir defa veya ihtiyaç duyulduğu her zaman Başkanın çağrısı üzerine toplanır.

Kurul üyelerinin görev süreleri dört yıldır. Görev süresi sona erenler yeniden seçilebilirler. Görev süresi dolmadan görevinden ayrılan üyenin yerine aynı usule göre seçilen üye, yerine seçildiği üyenin görev süresini tamamlar. Yeni seçilen Kurul göreve başlayıncaya kadar önceki Kurul görevine devam eder.

Kurul üyelerine 10.2.1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla fiilen görev yaptıkları her gün için uhdesinde kamu görevi bulunanlara (1000), uhdesinde kamu görevi bulunmayanlara ise (2000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda huzur hakkı ödenir. Bu ödemelerde damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz.

Kurul, belirleyeceği konularda komisyonlar ve çalışma grupları kurabilir; ayrıca gerekli gördüğü takdirde, ilgili bakanlık ile diğer kurum ve kuruluşların ve sivil toplum örgütlerinin temsilcilerini bilgi almak üzere toplantılarına katılmaya davet edebilir.

Kurulun sekretarya hizmetleri Başbakanlık tarafından yerine getirilir.

Kurulun görev ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Başbakanlıkça hazırlanarak yürürlüğe konulacak bir yönetmelikle düzenlenir.

 

Tag: bilgi edinme hakkı, bilgi edinme, kurul, toplantıya davet, STÖ, bilgi alma

 

– Büyükşehir Belediyesi Kanunu (5216 sayılı)

 

Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları (1)(2)

            Madde 7- Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır:

  1. v) Sağlık merkezleri, hastaneler, gezici sağlık üniteleri ile yetişkinler, yaşlılar, engelliler, kadınlar, gençler ve çocuklara yönelik her türlü sosyal ve kültürel hizmetleri yürütmek, geliştirmek ve bu amaçla sosyal tesisler kurmak, meslek ve beceri kazandırma kursları açmak, işletmek veya işlettirmek, bu hizmetleri yürütürken üniversiteler, yüksek okullar, meslek liseleri, kamu kuruluşları ve sivil toplum örgütleri ile işbirliği yapmak.

İhtisas komisyonları

            Madde 15- Büyükşehir belediye meclisi, (…)(2)  üyeleri arasından seçilecek en az beş, en çok dokuz kişiden oluşan ihtisas komisyonları kurabilir.

İhtisas komisyonları, her siyasî parti grubunun ve bağımsız üyelerin büyükşehir belediye meclisindeki üye sayısının meclis üye tam sayısına oranlanması suretiyle oluşur. İmar ve bayındırlık komisyonu, çevre ve sağlık komisyonu, plân ve bütçe komisyonu, eğitim, kültür, gençlik ve spor komisyonu ile ulaşım komisyonunun kurulması zorunludur.

Meclis toplantısını müteakip imar komisyonu en fazla on işgünü, diğer komisyonlar ise beş iş günü toplanarak kendisine havale edilen işleri sonuçlandırır. Komisyon bu sürenin sonunda raporunu meclise sunmadığı takdirde, konu meclis başkanlığı tarafından doğrudan meclis gündemine alınır.

Komisyon çalışmalarında uzman kişilerden yararlanılabilir. Gündemdeki konularla ilgili olmak üzere; kurum temsilcileri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,  üniversitelerin ilgili bölümlerinin, sendikalar (oda üst kuruluşu bulunan yerlerde üst kuruluşun, sendika konfederasyonunun bulunduğu yerde konfederasyonun) ve uzmanlaşmış sivil  toplum örgütlerinin temsilcileri ile davet edilen uzman kişiler, oy hakkı olmaksızın ihtisas komisyonu toplantılarına katılabilir ve görüş bildirebilir.

İhtisas komisyonlarının görev alanına giren işler bu komisyonlarda görüşüldükten sonra büyükşehir belediye meclisinde karara bağlanır.

Komisyon raporları alenîdir, çeşitli yollarla halka duyurulur ve isteyenlere büyükşehir belediye meclisi tarafından belirlenecek maliyet bedeli karşılığında verilir.

Büyükşehir belediyesinin giderleri (3)

            Madde 24- Büyükşehir belediyesinin giderleri şunlardır:

  1. n) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 25/1/2007 tarihli ve E.: 2004/79, K.:2007/6 sayılı Kararı ile.; Yeniden düzenleme: 12/11/2012-6360/9 md.) Bu Kanunda büyükşehir belediyesine verilen görevlerle sınırlı olarak, yurt içi ve yurt dışı kamu ve özel kuruluşlar ve sivil toplum örgütleriyle birlikte yapılan ortak hizmetler ve diğer proje giderleri.

Tag: belediye, STÖ, işbirliği, karar alma, katılım, hizmet, komisyon, görüş bildirme, yerinden yönetim, toplantıya çağırma,

 

 

– Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (5275 sayılı)

 

Dernekler, vakıflar, gönüllü kuruluşlar ve kamu kurum ve kuruluşları ile ilişkiler

MADDE 77.- (1) Hükümlülerin iyileştirilme çabalarında başarıya ulaşılması için dernekler, vakıflar ve gönüllü kişi ve kuruluşlar ile işbirliği yapılabilir. Kamu kurum ve kuruluşları bu maksatla olanakları ölçüsünde, gerekli yardımları yapmakla yükümlüdürler.

 

Tag: vakıf, dernek, cezaevi, hükümlü, STÖ, işbirliği,

 

– Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun (3146 sayılı)

 

Çalışma Meclisi

Madde 26– (Değişik birinci fıkra: 24/8/2000 – KHK – 618/23 md.; İptal: Ana. Mah.nin 31/10/2000 tarih ve E.: 2000/62, K.: 2000/35 sayılı Kararı ile; Değişik: 16/7/2003-4947/22 md.) Çalışma Meclisi;

Bakanın veya Bakanlık Müsteşarının başkanlığında, İş Teftiş Kurulu Başkanı, Çalışma Genel Müdürü, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı, Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanı, Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürü, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürü, bakanlıklardan ve Devlet Planlama Teşkilâtı Müsteşarlığından iştirak edecek birer temsilciden,

Üniversitelerin iş hukuku, sosyal ekonomi, çalışma ekonomisi, sosyal siyaset, iş fizyolojisi, iş sağlığı ve güvenliği ve gündemindeki konularla ilgili dallardan Yükseköğretim Kurulunca seçilecek beş öğretim üyesinden,

İşveren sendikaları konfederasyonlarından üç, en fazla üyeye sahip işçi sendikaları konfederasyonundan iki, diğer işçi ve kamu görevlileri sendikaları konfederasyonlarından birer, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonundan üç, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinden üç temsilci ile gündemindeki konularla ilgili olarak çağırılan kamu ve özel kurum ve kuruluşları ile meslek odaları ve sivil toplum örgütleri temsilcilerinden,

meydana gelir.(1)

Çalışma Meclisi, Bakanlıkça tespit edilen gün ve gündeme göre toplanıp, gündemdeki konular hakkında inceleme ve görüşmelerde bulunarak düşüncelerini bildirmekle görevlidir.

Çalışma Meclisinin Ankara dışından gelen işçi temsilcileri meclis toplantılarına katıldıkları sürece izinli sayılırlar.

Çalışma Meclisinin sekreterya işleri Çalışma Genel Müdürlüğünce yerine getirilir.

(Ek fıkra: 16/7/2003-4947/22 md.) Çalışma Meclisi yılda en az bir defa toplanır.

Tag: iş, işçi, iş sağlığı, iş güvenliğ, iş sağlığı ve güvenliği, STÖ, işbirliği, meclis, komisyon,

 

 – Çevre Kanunu (2872 sayılı)

 

İlkeler:

Madde 3 –(Değişik: 26/4/2006 – 5491/3 md.)

Çevrenin korunmasına, iyileştirilmesine ve  kirliliğinin önlenmesine ilişkin genel ilkeler şunlardır:

  1. a) Başta idare, meslek odaları, birlikler ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere herkes, çevrenin korunması ve kirliliğin önlenmesi ile görevli olup bu konuda alınacak tedbirlere ve belirlenen esaslara uymakla yükümlüdürler.
  2. b) Çevrenin korunması, çevrenin bozulmasının önlenmesi ve kirliliğin giderilmesi alanlarındaki her türlü faaliyette; Bakanlık ve yerel yönetimler, gerekli hallerde meslek odaları, birlikler ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yaparlar.
  3. e) Çevre politikalarının oluşmasında katılım hakkı esastır. Bakanlık ve yerel yönetimler; meslek odaları, birlikler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların çevre hakkını kullanacakları katılım ortamını yaratmakla yükümlüdür.

Yüksek Çevre Kurulu(1)

Madde 4 – (Mülga: 9/8/1991 – KHK – 443/43 md.; Yeniden düzenleme: 26/4/2006 – 5491/4 md.)

Başbakanın başkanlığında, Başbakanın bulunmadığı zamanlarda Çevre ve Orman Bakanının başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği sayıda bakan ile Bakanlık Müsteşarından oluşan Yüksek Çevre Kurulu kurulmuştur.

Diğer bakanlar gündeme göre Kurul toplantılarına başkan tarafından çağrılabilir.

Kurul yılda en az  bir defa toplanır.

Kurulun sekretarya hizmetleri Bakanlıkça yürütülür.

Kurulun çalışmaları ile ilgili konularda ön hazırlık ve değerlendirme yapmak üzere, Bakanlık Müsteşarının başkanlığında ilgili bakanlık müsteşarları, diğer kurum ve kuruluşların en üst düzey yetkili amirlerinin katılımı ile toplantılar düzenlenir. Bu toplantılara gündeme göre ilgili kamu kurumu niteliğindeki kuruluşların birlik temsilcileri, meslek kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, yerel yönetim temsilcileri, üniversite temsilcileri ve bilimsel kuruluşların temsilcileri davet edilir.

Kurulun çalışma usûl ve esasları ile diğer hususlar yönetmelikle belirlenir.

Çevrenin korunması(2)

Madde 9 – (Değişik: 26/4/2006 – 5491/6 md.)

Çevrenin korunması amacıyla;

  1. a) Doğal çevreyi oluşturan biyolojik çeşitlilik ile bu çeşitliliği barındıran ekosistemin korunması esastır. Biyolojik çeşitliliği koruma ve kullanım esasları, yerel yönetimlerin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve ilgili diğer kuruluşların görüşleri alınarak belirlenir.

Tag: çevre, STÖ, işbirliği, katılım, kurul, komisyon, görüş alma, toplantıya çağırma,

 

– Çocuk Koruma Kanunu (5395 sayılı)

 

             Temel ilkeler

             MADDE 4. — (1) Bu Kanunun uygulanmasında, çocuğun haklarının korunması amacıyla;

  1. a) Çocuğun yaşama, gelişme, korunma ve katılım haklarının güvence altına alınması,
  2. d) Çocuk ve ailesi bilgilendirilmek suretiyle karar sürecine katılımlarının sağlanması,
  3. e) Çocuğun, ailesinin, ilgililerin, kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliği içinde çalışmaları,

Çocuk bürosunun görevleri

             MADDE 30. — (1) Çocuk bürosunun görevleri;

  1. a) Suça sürüklenen çocuklar hakkındaki soruşturma işlemlerini yürütmek,
  2. b) Çocuklar hakkında tedbir alınması gereken durumlarda, gecikmeksizin tedbir alınmasını sağlamak,
  3. c) Korunma ihtiyacı olan, suç mağduru veya suça sürüklenen çocuklardan yardıma, eğitime, işe, barınmaya ihtiyacı olan veya uyum güçlüğü çekenlere ihtiyaç duydukları destek hizmetlerini sağlamak üzere, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içinde çalışmak, bu gibi durumları çocukları korumakla görevli kurum ve kuruluşlara bildirmek,

Tag: çocuk, STÖ, işbirliği, katılım,

 

– Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu (5402 sayılı)

 

Daire Başkanlığının görevleri

Madde 9

(1) Daire Başkanlığının görevleri şunlardır:

 

  1. f)

Müdürlükler ve koruma kurullarının çalışmaları ile ilgili her türlü karar ve işlemi yürütmek ve görevleri ile ilgili bakanlık, diğer kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan vakıf ve dernekler ile uygun görülen gönüllü gerçek ve tüzel kişilerle işbirliği yapmak.

 

Salıverme sonrası görevler

Madde 15

(1) Müdürlüğün salıverme sonrası görevleri şunlardır:

  1. d) Koruma kurulları; kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan vakıf ve dernekler ile uygun görülen gönüllü gerçek ve tüzel kişilerle işbirliği yaparak 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 90 ve 91 inci maddelerinde düzenlenen, salıverilen kişilerin iş bulmalarına veya meslek ve sanatlarıyla ilgili bir iş kurmalarına, çevre ve aileleriyle olabilecek psiko-

sosyal sorunların çözümüne yardımcı olmak.

 

Koruma kurulları

Madde 16

(1) Koruma kurulları; adalet komisyonunun bulunduğu yerlerde Cumhuriyet başsavcısının veya görevlendireceği Cumhuriyet başsavcı vekili ya da Cumhuriyet savcısının başkanlığında; baro temsilcisi, belediye başkanı veya görevlendireceği yardımcısı, Cumhuriyet başsavcısı tarafından belirlenecek bir ceza infaz kurumu müdürü, denetimli serbestlik müdürü, milli eğitim müdürü, sosyal hizmetler müdürü, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı temsilcisi, teşkilâtı bulunan yerlerde Türkiye İş Kurumu müdürü, Ziraat ve Halk Bankası müdürleri, varsa ticaret ve sanayi odaları, ziraat odaları, borsalar, esnaf ve sanatkârlar birliği yöneticileri ile; varsa kamuya ait fabrikalar ile istekleri hâlinde o yerde şubesi bulunan kamuya yararlı dernek veya vakıflar ve özel bankaların yönetici seviyesindeki temsilcilerinden Cumhuriyet başsavcısı tarafından uygun görülenlerin katılımı ile oluşur.

 

Diğer kurumların görevleri, teşvik ve işbirliği,

Madde 25

(5) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan vakıf ve dernekler, gönüllü gerçek ve tüzel kişiler denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetlerine katkıda bulunmaya teşvik edilir.

Tag: kurul, komisyon, STÖ, işbirliği, vakıf, dernek,

 

– İl Özel İdaresi Kanunu (5302 sayılı)

 

İhtisas komisyonları

Madde 16- (Değişik birinci cümle: 3/7/2005-5393/85 md.) İl genel meclisi, bir yıl görev yapmak üzere üyeleri arasından en az üç, en fazla beş kişiden oluşan ihtisas komisyonları kurabilir. Plân ve Bütçe ile İmar ve Bayındırlık komisyonları en çok yedi kişiden meydana gelir.

İhtisas komisyonları, her siyasî parti grubunun ve bağımsız üyelerin il genel meclisindeki üye sayısının meclis üye tam sayısına oranlanması suretiyle oluşturulur. Eğitim, kültür ve sosyal hizmetler komisyonu, imar ve bayındırlık komisyonu, çevre ve sağlık komisyonu ile plân ve bütçe komisyonu kurulması zorunludur.

İmar ve bayındırlık komisyonu dışındaki komisyonların çalışma süreleri meclisin toplantı süresiyle sınırlıdır. Meclis toplantısını müteakip imar  ve bayındırlık komisyonu en fazla on iş günü, diğer komisyonlar ise beş iş günü toplanarak kendisine havale edilen işleri sonuçlandırır. Rapor bu sürenin sonunda meclise sunulmadığı takdirde, konu meclis başkanı tarafından doğrudan gündeme alınır.

Kaymakamlar ve ildeki kamu kuruluşlarının amirleri ve  ildeki kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, üniversite ve sendikalar ile gündemdeki konularla ilgili köy ve mahalle muhtarları ile sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, oy hakkı olmaksızın kendi görev ve faaliyet alanlarına giren konuların görüşüldüğü ihtisas komisyonu toplantılarına katılabilir ve görüş bildirebilir.

İhtisas komisyonlarının görev alanına giren işler bu komisyonlarda görüşüldükten sonra il genel meclisinde karara bağlanır.

Komisyon çalışmalarında uzman kişilerden yararlanılabilir.

Komisyon raporları alenîdir, çeşitli yollarla halka duyurulur ve isteyenlere il genel meclisi tarafından belirlenecek bedel karşılığında verilir.

Stratejik plân ve performans plânı

Madde 31- Vali, mahallî idareler genel seçimlerinden itibaren altı ay içinde; kalkınma plân ve programları ile varsa bölge plânına uygun olarak stratejik plân ve ilgili olduğu yıl başından önce de yıllık performans plânı hazırlayıp il genel meclisine sunar.

Stratejik plân, varsa üniversiteler ve meslek odaları ile konuyla ilgili sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınarak hazırlanır ve il genel meclisinde kabul edildikten sonra yürürlüğe girer.

Stratejik plân ve performans plânı bütçenin hazırlanmasına esas teşkil eder ve il genel meclisinde bütçeden önce görüşülerek kabul edilir.

İl özel idaresinin giderleri

Madde 43- İl özel idaresinin giderleri şunlardır:

  1. l) Yurt içi ve yurt dışı kamu ve özel kesim ile sivil toplum örgütleriyle birlikte yapılan ortak hizmetler ve diğer proje giderleri.

Tag: il özel idaresi, kurul, yerinden yönetim, komisyon, STÖ, işbirliği, vakıf, dernek, stratejik plan,

 

 

– Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (5403 sayılı)

             Toprak Koruma Kurulu

             MADDE 5. — Her ilde, valinin başkanlığında, ildeki tarımdan sorumlu birim amiri tarafından başkan yardımcılığı ve sekretarya hizmetleri görevi yürütülmek üzere, ilde plân yapma yetkisine sahip kamu kurum ve kuruluşları ile üniversitelerden, üç birimin ve Maliye Bakanlığının ildeki üst düzey temsilcisi ile plânlama ve/veya toprak koruma konularında ulusal ölçekte faaliyette bulunan kamu kurumu niteliğini haiz meslek kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının yerel temsilcilerinden üç kişi olmak üzere Kurul oluşturulur. Kurulun gündeminde bulunan araziler özel kanunlarla koruma altına alınmış alanlar, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün proje alanı veya 22.11.1984 tarihli ve 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanununa göre uygulama alanı ilân edilen yerlerden ise bu alanlarda uygulama yapan birimin yetkili temsilcisi de Kurula dâhil edilir.

Kurulun kuruluşu, çalışma usûl ve esasları Bakanlık tarafından hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.

             Erozyona duyarlı alanların belirlenmesi ve korunması

             MADDE 15. — Doğal ve yapay olaylar sonucu toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri bozulmuş veya bozulma ihtimali olan araziler ile millenmeden önemli derecede etkilenen baraj, gölet ve benzeri rezervuar havzalarında toprak kayıplarını ve millenmeyi önlemek, koruma, geliştirme ve kullanmayı esas alan teknikleri yerleştirmek amacıyla, kurulların görüşü alınarak, Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile erozyona duyarlı alanlar belirlenir.

Erozyona duyarlı arazilerin belirlenmesi ve korunması amacıyla bu arazilerin kullanım plânları ve altyapı projeleri; kurulların  görüşleri dikkate alınarak, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının hizmet alanları ile sınırlı olmak kaydıyla, kamu kuruluşlarının birbirlerine bağlı hizmetlerini aksatmayacak şekilde bir uyum ve zaman plânlaması içerisinde, havza bazında ilgili kamu kuruluşları tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu amaçla yapılan veya yaptırılan rüzgar perdeleri, sekiler, sel oyuntusu önleme yapıları gibi fizikî yapıların korunması, arazi sahiplerine aittir.

Bakanlık; kurak, yarı kurak ve az yağışlı yerlerde iklim değişiklikleri ve insan faaliyetleri de dâhil olmak üzere, çeşitli nedenlerle toprak bozulması görülen çölleşmeye maruz alanlarda ilgili kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri ile işbirliği yaparak gerekli önlemleri alır veya aldırır.

Erozyona duyarlı alanların belirlenmesi ve korunmasına ilişkin usûl ve esaslar, Bakanlık tarafından hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.

             Denetim

             MADDE 19. — Bu Kanunun uygulamasında denetim görevini Bakanlık, valilikler veya kurullar yapar ya da yaptırır. Bu Kanunda yer alan projelerle ilgili denetim örnekleme yöntemiyle yapılır ve sonucundan Bakanlık ve kurullara bilgi verilir. Uygulamada etüt, sınıflama, analiz gibi toprak ve arazi ile ilgili teknik konularda denetim görevini Bakanlık yapar veya yaptırır. Kurul üyesi kurum veya kuruluşlar ile sivil toplum kuruluşları tespit ettikleri arazi bozulmaları ve toprak kayıpları ile ilgili faaliyetler hakkında valiliklere ihbarda bulunabilir. Valilikler konuyu inceleyerek, sonucu en geç üç ay içerisinde, ihbarı yapana bildirmek zorundadır.

Tag: toprak, koruma,  kurul, komisyon, STÖ, işbirliği, vakıf, dernek, ihbar,

 

– Tarım Kanunu (5488 sayılı)

Çiftçi eğitimi, yayım ve danışmanlık hizmetleri

             MADDE 9 – Bakanlık; tarım, çiftçi eğitimi ve yayım faaliyetlerinde, sivil toplum örgütleri, özel sektör kuruluşları ve serbest danışmanların görev almasını sağlamak için gerekli düzenlemeler yapar, bu kuruluş ve kişileri teşvik eder, çalışma esaslarını belirler ve denetler.

Çiftçi eğitimi, özel yayım ve danışmanlık hizmetleri çalışma esas ve usûlleri ile ilgili diğer şartlar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

      Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kurulu

             MADDE 16 – Bu Kanunun 17 nci maddesi ile verilen görevleri yerine getirmek üzere Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kurulu kurulmuştur.

Kurul üyeleri; Tarım ve Köyişleri Bakanının başkanlığında, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Hazine Müsteşarlığı ve Dış Ticaret Müsteşarlığı müsteşarları ile Bakan onayı ile belirlenecek Bakanlık genel müdüründen oluşur. Kurul, Bakanın bulunmadığı durumlarda, Bakanlık müsteşarının başkanlığında toplanır.

Kurul, yılda en az iki kez toplanır. Toplantılardan birinin, yıllık bütçe kanunu tasarısının hazırlanma döneminde, diğerinin ise bütçe kesinleştikten sonra yapılması esastır. Ayrıca Kurul, Tarım ve Köyişleri Bakanının daveti üzerine de toplanabilir. Kurul, yıl içerisindeki uygulamalarla ilgili olarak danışma, izleme ve değerlendirmelerde bulunmak ve uygulamaya dönük tedbirler almak üzere, kamu kuruluşları, ilgili meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve özel sektör kuruluşları temsilcilerinden oluşan “Teknik Komiteler” kurar.

Kurul, üye tam sayısının en az üçte ikisinin katılımı ile toplanır. Kararlar çoğunlukla alınır. Oyların eşit olması durumunda başkanın oyu ağırlıklıdır.

Kurul görev alanı ile ilgili her türlü belge ve bilgiyi kamu, sivil toplum örgütleri ve özel sektör kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerden isteyebilir. İstenen bilgiler tam ve doğru olarak, talep edilen süre içerisinde Kurula verilir.

Kurul ve teknik komitelerin sekretarya hizmetleri, Bakan onayı ile belirlenecek Bakanlık birimi tarafından yürütülür.

Tag: tarım, kurul, komisyon, STÖ, işbirliği, vakıf, dernek, ihbar,

 

– Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu (2863 sayılı)

Madde 3 –

(10) (Ek:14/7/2004 – 5226/1 md.) “Yönetim alanı”; sit alanları, ören yerleri ve etkileşim sahalarının doğal bütünlüğü içerisinde etkin bir şekilde korunması, yaşatılması, değerlendirilmesi, belli bir vizyon ve tema etrafında geliştirilmesi, toplumun kültürel ve eğitsel ihtiyaçlarıyla buluşturulması amacıyla, plânlama ve koruma konusunda yetkili merkezî ve yerel idareler ile sivil toplum kuruluşları arasında eşgüdümü sağlamak için oluşturulan ve sınırları ilgili idarelerin görüşleri alınarak Bakanlıkça belirlenen yerlerdir.

 

 

Alan yönetimi, müze yönetimi ve anıt eser kurulu

Ek Madde 2 – (Ek:14/7/2004 – 5226/17 md.)

Yönetim alanlarında alan yönetimi, ulusal nitelikli müzelerde ise müze yönetimi, anıt eserlerde anıt eser kurulu kurulur.

  1. a) Yönetim alanları ile bunların bağlantı noktalarının korunması, değerlendirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla kentsel sitlerde birden fazla belediyeyi ilgilendirmesi halinde büyükşehir belediyesi eşgüdümünde ilgili belediyeler, tek bir belediyenin görevi alanına girmesi halinde ilgili belediye, diğer yerlerde ise Bakanlıkça yönetim plânı taslağı hazırlanır veya hazırlattırılır.

Hazırlanan taslağın karara bağlanması ve uygulanması konusunda önerilerde bulunmak amacıyla, alanda mülkiyet hakkı bulunanlar, meslek odaları ve sivil toplum örgütleri ile üniversitelerin ilgili bölüm temsilcilerinden oluşan bir danışma kurulu kurulur.

Eşgüdümün sağlanması amacıyla, kentsel sitlerde ilgili belediye diğer yerlerde Bakanlıkça bir alan başkanı belirlenir. Bakanlıkça belirlenen alan başkanlığı görevini fiilen yürütenlere, Devlet memurları aylık katsayısının (20000) gösterge rakamı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarı aşmamak kaydıyla Bakan tarafından belirlenecek miktarda, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tâbi tutulmaksızın çalışmayı takip eden her ay başında Kültür Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü bütçesinden ödeme yapılır.

Yönetim plân taslağı kapsamında hizmetine ihtiyaç duyulan idarelerin birer temsilcisi ve danışma kurulunca seçilecek iki üyenin katılımıyla eşgüdüm ve denetleme kurulu kurulur. Alan başkanı, kurulun da başkanıdır. Kurul, bu taslağı inceleyip mutabakata varmak suretiyle yönetim plânını altı ay içerisinde onaylamaya ve bu plânın uygulanmasını denetlemeye yetkilidir.

Kurulun denetim görevini yerine getirebilmesi amacıyla ilgili kurum uzman personelinden ve denetim elemanlarından oluşan bir denetim birimi kurulabilir. Bu birim, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile üçüncü kişilerden yönetim plânı ve uygulaması ile ilgili her türlü bilgi ve belgeyi istemeye yetkilidir.

Kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler ile gerçek ve tüzel kişiler, eşgüdüm ve denetleme kurulunca onaylanan yönetim plânına uymak, ilgili idareler, plân kapsamındaki hizmetlere öncelik vermek ve bu amaçla bütçelerine gerekli ödenekleri ayırmak zorundadır.

  1. b) Bakanlıkça belirlenen ulusal nitelikli müzelerde, müze başkanı ve ona bağlı müze müdürü ile işletme müdürü ve müze kurulundan oluşan müze yönetimi kurulur.

Müzelerde; kayıt, tescil, envanter, depolama, eserlerin her türlü bakım ve onarımı, sergilenmesi ve korunması, kültürel, eğitim ve bilimsel faaliyetler müze müdürü tarafından; tanıtım, satış üniteleri yönetimi, etkinlik organizasyonu, ziyaretçi yönetimi, çevre düzenlemesi, bakım-onarım, temizlik işleri işletme müdürü tarafından yürütülür.

Müze başkanı, kendisine bağlı müdürlüklerin faaliyetlerinin eşgüdüm ve denetimi ile müzenin ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlar nezdinde temsiline yetkilidir.

Müze başkanlığı görevini yürütmek üzere; arkeoloji, sanat tarihi, antropoloji, etnoloji, iktisat, işletme, kamu yönetimi gibi dallarda eğitim görmüş kimseler arasından Bakanlıkça bir müze başkanı atanır.

Tüm müzelerde o müzeye münhasıran ayrıca müze kurulu oluşturulur. Müze kurulu müzenin bulunduğu yerdeki üniversitelerin ilgili bölümlerinden öğretim üyeleri, meslek odaları, sivil toplum örgütü temsilcileri ve yerel yönetimlerin temsilcileri ile müzeye bağışta bulunanlardan Bakanlıkça uygun görülen kişilerden oluşur. Müze kurulu, bünyesinden bir başkan seçer.

 

Müze kurulunun görüşleri doğrultusunda müze için mekansal ve fiziksel gelişim, tematik gelişim ve vizyon, eser, koleksiyon korunması ve geliştirilmesi, tanıtım ve teşhir gibi konuları kapsayan yıllık ve beş yıllık koruma ve geliştirme projesi hazırlanır. Koruma ve geliştirme projesi kapsamında uygulamaları denetlemek, müzenin tanıtımını yapmak, müzeye bağış toplamak, onursal müze dostu ödülü vermek müze kurulunun yetkisindedir. Müze kurulu müzenin işleyişine dair her yıl düzenli olarak rapor hazırlar. Bakanlık bu raporları değerlendirmeye almak zorundadır.

  1. c) Taşınmaz kültür varlığı niteliğindeki anıt eserler için ise, o esere münhasır anıt eser kurulu oluşturulur. Kurul; eserin bulunduğu yerdeki üniversitelerin ilgili bölümlerinden öğretim üyeleri, meslek odaları, sivil toplum örgütü temsilcileri ve yerel yönetimlerin temsilcileri ile eserin korunması ve geliştirilmesi için bağışta bulunanlardan Bakanlıkça uygun görülen kimseler ile bu eserler için tasarruf yetkisine sahip idarenin temsilcisinden oluşur. İlgili idarenin temsilcisi bu kurulun başkanıdır.

Kurul, eser için mekansal ve fiziksel gelişim, tematik gelişim ve vizyon, eserin korunması ve geliştirilmesi, tanıtım ve teşhir gibi konuları kapsayan yıllık ve beş yıllık koruma ve geliştirme projesi hazırlar. Koruma ve geliştirme projesi kapsamındaki uygulamalar, anıt eserin tanıtımını yapmak, anıt eser için bağış toplamak, onursal ödüller vermek anıt eser kurulunun yetkisindedir. Kurul; eserin korunması, yaşatılması ve geliştirilmesine ilişkin her yıl düzenli olarak rapor hazırlar. İlgili idareler bu raporları değerlendirmeye almak zorundadır.

Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.

 

Tag: kültür, tabiat, doğa, koruma,  kurul, komisyon, STÖ, işbirliği, vakıf, dernek, görüş alma, müze kurulu,

 

– Hayvanları Koruma Kanunu (5199 sayılı)

Yerel hayvan koruma görevlilerinin sorumlulukları

MADDE 18. — Özellikle kedi ve köpekler gibi sahipsiz hayvanların kendi mekânlarında, bulundukları bölge ve mahallerde yaşamaları sorumluluğunu üstlenen gönüllü kişilere yerel hayvan koruma görevlisi adı verilir. Bu görevliler, hayvan koruma dernek ve vakıflarına üye ya da bu konuda faydalı hizmetler yapmış kişiler arasından il hayvan koruma kurulu tarafından her yıl için seçilir. Yerel hayvan koruma görevlileri görev anında belgelerini taşımak zorundadır ve bu belgelerin her yıl yenilenmesi gerekir. Olumsuz faaliyetleri tespit edilen kişilerin belgeleri iptal edilir. Yerel hayvan görevlilerinin görev ve sorumluluklarına, bu kişilere verilecek belgelere, bu belgelerin iptaline ve verilecek eğitime ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Yerel hayvan koruma görevlileri; bölge ve mahallerindeki, öncelikle köpekler ve kediler olmak üzere, sahipsiz hayvanların bakımları, aşılarının yapılması, aşılı hayvanların markalanması ve kayıtlarının tutulmasının sağlanması, kısırlaştırılması, saldırgan olanların eğitilmesi ve sahiplendirilmelerinin yapılması için yerel yönetimler tarafından kurulan hayvan bakımevlerine gönderilmesi gibi yapılan tüm faaliyetleri yerel yönetimler ile eşgüdümlü olarak yaparlar.

Tag: hayvan, koruma,  kurul, komisyon, STÖ, işbirliği, vakıf, dernek,

 

– Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun (5449 sayılı)

Amaç ve kapsam

             MADDE 1 — Bu Kanunun amacı; kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğini geliştirmek, kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlamak ve yerel potansiyeli harekete geçirmek suretiyle, ulusal kalkınma plânı ve programlarda öngörülen ilke ve politikalarla uyumlu olarak bölgesel gelişmeyi hızlandırmak, sürdürülebilirliğini sağlamak, bölgeler arası ve bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak üzere oluşturulacak kalkınma ajanslarının kuruluş, görev ve yetkileri ile koordinasyonuna ilişkin esas ve usûlleri düzenlemektir.

 

Ajansın görev ve yetkileri

             MADDE 5 — Ajansın görev ve yetkileri şunlardır:

  1. a) Yerel yönetimlerin plânlama çalışmalarına teknik destek sağlamak.
  2. b) Bölge plân ve programlarının uygulanmasını sağlayıcı faaliyet ve projelere destek olmak; bu kapsamda desteklenen faaliyet ve projelerin uygulama sürecini izlemek, değerlendirmek ve sonuçlarını Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığına bildirmek.
  3. c) Bölge plân ve programlarına uygun olarak bölgenin kırsal ve yerel kalkınma ile ilgili kapasitesinin geliştirilmesine katkıda bulunmak ve bu kapsamdaki projelere destek sağlamak.
  4. d) Bölgede kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları tarafından yürütülen ve bölge plân ve programları açısından önemli görülen diğer projeleri izlemek.
  5. e) Bölgesel gelişme hedeflerini gerçekleştirmeye yönelik olarak; kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğini geliştirmek.
  6. f) 4 üncü maddenin ikinci fıkrasının (c) bendi çerçevesinde ajansa tahsis edilen kaynakları, bölge plân ve programlarına uygun olarak kullanmak veya kullandırmak.
  7. g) Bölgenin kaynak ve olanaklarını tespit etmeye, ekonomik ve sosyal gelişmeyi hızlandırmaya ve rekabet gücünü artırmaya yönelik araştırmalar yapmak, yaptırmak, başka kişi, kurum ve kuruluşların yaptığı araştırmaları desteklemek.
  8. h) Bölgenin iş ve yatırım imkânlarının, ilgili kuruluşlarla işbirliği halinde ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımını yapmak veya yaptırmak.
  9. i) Bölge illerinde yatırımcıların, kamu kurum ve kuruluşlarının görev ve yetki alanına giren izin ve ruhsat işlemleri ile diğer idarî iş ve işlemlerini, ilgili mevzuatta belirtilen süre içinde sonuçlandırmak üzere tek elden takip ve koordine etmek.
  10. j) Yönetim, üretim, tanıtım, pazarlama, teknoloji, finansman, örgütlenme ve işgücü eğitimi gibi konularda, ilgili kuruluşlarla işbirliği sağlayarak küçük ve orta ölçekli işletmelerle yeni girişimcileri desteklemek.
  11. k) Türkiye’nin katıldığı ikili veya çok taraflı uluslararası programlara ilişkin faaliyetlerin bölgede tanıtımını yapmak ve bu programlar kapsamında proje geliştirilmesine katkı sağlamak.
  12. l) Ajansın faaliyetleri, malî yapısı ve ajansla ilgili diğer hususların güncel olarak yayınlanacağı bir internet sitesi oluşturmak.

Kalkınma kurulu

             MADDE 8 — Bölgesel gelişme hedefine yönelik olarak; bölgedeki kamu kurum ve kuruluşları, özel kesim, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve yerel yönetimler arasında işbirliğini geliştirmek ve ajansı yönlendirmek üzere kalkınma kurulu oluşturulur.

Kalkınma kurulu, illerin dengeli şekilde temsilini sağlayacak yapıda, en fazla yüz üyeden oluşur.

Kalkınma kuruluna temsilci gönderecek kamu kurum ve kuruluşları ile özel kesim ve sivil toplum kuruluşlarının gönderecekleri temsilcilerin sayısı, görev süresi ve diğer hususlar  kuruluş kararnamesi ile belirlenir.

Kalkınma kurulu, yapacağı ilk toplantıda kendi üyeleri arasından bir Başkan ve bir Başkan Vekili seçer. Başkan ve Başkan Vekilinin görev süresi iki yıldır.

Başkan ve Başkan Vekilinin temsil ettiği kurum ile mensubiyeti sona erdiğinde Kurul Başkanlığı ve Başkan Vekilliği görevleri de sona erer ve ilk toplantıda yeniden Başkan ve Başkan Vekili seçimi yapılır.

Kalkınma kurulu, Kurul Başkanının daveti üzerine yılda en az iki defa toplanır. Ayrıca Kurul, üye tam sayısının beşte birinin talebi üzerine Kurul Başkanı tarafından toplantıya çağrılır.

Kalkınma kurulu, üye tam sayısının yarıdan bir fazlası ile toplanır, katılanların çoğunluğu ile karar alır. Toplantı yetersayısı sağlanamayan hallerde onbeş günü aşmayacak şekilde yeni toplantı tarihi Başkan tarafından belirlenir ve bu toplantıda toplantı yetersayısı aranmaz.

Kalkınma kurulunun görev ve yetkileri

             MADDE 9 — Kalkınma kurulunun görev ve yetkileri şunlardır:

  1. a) Tek ilden oluşan bölgelerde yönetim kurulunda yer alacak özel kesim ve/veya sivil toplum kuruluşları temsilcilerini ve iki katı yedeklerini sırasıyla seçmek.
  2. b) Ajansın yıllık faaliyet ve iç denetim raporlarını görüşmek, değerlendirmek ve yönetim kuruluna önerilerde bulunmak.
  3. c) Bölgenin sorunlarına ve çözüm önerilerine, tanıtımına, potansiyeline ve önceliklerine  yönelik olarak yönetim kuruluna tavsiyelerde bulunmak.
  4. d) Toplantı sonuçlarını Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığına raporlamak ve toplantıya ilişkin bir sonuç bildirisi yayımlamak.

Yönetim kurulu

             MADDE 10 — Yönetim kurulu, ajansın karar organıdır.

Yönetim kurulu, tek ilden oluşan bölgelerde vali, büyükşehir belediye başkanı, il genel meclisi başkanı,  sanayi odası başkanı, ticaret odası başkanı ile kalkınma kurulu tarafından özel kesim ve/veya sivil toplum kuruluşlarından seçilecek üç temsilciden; birden fazla ilden oluşan bölgelerde il valileri, büyükşehir belediye başkanları veya büyükşehir olmayan illerde il merkez  belediye başkanları, il genel meclisi başkanları ve her ilden birer kişi olmak kaydıyla ticaret ve sanayi odası başkanlarından oluşur. Ancak, birden fazla ilden oluşan bölgelerdeki illerde; ticaret ve sanayi odalarının ayrı ayrı kurulmuş bulunması halinde, yönetim kurulunda yer alacak temsilci Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu tarafından belirlenir.

Ajansı, yönetim kurulu başkanı temsil eder. Yönetim kurulunun başkanı validir. Yönetim kurulu ilk toplantısında üyeleri arasından bir başkan vekili seçer.

Birden fazla ilden oluşan bölgelerde yönetim kurulu başkanlığı; ilk yıl ajans merkezi olarak tespit edilen ilin valisi tarafından, müteakip yıllarda illerin alfabetik sırasına göre bölgedeki valiler tarafından birer yıl süreyle dönüşümlü olarak yürütülür.

Tek ilden oluşan bölgelerde kalkınma kurulu tarafından seçilen yönetim kurulu üyelerinin görev süresi iki yıl olup görev sürelerini tamamlamadan herhangi bir şekilde üyeliklerinin sona ermesi halinde, kalan süreleri sırasına göre yedek üyelerce tamamlanır. Görevi sona eren üyeler tekrar seçilebilir. Yönetim kurulu üyeliği, üyelerin temsil ettikleri kurum ve kuruluşlardaki görevlerini sürdürmelerine engel teşkil etmez.

Yönetim kurulu üyeleri ajans ile ilgili gizlilik taşıyan bilgileri ve bu Kanunun uygulanması sırasında öğrendikleri çalışma alanlarındaki sırları, görevlerinden ayrılmış olsalar bile ifşa edemezler, kendilerinin veya başkalarının menfaatine kullanamazlar.

Yönetim kurulu üyeleri, kendileri, eşleri ve ikinci dereceye kadar kan ve kayın hısımlarını doğrudan ilgilendiren konular ile sahibi ya da ortağı oldukları ticarî işletmelere ilişkin toplantıya ve oylamaya katılamaz.

Yönetim kurulu, başkanın daveti üzerine üye tamsayısının yarısından bir fazlası ile her ay en az bir kere toplanır. Yönetim kurulu toplantılarına başkanın yokluğunda başkan vekili başkanlık eder.

Yönetim kurulu, toplantıya katılanların oy çokluğu ile karar alır. Eşitlik durumunda, başkanın oyu yönünde karar alınır.

Ajans genel sekreteri, oy hakkı olmamak kaydı ile yönetim kurulu toplantılarına katılır.

Genel sekreterin görev ve yetkileri

             MADDE 14 — Genel sekreterin görev ve yetkileri şunlardır:

  1. a) Yönetim kurulu kararlarını uygulamak.
  2. b) Yıllık çalışma programı ile bütçeyi hazırlamak ve yönetim kuruluna sunmak.
  3. c) Ajans gelirlerini toplamak, 4 üncü maddeye göre belirlenecek usûl ve esaslar ile bütçe ve yönetim kurulu kararlarına uygun olarak harcamaları yapmak.
  4. d) Yönetim kurulu tarafından tespit edilecek sınırlar içerisinde, taşıt dışındaki taşınır malların alımına, satımına, kiralanmasına ve hizmet alımına karar vermek.
  5. e) Bölgedeki kişi, kurum ve kuruluşların proje üretme ve uygulama kapasitesini geliştirici faaliyetlerde bulunmak.
  6. f) Özel kesim, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerin proje ve faaliyet tekliflerini değerlendirerek malî destek sağlamak üzere yönetim kuruluna öneri götürmek.
  7. g) Desteklenen proje ve faaliyetleri izlemek, değerlendirmek, denetlemek ve raporlamak.
  8. h) Bölgesel kalkınmayla ilgili yurt içindeki ve dışındaki ajans ve kuruluşlarla işbirliği yapmak ve ortak projeler geliştirmek.
  9. i) Yerel yönetimlerin plânlama çalışmalarına teknik destek sağlamak.
  10. j) Personelin performans ölçütlerini belirlemek ve performansını değerlendirmek.
  11. k) Personelin işe alınması ve işine son verilmesini yönetim kuruluna teklif etmek.
  12. l) Ajans genel sekreterliğini temsilen, bölgesel gelişme ile ilgili ulusal ve uluslararası toplantılara katılmak ve yurt dışı temaslarda bulunmak.
  13. m) Ajansın sekretarya işlerini ve görev alanına giren diğer hizmetleri yürütmek.
  14. n) Yönetim kurulunun devrettiği yetkileri kullanmak.

Tag: kalkınma ajansı,kalkınma, sürdürülebilirlik,  kurul, komisyon, STÖ, işbirliği, vakıf, dernek, toplantıya çağırma,

 

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun (5648 sayılı)

Görev ve yetkiler

MADDE 4

(1) Kurumun görev ve yetkileri şunlardır:

(3) Kurum, ödemenin gerçekleştirilmesi ve muhasebe ile ilgili görevleri hariç olmak kaydıyla, görevlerinden bazılarını Bakanlık taşra birimleri vasıtasıyla yerine getirebilir. Ancak, görevlerin bu suretle yerine getirilmesi Kurumun sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Kurum, görevlerin yerine getirilmesi aşamalarında diğer kamu kurum ve kuruluşları, özel hukuk tüzel kişileri, gerçek kişiler ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yapabilir.

 

 

İzleme Komitesi

(1)

MADDE 9

(Değişik: 26/11/2008-5818/4 md.)

(1) İlgili kamu kurum ve kuruluşları, gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri ve sivil toplum kuruluşlarının kırsal kalkınma program ve destekleri ile ilgili, izleme ve değerlendirme süreçlerine katkı ve katılımlarını sağlamak amacıyla İzleme Komitesi oluşturulur. Komitenin sekretarya hizmetleri Bakanlıkça Yönetim Otoritesi olarak belirlenen birim tarafından yürütülür. Yönetim Otoritesinin görevleri ile çalışma usûl ve esasları Bakanlık tarafından çıkarılacak bir yönetmelik ile belirlenir.

(2) Komitenin başkanı Bakanlık Müsteşarıdır. Komitede Bakanlık, İçişleri, Maliye, Sanayi ve Ticaret, Kültür ve Turizm ile Çevre ve Orman bakanlıkları, Devlet Planlama Teşkilâtı ve Hazine Müsteşarlıkları ile Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinden en az genel müdür düzeyinde birer temsilci ile ilgili sivil toplum kuruluşlarından temsilciler yer alır.

Komiteye, Başkan, Yönetim Otoritesi ve Avrupa Komisyonu temsilcileri istişarî düzeyde iştirak edebilir.

(3) Komitenin görevleri; kırsal alandaki gelişmeler ile kırsal kalkınma program ve desteklerinin hedeflerine ulaşmasının sağlanması ve desteklerin ulusal politika ve stratejilere uygun, birbirleri ile tutarlı, uyumlu ve etkin bir şekilde uygulanması amacıyla; proje ve faaliyet başvuru şartları, seçim ve değerlendirme kriterlerinin kırsal kalkınma hedeflerine uygunluğu konusunda görüş oluşturmak; uygulama ve gelişmeleri hedeflere ulaşma açısından belirli aralıklarla izlemek, değerlendirmeleri incelemek; hedeflere ulaşılması veya malî yönetim de dahil olmak üzere yönetim ve uygulamanın etkinleştirilmesi konusundaki önerilerini ilgili kurum ve makamlara bildirmek, mevzuat ile Avrupa Birliği müktesebatı çerçevesinde öngörülen diğer görevleri yürütmektir.

(4) Komitenin teşekkülü, çalışma usûl ve esasları, Komitede temsil edilen kuruluşların görüşleri alınarak Bakanlık tarafından çıkarılacak bir yönetmelik ile belirlenir.

 

Tag: tarım, kurul, komisyon, STÖ, işbirliği, vakıf, dernek, komite,

 

– Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Kurulması Hakkında Kanun (5523 sayılı)

 

             Kurul ve görevleri

             MADDE 5 – (1) Danışma Kurulu; Başbakan tarafından belirlenen bakanlar ve özel sektör temsilcilerinden oluşur. Başkan Kurulun doğal üyesidir.

(2) Kurula Başbakan başkanlık eder.

(3) Kurulun görüşeceği konuların nitelik ve özelliklerinin gerektirmesi halinde diğer kamu kurum ve kuruluş temsilcileri ile sivil toplum örgütleri temsilcileri de Başbakanın daveti üzerine toplantıya çağrılabilir.

(4) Kurul yılda en az bir defa olmak üzere Başbakanın çağrısı üzerine toplanır. Kurulun sekretarya hizmetlerini Ajans yürütür.

(5) Kurulun görevleri şunlardır:

  1. a) Yatırım destek ve tanıtım stratejisi konusunda öneriler geliştirmek.
  2. b) Ajansın yürüteceği faaliyetlerin etkinliğini artırmak üzere tavsiyelerde bulunmak.
  3. c) Ajansın yıllık faaliyet planını değerlendirmek.

ç) Ajansın yıllık faaliyet planında yer alan konularla ilgili kurum ve kuruluşların uygulamaya sağlayabileceği katkıları belirlemek.

Tag: yatırım, koruma, kurul, komisyon, STÖ, toplantıya çağırma, vakıf, dernek,

 

Organik Tarım Kanunu (5262 sayılı)

Komitelerin oluşumu, yetki, görev ve sorumlulukları

MADDE 4. — Bu Kanunun uygulanmasında; organik tarımın geliştirilmesi yönünde çalışmalar yapmak ve Bakanlık içi koordinasyon ve değerlendirme hizmetleri ile yetkilendirilmiş kuruluşların, işletmelerin, müteşebbislerin, kontrolör ve sertifikerlerin faaliyetlerini izlemek üzere Bakanlık bünyesinde Organik Tarım Komitesi kurulur.

Organik tarımın ticaretini, tanıtımını, araştırmalarını ve diğer organik tarım faaliyet stratejilerini belirlemek ve Bakanlık dışı kurum ve kuruluşlarla koordinasyon ve izleme hizmetlerini yapmak üzere Organik Tarım Ulusal Yönlendirme Komitesi kurulur. Bu Komite; ilgili kamu kurum ve kuruluşları, meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve özel sektör temsilcilerinden olmak üzere en az on kişiden oluşur.

Bu komitelere bağlı olarak, yeter sayıda alt komite oluşturulabilir.

Organik Tarım Komitesi ve Organik Tarım Ulusal Yönlendirme Komitesinin oluşumu ve çalışma şekli ile ilgili usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

 

Tag: tarım, organik tarım, kurul, komisyon, STÖ, vakıf, dernek,

 

 

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (6502 sayılı)

 

Yönetmelikler ve diğer düzenleyici işlemler

MADDE 84 – (1) Bakanlık, bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak mevzuat çerçevesinde gerekli tedbirleri almaya ve düzenlemeleri yapmaya yetkilidir.

(2) Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde Bakanlık tarafından çıkarılır.

(3) Bakanlıkça çıkarılacak ikincil düzenlemelerde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve meslek örgütlerinin görüşleri alınır.

Tag: tüketici, koruma, kurul, komisyon, STÖ, vakıf, dernek, görüş alma,

 

– Sosyal Hizmetler Kanunu (2828 sayılı)

Genel esaslar:

Madde 4 – Sosyal hizmetlere ilişkin genel esaslar şunlardır:

  1. a) (Değişik: 1/7/2005-5378/27 md.) Bu Kanun kapsamına giren sosyal hizmetlere ilişkin faaliyetler, Devletin denetim ve gözetiminde, sivil toplum kuruluşları ile halkın gönüllü katkı ve katılımı da sağlanarak bir bütünlük içinde yürütülür. Sunulacak bakım ve diğer hizmetlerin kapsamı ve bu hizmetleri verecek olan gerçek ve tüzel kişilerin izin, çalışma usûl ve esasları ve diğer hususlar Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.

Ekonomik ve Sosyal Konseyin Kuruluşu, Çalışma ve Yöntemleri Hakkında Kanun (4641 sayılı)

Konseyin Teşekkülü

Madde 4 — Ekonomik ve Sosyal Konsey; Başbakanın başkanlığında, Başbakan yardımcıları, Devlet Planlama Teşkilâtından sorumlu Devlet Bakanı, Hazineden sorumlu Devlet Bakanı, Dış Ticaret Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanı, Devlet Personel Başkanlığından sorumlu Devlet Bakanı, Maliye Bakanı, Tarım ve Köyişleri Bakanı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, Sanayi ve Ticaret Bakanı, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı, Devlet Planlama Teşkilâtı Müsteşarı, Gümrük Müsteşarı, Devlet Personel Başkanı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, kamu görevlileri adına en çok üyeye sahip Konfederasyon, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu, Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu, Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonunu temsil eden üçer temsilciden ve Başbakan tarafından belirlenecek diğer Hükümet temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile kamu görevlilerinden oluşur.

Çalışma Gruplarının Oluşumu ve İşleyişi

Madde 14 — Çalışma Grubu üyeleri esas olarak Konsey üyesi kamu ve sivil toplum kuruluşları mensupları arasından Çalışma Kurullarınca belirlenir. Ancak, Çalışma Kurulları gerekli gördükleri durumlarda Çalışma Gruplarına Konsey dışından konusunda uzman kişilerin ya da kuruluşların temsilcilerinin de katılmasına karar verebilir.

Çalışma Kurulu tarafından görevlendirilen Çalışma Grupları görüşlerini Ara Rapor haline getirerek Çalışma Kurulu toplantısında görüşülmek üzere Kurula sunar.

Çalışma Grupları, yaptıkları çalışmayı, görevlendirme süresi sonunda Ara Rapor ile ilgili olarak Çalışma Kurulunca yapılan değerlendirmeleri de dikkate alarak, Sonuç Raporu şeklinde ilgili Çalışma Kuruluna sunar.

Çalışma Kurulu ve Gruplarına Yardım ve Destek Yükümlülüğü

Madde 15 — Çalışma Kurulları ile Çalışma Grupları, çalışmalarına ve toplantılarına, bilgi ve veri sağlamak ve görüş oluşturulmasına katkıda bulunmak amacıyla, Başbakanlık, ilgili Bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini davet edebilir. Kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, toplantılara katılmak ve devlet sırrı dışındaki tüm bilgi ve verileri sağlamakla yükümlüdür.

Çalışma Kurulları ve Çalışma Grupları, gündemi ile ilgili konularda meslek örgütlerini, diğer sivil toplum kuruluşlarını ve konuyla ilgili uzmanları toplantılarına çağırabilir. Ayrıca, çalışma alanıyla ilgili olarak özel sektördeki gerçek ve tüzel kişilerin görüş ve bilgisine baş vurabilir.

Tag: sosyal hizmetler, , kurul, komisyon, STÖ, vakıf, dernek, görüş alma,

 

– İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun (5651 sayılı)

Çalışma kurulları

             MADDE 21 – (1) Başkanlık, Ulaştırma Bakanlığı, kolluk kuvvetleri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile içerik, yer ve erişim sağlayıcılar ve ilgili sivil toplum kuruluşları arasında koordinasyon oluşturarak internet ortamında yapılan ve Kanun kapsamına giren suçları oluşturan içeriğe sahip faaliyet ve yayınları önlemeye yönelik çalışmalar yapmak amacıyla çalışma kurulları oluşturabilir. Çalışma kurulları, Başkanın görevlendireceği personelin başkanlığında çalışmalarını yürütür. Kurulların çalışma usul ve esasları Başkanlıkça belirlenir. Çalışma kurullarının her türlü giderleri Kurum tarafından karşılanır.

(2) Başkanlık bu Yönetmelikle verilen görevlerini yerine getirirken danışman kullanma, hizmet satın alma, tanıtma, kiralama gibi faaliyetlerde bulunabilir.

Tag: internet, kurul, komisyon, STÖ, vakıf, dernek,

 

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu (3294 sayılı)

 

Vakıflar:

Madde 7 – Bu Kanunun amacına uygun faaliyet ve çalışmalar yapmak ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara nakdî ve aynî yardımda bulunmak üzere her il ve ilçede sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları kurulur.
Mülkî idare amirleri vakfın tabii başkanı olup, illerde belediye başkanı, defterdar, il millî eğitim müdürü, il sağlık müdürü, il tarım müdürü, il sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumu müdürü ve il müftüsü; ilçelerde belediye başkanı, mal müdürü, ilçe millî eğitim müdürü, Sağlık Bakanlığının ilçe üst görevlisi, varsa ilçe tarım müdürü ve ilçe müftüsü vakfın mütevelli heyetini oluşturur. Ayrıca her faaliyet dönemi için, il dahilindeki köy ve mahalle muhtarlarının valinin çağrısı üzerine yapacağı toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla kendi aralarından seçecekleri birer muhtar üye ile ilde kurulan ve bu Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin kendi aralarından seçecekleri iki temsilci ve hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği iki kişi; ilçe dahilindeki köy ve mahalle muhtarlarının kaymakamın çağrısı üzerine yapacağı toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile kendi aralarından seçecekleri birer üye ile ilçede kurulu ve bu Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin kendi aralarından seçecekleri bir temsilci ve hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği iki kişi mütevelli heyetinde görev alırlar. İl veya ilçede bu Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşu olmaması halinde, hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği üçüncü bir kişi daha mütevelli heyetinde görev yapar.
Vakıf senetleri mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından Medeni Kanundaki hükümlere göre tescil ettirilir.

Tag: sosyal yardım, kurul, komisyon, STÖ, vakıf, dernek,

 

Yabancılar Ve Uluslararası Koruma Kanunu

Geri gönderme merkezlerinde sağlanacak hizmetler

MADDE 59 – (1) Geri gönderme merkezlerinde;

  1. a) Yabancı tarafından bedeli karşılanamayan acil ve temel sağlık hizmetleri ücretsiz verilir,
  2. b) Yabancıya; yakınlarına, notere, yasal temsilciye ve avukata erişme ve bunlarla görüşme yapabilme, ayrıca telefon hizmetlerine erişme imkânı sağlanır,
  3. c) Yabancıya; ziyaretçileri, vatandaşı olduğu ülke konsolosluk yetkilisi, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği görevlisiyle görüşebilme imkânı sağlanır,

ç) Çocukların yüksek yararları gözetilir, aileler ve refakatsiz çocuklar ayrı yerlerde barındırılır,

  1. d) Çocukların eğitim ve öğretimden yararlandırılmaları hususunda, Millî Eğitim Bakanlığınca gerekli tedbirler alınır.

(2) Göç alanında uzmanlığı bulunan ilgili sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Genel Müdürlüğün izniyle geri gönderme merkezlerini ziyaret edebilirler.

Sınır dışı etme kararının yerine getirilmesi

MADDE 60 – (1) Geri gönderme merkezlerindeki yabancılar, kolluk birimi tarafından sınır kapılarına götürülür.

(2) Geri gönderme merkezlerine sevk edilmesine gerek kalmadan sınır dışı edilecek olan yabancılar, Genel Müdürlük taşra teşkilatının koordinesinde kolluk birimlerince sınır kapılarına götürülür.

(3) Sınır dışı edilecek yabancıların seyahat masrafları kendilerince karşılanır. Bunun mümkün olmaması hâlinde, masrafların eksik kalan kısmı veya tamamı Genel Müdürlük bütçesinden ödenir. Masraflar geri ödenmediği sürece, yabancının Türkiye’ye girişine izin verilmeyebilir.

(4) Genel Müdürlük sınır dışı işlemleriyle ilgili olarak uluslararası kuruluşlar, ilgili ülke makamları ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapabilir.

(5) Yabancıların pasaportları veya diğer belgeleri, sınır dışı edilinceye kadar tutulabilir ve sınır dışı işlemlerinde kullanılmak üzere biletleri paraya çevrilebilir.

(6) Gerçek veya tüzel kişiler, kalışlarını veya dönüşlerini garanti ettikleri yabancıların sınır dışı edilme masraflarını ödemekle yükümlüdür. Yabancıyı izinsiz çalıştıran işveren veya işveren vekillerinin, yabancının sınır dışı edilme işlemleri konusundaki yükümlülükleri hakkında 4817 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uygulanır.

Avukatlık hizmetleri ve danışmanlık

MADDE 81 – (1) Başvuru sahibi ile uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler, bu Kısımda yazılı iş ve işlemlerle ilgili olarak, ücretleri kendilerince karşılanması kaydıyla avukat tarafından temsil edilebilir.

(2) Avukatlık ücretlerini karşılama imkânı bulunmayan başvuru sahibi ve uluslararası koruma statüsü sahibi kişiye, bu Kısım kapsamındaki iş ve işlemlerle ilgili olarak yargı önündeki başvurularında 1136 sayılı Kanunun adli yardım hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanır.

(3) Başvuru sahibi ve uluslararası koruma statüsü sahibi kişi, sivil toplum kuruluşları tarafından sağlanan danışmanlık hizmetlerinden faydalanabilir.

Gönüllü geri dönüş desteği

MADDE 87 – (1) Başvuru sahibi ve uluslararası koruma statüsü sahibi kişilerden, gönüllü olarak geri dönmek isteyenlere, ayni ve nakdi destek sağlanabilir.

(2) Genel Müdürlük, gönüllü geri dönüş çalışmalarını, uluslararası kuruluşlar, kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içerisinde yapabilir.

Uluslararası koruma süreçlerinde iş birliği

MADDE 92 – (1) Bakanlık, bu Kısımda yazılı uluslararası koruma süreçleriyle ilgili konularda, 5/5/1969 tarihli ve 1173 sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve Koordinasyonu Hakkında Kanun çerçevesinde Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, Uluslararası Göç Örgütü, diğer uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapabilir.

(2) Sözleşme hükümlerinin uygulanmasına nezaret etme görevini yerine getirmesinde, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğiyle gerekli iş birliği sağlanır. Bakanlık, bu Kanun çerçevesindeki uluslararası koruma, başvuru, değerlendirme ve karar süreçlerini belirlemeye, bu amaçla Dışişleri Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğiyle uluslararası anlaşma niteliği taşımayan protokoller yapmaya yetkilidir.

(3) Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin uluslararası koruma başvurusunda bulunmuş kişilere sınır kapıları da dâhil olmak üzere erişimi ve başvuru sahibinin de kabul etmesi şartıyla, başvurusuyla ilgili bilgilere erişimi sağlanır. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, başvurunun her aşamasında görüşlerini yetkililere iletebilir.

Uyum     

MADDE 96 – (1) Genel Müdürlük, ülkenin ekonomik ve mali imkânları ölçüsünde, yabancı ile başvuru sahibinin veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişilerin ülkemizde toplumla olan karşılıklı uyumlarını kolaylaştırmak ve ülkemizde, yeniden yerleştirildikleri ülkede veya geri döndüklerinde ülkelerinde sosyal hayatın tüm alanlarında üçüncü kişilerin aracılığı olmadan bağımsız hareket edebilmelerini kolaylaştıracak bilgi ve beceriler kazandırmak amacıyla, kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ile uluslararası kuruluşların öneri ve katkılarından da faydalanarak uyum faaliyetleri planlayabilir.

(2) Yabancılar, ülkenin siyasi yapısı, dili, hukuki sistemi, kültürü ve tarihi ile hak ve yükümlülüklerinin temel düzeyde anlatıldığı kurslara katılabilir.

(3) Kamusal ve özel mal ve hizmetlerden yararlanma, eğitime ve ekonomik faaliyetlere erişim, sosyal ve kültürel iletişim, temel sağlık hizmeti alma gibi konularda kurslar, uzaktan eğitim ve benzeri sistemlerle tanıtım ve bilgilendirme etkinlikleri Genel Müdürlükçe kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarıyla da iş birliği yapılarak yaygınlaştırılır.

Görev ve yetki

MADDE 104 – (1) Genel Müdürlüğün görev ve yetkileri şunlardır:

  1. a) Göç alanına ilişkin, mevzuatın ve idari kapasitenin geliştirilmesi, politika ve stratejilerin belirlenmesi konularında çalışmalar yürütmek ve Bakanlar Kurulunca belirlenen politika ve stratejilerin uygulanmasını izlemek ve koordine etmek
  2. b) Göç Politikaları Kurulunun sekretarya hizmetlerini yürütmek, Kurul kararlarının uygulanmasını takip etmek
  3. c) Göçle ilgili iş ve işlemleri yürütmek

ç) 19/9/2006 tarihli ve 5543 sayılı İskân Kanununda Bakanlığa verilen görevleri yürütmek

  1. d) İnsan ticareti mağdurlarının korunmasına ilişkin iş ve işlemleri yürütmek
  2. e) Türkiye’de bulunan vatansız kişileri tespit etmek ve bu kişilerle ilgili iş ve işlemleri yürütmek
  3. f) Uyum süreçlerine ilişkin iş ve işlemleri yürütmek
  4. g) Geçici korumaya ilişkin iş ve işlemleri yürütmek

ğ) Düzensiz göçle mücadele edilebilmesi amacıyla kolluk birimleri ve ilgili kamu kurum ve kuruluşları arasında koordinasyonu sağlamak, tedbirler geliştirmek, alınan tedbirlerin uygulanmasını takip etmek

  1. h) Kamu kurum ve kuruluşlarının göç alanına yönelik faaliyetlerinin programlanmasına ve projelendirilmesine yardımcı olmak, proje tekliflerini değerlendirmek ve onaylamak, yürütülen çalışma ve projeleri izlemek, bu çalışma ve projelerin uluslararası standartlara uygun şekilde yürütülmesine destek vermek

ı) Mevzuatla verilen diğer görevleri yürütmek

(2) Genel Müdürlük, görevleriyle ilgili konularda kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve uluslararası kuruluşlarla iş birliği ve koordinasyonu sağlamakla yetkilidir.

(3) Genel Müdürlüğün bu Kanun kapsamındaki her tür bilgi ve belge talebi, ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından geciktirilmeden yerine getirilir.

Göç Politikaları Kurulu ve görevleri

MADDE 105 – (1) Göç Politikaları Kurulu, İçişleri Bakanının başkanlığında, Aile ve Sosyal Politikalar, Avrupa Birliği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Dışişleri, İçişleri, Kültür ve Turizm, Maliye, Millî Eğitim, Sağlık ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme bakanlıkları müsteşarları ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı ve Göç İdaresi Genel Müdüründen oluşur. Toplantı gündemine göre, konuyla ilgili bakanlık, ulusal veya uluslararası diğer kurum ve kuruluşlar ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri toplantıya davet edilebilir.

Genel Müdür

MADDE 107 – (1) Genel Müdür, Genel Müdürlüğün en üst amiri olup Bakana karşı sorumludur.

(2) Genel Müdürün görevleri şunlardır:

  1. a) Genel Müdürlüğü mevzuat hükümlerine, Hükümet programı ve politikalarına uygun olarak yönetmek
  2. b) Genel Müdürlüğün görev alanına giren hususlarda gerekli mevzuat çalışmalarını yürütmek, belirlenen strateji, amaç ve performans ölçütleri doğrultusunda Genel Müdürlüğü yönetmek
  3. c) Genel Müdürlüğün faaliyet ve işlemlerini denetlemek, yönetim sistemlerini gözden geçirmek, kurumsal yapı ile yönetim süreçlerinin etkililiğini gözetmek ve yönetimin geliştirilmesini sağlamak

ç) Genel Müdürlüğün orta ve uzun vadeli strateji ve politikalarını belirlemek, bu amaçla uluslararası kuruluşlar, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapılmasını sağlamak

  1. d) Faaliyet alanına giren konularda kamu kurum ve kuruluşlarıyla iş birliği ve koordinasyonu sağlamak

(3) Genel Müdürlüğün yönetim ve koordinasyonunda Genel Müdüre yardımcı olmak üzere, iki genel müdür yardımcısı atanabilir. Genel müdür yardımcıları, Genel Müdür tarafından verilen görevleri yerine getirir ve Genel Müdüre karşı sorumludur.

Göç Danışma Kurulu

MADDE 114 – (1) Göç Danışma Kurulu, Bakanlık Müsteşarı veya görevlendireceği müsteşar yardımcısının başkanlığında, Türkiye İnsan Hakları Kurumu, Avrupa Birliği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ve Dışişleri bakanlıklarının en az daire başkanı seviyesindeki temsilcileri, Genel Müdür, genel müdür yardımcıları, Yabancılar Dairesi, Uluslararası Koruma Dairesi, İnsan Ticareti Mağdurlarını Koruma Dairesi, Uyum ve İletişim Dairesi ve Göç Politika ve Projeleri Dairesi başkanları, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Türkiye Temsilcisi, Uluslararası Göç Örgütü Türkiye Temsilcisi, göç konularıyla ilgili beş öğretim elemanı ve göç alanında çalışmalarda bulunan beş sivil toplum kuruluşu temsilcisinden oluşur. Kurul toplantılarına Başkan tarafından, yurt içi ve yurt dışından göç alanında uzman kişiler çağrılarak görüşleri alınabilir. Kurul yılda iki kez olağan olarak toplanır. Kurul, ayrıca Başkanın çağrısı üzerine her zaman olağanüstü toplanabilir. Toplantı gündemi, Başkan tarafından belirlenir.

(2) Öğretim elemanları ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Bakanlıkça belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde seçilir.

(3) Kurulun görevleri şunlardır:

  1. a) Göç uygulamalarını izlemek ve önerilerde bulunmak
  2. b) Göç alanında yapılması planlanan yeni düzenlemeleri değerlendirmek
  3. c) Göç politikaları ve hukuku alanında bölgesel ve uluslararası gelişmeleri değerlendirmek ve bu gelişmelerin Türkiye’ye yansımalarını incelemek

ç) Göçle ilgili mevzuat çalışmalarını ve uygulamalarını değerlendirmek.

  1. d) Göç alanında çalışmalar yapmak üzere alt komisyonlar kurmak, komisyon çalışmaları sonrasında ortaya çıkacak raporları değerlendirmek

(4) Kurulun tavsiye niteliğindeki kararları, Genel Müdürlük ile kamu kurum ve kuruluşlarınca değerlendirilir.

Düzensiz Göçle Mücadele Koordinasyon Kurulu

MADDE 116 – (1) Düzensiz Göçle Mücadele Koordinasyon Kurulu, Bakanlık Müsteşarı veya görevlendireceği müsteşar yardımcısı başkanlığında, Genelkurmay Başkanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ve Dışişleri bakanlıkları ile Millî İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, ilgili kolluk birimleri ve Genel Müdürlüğün en az daire başkanı seviyesindeki temsilcilerinden oluşur.

(2) Kurul toplantılarına, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra birimleri, sivil toplum kuruluşları, uluslararası kuruluş temsilcileri ile konuyla ilgili uzmanlar çağrılabilir. Kurul, gündemli olarak altı ayda bir toplanır. Kurul, ayrıca Başkanın çağrısı üzerine her zaman olağanüstü toplanabilir. Toplantı gündemi, üyelerin görüşü alınmak suretiyle Başkan tarafından belirlenir.

(3) Kurulun görevleri şunlardır:

  1. a) Düzensiz göçle etkin şekilde mücadele edilebilmesi amacıyla kolluk birimleri ve ilgili kamu kurum ve kuruluşları arasında koordinasyonu sağlamak
  2. b) Yasa dışı olarak Türkiye’ye giriş ve Türkiye’den çıkış yollarını tespit ederek önlemler geliştirmek
  3. c) Düzensiz göçe yönelik tedbirleri geliştirmek

ç) Düzensiz göçle mücadele alanında mevzuat oluşturma ve uygulama çalışmalarını planlamak ve uygulanmasını izlemek

(4) Kurulun kararları, kamu kurum ve kuruluşlarınca öncelikle değerlendirilir.

Geçici komisyonlar

MADDE 117 – (1) Genel Müdürlük, görev alanına giren konularla ilgili olarak çalışmalarda bulunmak üzere Bakan onayıyla, kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, uluslararası kuruluşlar ile konuyla ilgili uzmanların katılımıyla geçici komisyonlar oluşturabilir.

(2) Geçici komisyonların oluşumu, üye sayısı, görevlendirme ve seçilme yeterlilikleri, olağan ve olağanüstü toplantılarının yer ve zamanı, çalışma, karar alma usul ve esasları ile kurullarla ilgili diğer hususlar yönetmelikle belirlenir.

 

Tag: göç, mülteci, yabancı, koruma, kurul, komisyon, STÖ, vakıf, dernek, görüş alma, toplantıya davet


 

 

İlgili Diğer Kanunlar

– Uluslararası Nitelikteki Teşekküllerin Kurulması Hakkında Kanun (3335 sayılı)

– Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun (7564 sayılı)

– Yardım Toplama Kanunu (2860 sayılı)

3152 Sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun (Dernekler Dairesi Başkanlığı İle İlgili Hükümler)

– Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun (5072 sayılı)

– Devlet Memurları Kanunu (657 sayılı)

– Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1)

– Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 2)

– Bazı Dernek ve Kurumların Bazı Vergilerden, Bütün Harç ve Resimlerden Muaf Tutulmasına İlişkin Kanun (1606 sayılı)

– Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Kanun (4962 sayılı)

1606 sayılı Bazı Dernek ve Kuruluşların Vergiden Muaf Tutulmasına İlişkin Kanun (1)

– Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu (7338 sayılı)

2847 sayılı Türkiye Emekli Subaylar, Emekli Astsubaylar, Harp Malulü Gaziler Şehit Dul Ve Yetimleri İle Muharip Gazileri

3628 sayılı Mal Bildirimi, Rüşvet ve Yolsuzluka Mücadele Kanunu

– Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun (633 sayılı)

– – Emlak Vergisi Kanunu (1319 sayılı)

– Emniyet Teşkilatı Kanunu (3201 sayılı)

– Enerji Verimliliği Kanunu (5627 sayılı)

– Gelir Vergisi Kanunu (193 sayılı)

– Harçlar Kanunu (492 sayılı)

– Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı)

– İdari Yargılama Usulü Kanunu (2577 sayılı)

– Kamu İhale Kanunu (4734 sayılı)

– Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu (5018 sayılı)

– Karayolları Trafik Kanunu (2918 sayılı)

– Katma Değer Vergisi Kanunu (3065 sayılı)

– Kurumlar Vergisi Kanunu (5520 sayılı)

– Kültür ve Turizm Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun (4848 sayılı)

– Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu (2559 sayılı)

– Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun (6112 sayılı)

– Sigortacılık Kanunu (5684 sayılı)

– Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun (5224 sayılı)

– Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun (5431 sayılı)

– – Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun (3289 sayılı)

– Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun (6222 sayılı)

– Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun (5549 sayılı)

– – Taşıt Kanunu (237 sayılı)

– Terörle Mücadele Kanunu (3713 sayılı)

– Türk Bayrağı Kanunu (2893 sayılı)

– Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı)

– Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu (211 sayılı)

– Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı)

– Türkiye Emekli Subaylar, Emekli Astsubaylar, Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri ile Muharip Gaziler Dernekleri Hakkında Kanun (2847 sayılı)

– Türkiye İstatistik Kanunu (5429 sayılı)

– Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun (4207 sayılı)

 

 

 

Yönetmelikler

 

Vakıflar Yönetmeliği

Merkez Ve Taşra Teşkilatı Kuruluş, Görev, Çalışma ve Denetim Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik (Resmi Gazete Tarihi: 15/10/2002 Sayısı: 24907)

İçişleri Bakanlığı Dernekler Denetçileri Yönetmeliği (Resmi Gazete Tarihi: 22/09/2004 Sayısı: 25591)

Gençlik ve Spor Kulüpleri Yönetmeliği (Resmi Gazete Tarihi: 08/07/2005 Sayısı: 25869)

Yardım Toplama Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik  ( Resmi Gazete Tarihi:  27/12/1999 Sayısı: 23919 )

Dernek, Vakıf, Birlik, Kurum, Kuruluş, Sandık ve Benzeri Teşekküllere Genel Yönetim Kapsamındaki Kamu İdarelerinin Bütçelerinden Yardım Yapılması Hakkında Yönetmelik (Resmi Gazete Tarihi: 17/07/2006 Sayısı: 26231)

Valilik ve Kaymakamlık Birimleri Teşkilat, Görev ve Çalışma Yönetmeliği (Resmi Gazete Tarihi: 08/06/2011 Sayısı:27958)

İçişleri Bakanlığı Merkez Ve Taşra Teşkilatı Arşiv Hizmetleri Yönetmeliği (Resmi Gazete Tarihi: 10/07/2010 Sayısı: 27637)

Resmî Yazışmalarda Uygulanacak Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik (Resmi Gazete Tarihi: 02/12/2004 Sayısı: 25658)

Mal Bildiriminde Bulunulması Hakkında Yönetmelik (Resmi Gazete Tarihi: 15/11/1990 Sayısı: 20696)

Kamu Hizmetlerinin Sunumunda Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik (Resmi Gazete Tarihi: 31/07/2009 Sayısı: 27305)

İçişleri Bakanlığı Merkez ve Taşra Teşkilatı Arşiv Hizmetleri Yönetmelik Eki

Özel Öğrenci Yurtları Yönetmeliği (Resmi Gazete Tarihi: 03/12/2004 Sayısı: 25659)

 

Tebliğler

2007/2 Dernekler Tarafından Tutulan Karar, Evrak Kayıt, Demirbaş Ve İşletme Hesabı Defterlerinde Bulunması Gereken Bilgiler İle Bu Defterlerin Şekli

2006/1 Dernekler Tarafından Tutulan Üye Kayıt Defterinde Bulunması Gereken Bilgiler ile Bu Defterin Şekli

2005/2 Dernekler Tarafından Bastırılacak Alındı, Ayni Yardım Teslim ve Ayni Bağış Alındı Belgeleri ile Gider Makbuzları Hakkında Değişiklik Yapılması

2005/1 Dernekler Tarafından Bastırılacak Alındı, Ayni Yardım Teslim ve Ayni Bağış Alındı Belgeleri ile Gider Makbuzları

 

V. Katılımın Düzeyleri

Yukarda kimi örneklerini aktardığımız politika yapım sürecine katılım konusunda oluşturulan mekanizmalar farklı katılım düzeylerine göre değişkenlik gösterebilir. Ancak tüm katılım düzeyleri için kullanılacak araçların çeşitliliği ve sürekliliğinin sağlanması, temsil olanağı bulamayan daha küçük STÖ’lerin, inisiyatif ve platformların da süreçlere katılabilmesi önemlidir. İyi Uygulama İlkeleri’ne göre dört farklı katılım düzeyi tanımlanmıştır.

  1. Bilgilendirme

Bilgi edinme veya bilgiye erişim politika yapım sürecine katılımın tüm aşamalarında temel bir önem taşır. Bu katılım düzeyinde STÖ’lerin veya halkın kamu yetkilileri ile iletişime geçmeleri gerekli değildir. Bilgi akışı çoğunlukla kamu kurumları tarafından gerçekleştirilir.

  1. İstişare

Kamu ile STÖ’ler arasındaki iletişimde yetkililer STÖ’leri planlanan politika taslağından haberdar eder ve geribildirimlerde bulunmalarını ister. İstişare yapılması yönündeki girişimler STÖ’lerden ziyade kamu yetkilileri tarafından gerçekleştirilir.

  1. Diyalog

Diyalog hem kamu yetkilileri hem de STÖ’ler tarafından başlatılabilir. Geniş veya işbirliğine dayalı olmak üzere ikiye ayrılmıştır.

Geniş diyalog kamu yetkilileri ve STÖ’ler arasında düzenli görüş alışverişini sağlamak üzere ortak hedefler temelinde kurulan iletişimdir. Kamuya açık ve özel konulu toplantılar geniş diyalog sürecinin bir parçası olabilir.  Yapılan tartışmalar geniş kapsamlıdır ve belirli bir politika hazırlığı ile açık bir şekilde bağlantılı değildir.

Öte taraftan, işbirliğine dayalı diyalog belirli bir politika ile ilgili ortak amaçlar göz önünde tutularak gerçekleştirilir. İşbirliğine dayalı diyalog çoğunlukla ortak bir tavsiye, strateji ya da yasa önerisi ile sonuçlanır. Temel politika stratejilerinin geliştirilmesi ve ortak çıktıların ortaya konması açısından sık, düzenli ve birleşik toplantılar öngörür ve bu haliyle geniş diyalogdan daha güçlüdür.

  1. Ortaklık

Ortaklık, siyasal karar verme sürecinin her aşamasında yapılabilir, sorumluluğun paylaşılması demektir. Katılımın en üst düzey biçimidir.

Bu seviyede STÖ’ler ve kamu yetkilileri yakın işbirliği yapmak üzere bir araya gelirler; bunu yaparken de STÖ’lerin bağımsızlığının, savunuculuk faaliyetleri düzenleme haklarının korunması ve ortaklık konumlarının çalışmalarını engelleyici bir yön teşkil etmemesi sağlanmalıdır. Ortaklık düzeyinde katılımcı forumlar düzenlenebilir; kaynakların tahsisine de karar veren, ortak çalışma birimleri oluşturulabilir.

IV. Karar Alma Aşamaları

Karar alma süreçlerine dair farklı modeller oluşturulmuş olsa da aşamalar hepsinde benzer biçimde tanımlanmıştır. Avrupa Konseyi tarafından kabul edilen Sivil Toplumun Karar Verme Sürecine Katılımıyla İlgili İyi Uygulama İlkeleri’ne göre karar alma döngüsü altı aşamadan oluşur.[1]

1.Gündemin Belirlenmesi:

Bu aşamada STÖ’ler karar alıcı mercileri kolektif yarar doğrultusunda etkilemek üzere faaliyet gösterir. Gündemin belirlenmesi sürecinde STÖ’lerin ulusal ve yerel düzlemlerde süren siyasal görüşmeleri tamamlayıcı bir rolü vardır.

Bazı yararlı araçlar ve mekanizmalar:

-Politika yapım süreci, konuyla ilgili belgeler ve karar verme mercileri hakkında doğru bilgiye kolay ve açık erişimin sağlanması

-STÖ’lerin farkındalığı arttırmak üzere yapacakları kampanyalar ve lobi faaliyetleri; örneğin, politikaya ilişkin raporlar, posterler ve broşürler, web siteleri, basın açıklamaları, toplantı ve gösteriler

– e-dilekçe yada web-forumlar gibi online araçlarla bilgi edinme başvurusunda bulunma

-Konudan etkilenen kesimlerle ilgilendikleri konuları ve önerilerini öğrenmek üzere online ya da diğer yollardan istişarede bulunma

– Farklı grupların hassasiyetlerini ve ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla oturumlar ve halka açık forumlar düzenlenmesi

-Güncel politika girişimleri hakkında kamuoyunun bilgiye erişebilmesini mümkün kılacak hükümet irtibat görevlisinin belirlenmesi

2. Politika Taslağının Hazırlanması

Kamu yetkilileri, politika hazırlığı yapılırken STÖ’lerin görüşlerine başvurabilir. STÖ’ler sürece çoğu zaman sorunları tespit etmek, araştırmalar yoluyla destekledikleri çözüm önerilerinde bulunmak üzere dâhil olur. İstişare olanaklarının kolaylaştırılması, konuyla ilgili kesimlerle çeşitli yollardan kurulan diyalog sayesinde bilgi toplanması bu aşamada önemlidir.

Bazı yararlı araçlar ve mekanizmalar:

-Politika belgelerine açık ve serbest erişim sağlanması, hazırlanan politika taslağı için tek noktadan bilgi sağlanması ve bilgilerin anlaşılır biçimde topluma ulaştırılması

-Başlıca belgelere kapsamlı erişimi sağlayacak bir web sitesi kurulması

-STÖ’ler tarafından taslağın oluşturulma sürecinde kampanyalar ve lobi faaliyetleri yürütülmesi

-Politika taslağı hazırlama sürecine katkıda bulunmak üzere STÖ’ler tarafından araştırmalar yapılması

-Konuyla ilgili kesimlerle yüz yüze veya ‘online’ oturumlar ve soru ve cevap seklinde paneller düzenleyerek hassasiyetlerin ve endişelerin belirlenmesi ve önerilerin alınması

-STÖ temsilcilerinin oluşturacağı veya bu temsilcilerin de dâhil edileceği kalıcı veya geçici komiteler ve istişare birimleri kurulması

-Taslak yasanın hazırlanmasına sivil toplum tarafından aktif katılım sağlanması

3.Karar Alma: Oluşturulan yasa taslakları ve öneriler, STÖ’lerin görüşlerine ve katılımına açık olmalıdır. Karar alınmadan önce kamu yetkililerince farklı görüşler ve düşünceler değerlendirilmelidir. Ancak kesin karar verme yetkisi, kararın halk oylamasıyla, referandumla veya eş-karar verme mekanizmasıyla alınması durumları dışında, kamu yetkililerindedir.

Bazı yararlı araçlar ve mekanizmalar:

-STÖ’ler tarafından karar vericileri etkileyecek kampanyalar ve lobi faaliyetleri

-Karar verme sürecinde tartışmalara kısıtlama olmaksızın erişim sağlayacak, katılıma açık genel oturumlar, forumlar ve uzlaşma konferansları

-Katılımcı bütçeleme gibi eş-karar verme süreçleri

4. Uygulama: STÖ’lerin daha önceki aşamalarda yaptığı çalışmaların çoğu, politikanın uygulanmasını etkilemeye yönelik girişimlerdir. Bu aşamada, aktif ortaklığın yanı sıra, beklentiler ve fırsatlarla ilgili net ve şeffaf bilgilere erişim de önemlidir.

Bazı yararlı araçlar ve mekanizmalar:

-Pratik yardım ve rehberlik bilgileri sağlamaya yönelik olarak, internet üzerinden veya diğer kanallardan sağlanacak, soru cevap seklinde bilgi sağlama amacıyla sunulan Sıklıkla Sorulan Sorular

-STÖ’leri ve kamuyu bilgilendirmek ve politikanın nasıl uygulanacağını tartışmak üzere etkinlikler, konferanslar, forumlar ve seminerler düzenlenmesi

-Uygulamayla ilgili bilgileri ve kapasiteyi arttırmak üzere eğitim seminerleri düzenlenmesi

-STÖ’lerin ve kamu yetkililerinin politikayı uygulamak üzere oluşturdukları stratejik ortaklık;

5. İzleme: Bu aşamada STÖ’ler uygulanmakta olan politikanın sonuçlarını izler ve belirlenen amaca ulaşılması bakımından değerlendirir.

Bazı yararlı araçlar ve mekanizmalar:

-Politikanın kaydettiği ilerleme konusunda bilgiye açık ve serbest erişim

-STÖ’ler tarafından vakaların ve istatistiksel bilgilerin derlenmesine ilişkin kanıt toplama faaliyetleri ve bağımsız araştırma çalışmaları yapılması

-Konferanslar ve raporlama faaliyetleri yoluyla politikanın ve etkilerinin değerlendirilmesi

-Kamuoyu araştırmaları, internet üzerinden araştırmalar veya anketler gibi, kaydedilen ilerlemenin izlenmesini mümkün kılan geri bildirim mekanizmalarının kurulması

-Politika girişiminin izlenmesi ve değerlendirmesinden sorumlu STÖ’lerden oluşan çalışma grubu veya komiteler

-Politika girişimini izleyip değerlendirmek üzere stratejik ortaklık içinde bir araya gelmiş olan STÖ’ler ve kamu yetkililerinden oluşan çalışma grubu veya komiteler

6. Politikanın Yeniden Oluşturulması: Bu aşamada politika uygulaması gözden geçirilir ve değerlendirme sonucunda elde edilen bilgiyle birlikte toplumun değişen ihtiyaçlarına göre politikada değişiklik yapılabilir. Gözden geçirmenin katılımcı biçimde gerçekleşmesi için bilgiye erişimin sağlanması ve diyalog olanaklarının oluşturulması gereklidir.

Bazı yararlı araçlar ve mekanizmalar:

-Kamu yetkililerinin planladığı bir sonraki aşamanın belirleneceği konferans veya toplantılar

-Bundan sonraki faaliyetler ile ilgili sivil toplum görüşlerinin alınması için istişareler

-STÖ’lerin konudan etkilenen kesimlerle ve kamu yetkilileriyle yeni bir politika önerilmesi amacıyla ortak bir uzman grubu oluşturduğu çalışma grubu veya komitesi

[1] Sivil Toplumun Karar Verme Sürecine Katılımıyla İlgili İyi Uygulama İlkeleri 1 Ekim 2009’da Avrupa Konseyi Uluslararası STK’lar Konferansı’nda kabul edilmiş bir çerçeve metindir. Yerel düzeyden uluslararası düzeye geniş bir alanda faaliyet gösteren STÖ’lerin parlamento, hükümet ve kamu kurumları ile olan ilişkilerinde kullanabilecekleri bir araç olarak planlanmıştır. Metin STÖ’lerin yanı sıra kamu-STÖ işbirliği sürecinde yerel, bölgesel ve ulusal düzeyde kamu otoritelerinin de öngörülen araçlar ve mekanizmalardan faydalanmasını amaçlamaktadır.

 

III. Politika Yapım Sürecine Katılım

STÖ’ler halkın taleplerini karar alma süreçlerine taşımak amacıyla politika yapım sürecinin aşamalarına aktif biçimde dâhil olabilir; devlet kurumları ile bu doğrultuda ortak çalışmalar yürütebilirler. Devletin katılımın sağlanması ve sürdürülmesi konusundaki sorumluluklarına ek olarak sivil toplumun politika yapım sürecine eşitlikçi bir düzeyde katılımının planlanması aşamasında da kamu kurumlarının bazı yükümlülükleri vardır. Kamuoyu ve STÖ’ler ile bilgi paylaşımı ve bunun kapsayıcı ve anlaşılabilir bir dil kullanılarak yapılması, bilgilendirme konusunda şeffaf ve net usullerin uygulanması bunların başında gelir. Katılımın planlanması noktasında amaç ve beklentiler konusunda ortak fikirlerin oluşması önemlidir. Bu da ancak katılımın düzeyine uygun araç ve mekanizmaların süreçlere dâhil edilmesi ile söz konusu olabilir.

II. Sivil Toplum Örgütleri (STÖ) ve Katılım

Sivil toplum kavramı üstüne farklı tanımlar bulunsa da tüm yaklaşımlarda ortak olarak bulunan özellikler şöyle sıralanabilir. 1.) Sivil toplum devletten bağımsız, gönüllülük esasına dayalı olarak faaliyet gösteren örgütlerden oluşur. 2.) Sivil toplum aynı zamanda bir toplumsal değerler birlikteliğidir ve eşitlikçi ve adil bir toplum düşüncesinin yaygınlaşmasında önemli bir role sahiptir. 3.) Sivil toplum yurttaşların bir araya gelerek sivil değerler kazanması, farklı düşüncelerini ifade edebilmesi ve tartışabilmesi için uygun bir ortamı ifade eder. Gönüllü gruplar, kar amacı gütmeyen kuruluşlar, dernekler, vakıflar, coğrafi bölge ya da ortak amaçlar doğrultusunda bir araya gelmiş topluluklar ve bir davanın savunucusu olan grupları içeren örgütlenmiş yapılar sivil toplum örgütlerini oluştururlar. Gelişmiş bir sivil toplum yapısı içinde demokratik normlar yerleşiklik kazanmıştır. Gelişmiş bir sivil toplum yapısı mevcut yasal düzenlemelerin ve mekanizmaların iyileştirilmesinin yanında devlet kurumları ve halk arasındaki iletişimde demokratik ve eşitlikçi bir kültürün hayata geçmesi için önemlidir.

Sivil toplum örgütleri kamuoyunu etkileyebilir ve harekete geçirebilir. Bunun yanında sesini duyurabilme ve politikalara dâhil olma konusunda engellerle karşılaşan grupları temsil etme ve kimi zamanlar gündemde yer bulamayan konuları gündeme getirme sorumluluğunu üstlenirler. STÖ’ler düşüncelerini yaygınlaştırmak için kitle iletişim araçları ve sosyal medyayı kullanabilir ve çeşitli toplumsal kesimlerin haklarını savunmak için kampanya ve savunuculuk faaliyetleri düzenleyebilirler. Sorunları farklı boyutları ile anlatabilmek amacıyla bağımsız araştırmalar yaparak, düzenli raporlar yayınlarlar. Bunları yerel ve merkezi düzeyde yöneticilere ulaştırabilir ve bir sorundan etkilenen kesimlerin talep ve ihtiyaçlarını dile getirebilirler.

STÖ’ler ulusal ve yerel düzeydeki karar alma organlarını politika üretimine halk katılımını sağlayacak yapılar oluşturmaya yönlendirebilirler. Bu doğrultuda diğer STÖ’lerle bir araya gelip işbirlikleri, ortaklıklar oluşturabilirler. STÖ’ler halkın kendilerini etkileyen konularda örgütlü ve toplumsal katılım göstermesi konusunda birincil önemdedir. Yurttaşların arasındaki iletişimi güçlendirecek ve karar alma süreçlerine katılım düzeylerini yükseltecek deneyim ve alışkanlıkları kazanmaları konusunda aracı bir rol oynarlar. Zira örgütlü halk katılımı aynı zamanda demokratik usullerin öğrenilmesini sağlayan ve birlikte hareket etme duygusunu içeren dayanışmacı bir süreçtir. Bu nedenle STÖ’lerin sadece büyük kentlerde değil, tüm ülke genelinde ve yerelliklerde güçlenmesi, temsil kapasitesinin genişlemesi ve yeni örgütlenme biçimlerinin geliştirilmesi önemlidir. Kamu kurumları ile ilişkiler bu açıdan düşünüldüğünde katılım durumunu kısıtlayabildiği gibi elverişli kılacak düzenlemeleri de içerebilir. Örneğin yerel yönetimler ve STÖ’ler arasında karar alma süreçlerinde oluşturulacak diyalog ve işbirlikleri katılım konusunda iyi örneklerin ortaya çıkmasını sağlayabilir.

I. Bir İnsan Hakkı Olarak Katılım

Katılım, insanların yaşamlarını etkileyen toplumsal, siyasal ve ekonomik gelişmelere dair söz sahibi olmaları açısından temel bir insan hakkıdır. Bu yönüyle de hem kamu kurumları ve yurttaş ilişkilerinde hem de yurttaşlar arasında belli bir güç ve yetki paylaşımını gerekli kılar. Günümüzde pek çok ülke temsili demokrasi ile yönetilmektedir. Genel anlamda temsili demokrasi, seçimler yoluyla görev başına gelen vekillerin parlamentoda halkı temsil etmesidir. Halk, milletvekili seçimleri, yerel seçimler ve referandum yoluyla katılım gösterir. Çoğulculuk, halkın egemenliği, yasalar önünde eşitlik, adalete erişim hakkı, özgür ve adil seçimler, toplumsal refahın ve örgütlenme ve ifade özgürlüğü haklarının sağlanması demokrasinin temel ilkelerini oluşturur. Halk egemenliği ilkesinin bir sonucu olarak seçilmişlerin yetkileri Anayasa ve yasalarla sınırlandırılmıştır. Örgütlenme özgürlüğüne sahip yurttaşlar farklı eğilimleri temsil eden siyasal partilere üye olabilir, çalışmalarına katılabilir ve siyasal katılım haklarını daha geniş bir çerçevede kullanabilir. Gelişkin bir demokrasiye sahip ülkelerde sivil toplum devletten ayrı, halkın görüşlerini ifade edip tartışabileceği ve sivil değerler kazanacağı bir alan olarak yapılanmıştır. Sivil toplum örgütleri de demokratik katılımın araçları olarak bu çerçevede büyük öneme sahiptir.

Halkın demokratik süreçlere daha yoğun katılımını sağlamaya yönelik arayışlar katılımcı demokrasi kavramı çerçevesinde tartışılmaktadır. Katılımcı demokrasi anlayışı “halka yakınlık” ve “yerellik” kavramlarını vurgular. Bu anlayışa göre tüm yurttaşların bağlantı kurabileceği yerel yönetimler ve katılımı teşvik eden yerel mekanizmalar demokrasi açısından büyük önem taşır. Yerelde katılım biçimleri temsili demokrasinin merkezi kurumlarını tamamlar ve insanların yaşadıkları ortama dair tartışmalara doğrudan katılabilmesini hedefler. Yerel halkın ihtiyaçlarını ve taleplerini ihtiyacın belirdiği yerde karşılayabilir. Örneğin, kamu hizmetlerinin yerel yönetimler tarafından karşılanması ihtiyaçların daha net olarak belirlenmesini sağlayabilir. İnsanlara ulaşma ve onların sesine kulak vererek sorunu anlama ve çözüm üretebilme konusunda kolaylık sağlar. Halkın aktif yurttaşlar olarak bir konuyu gündeme getirebilmesi, konular hakkında görüş beyan edebilmesi katılımcı demokrasinin önemli bir boyutudur. Devlet dışındaki aktörlerin haklarını talep edip alabilmesi ve karar alma süreçlerini etkileme ve dönüştürme konusunda bir güce sahip olması düşüncesi ağırlık taşır. Bu durumda yerel yönetimler yetkilerini halkla paylaşacağı için yerel katılım biçimleri kamu kurumları ve yurttaşlar arasında güç paylaşımının somut bir örneğini oluşturur.  Yerel yönetimlerin şeffaf ve çok sesliliğe önem veren bir yönetim anlayışı ile ve STÖ’lerle işbirliği içinde çalışması halkın demokratik süreçlere katılımının artmasında önemlidir.

Katılım biçimleri, var olan yasalar yanında, insanların gündelik yaşamlarında karşılaştıkları sorunlar ve içinde yaşamak istedikleri topluma dair düşünce ve özlemlerine göre değişir. Halk katılımı genel anlamda bireysel ve toplumsal katılım olarak ikiye ayrılabilir. Oy vermek, imza kampanyalarına katılmak, resmi makamlara dilekçe vermek, yerel ve ulusal meclis üyeleri ile iletişim kurmak, sosyal medya/yeni teknolojiler yoluyla toplumsal ve siyasal süreçlere müdahil olmak, halka açık toplantılar, forumlar ve gösterilere katılmak bireysel katılım biçimleri olarak tarif edilebilir. Toplumsal katılım ise devletten bağımsız, gönüllülük esasına dayalı olarak ortak bir amaç doğrultusunda bir araya gelen insanlar tarafından gerçekleştirilen tüm eylemlerdir. Bu tanım sivil toplum örgütlerinin yanı sıra çeşitli toplumsal hareketleri ve yerel ölçekteki sivil inisiyatifleri de kapsayacak şekilde geniş olabilir.

Ancak değişik katılım biçimlerini birbirinden net bir şekilde ayırmak her zaman mümkün değildir. Örneğin, mahallesinde kent hakları ile ilgili çalışmalar yürüten bir derneğin başlattığı imza kampanyasına destek veren ve toplantılara katılan bir kişi düşünülürse, bu kişi mahallesinde karşılaştığı sorunlar konusunda söz hakkı istemekte ve kendi yaşamına dair alınan kararlara katılma doğrultusunda atılan adımlara destek vermektedir. Dolayısıyla, bu eylemin sonuçları itibariyle toplumsal bir katılım biçimi olduğu söylenebilir. Katılımın bir diğer önemli noktası da yurttaşlar arasında dayanışma ve toplumsal benlik düşüncesini geliştirmesidir. Bu nedenle örneğin gösterilere ve forumlara katılmak özgüven ve bireysel sorumluluk duygusu yanında ortak bir çabanın parçası olmak hissini de güçlendiren bir etkendir.

Devletler, yönetim biçimlerine göre halktan gelen demokratik talepleri farklı ölçülerde karşılarlar. Bundan dolayı devlet kurumları ve toplum arasında sürekli bir etkileşim vardır. Devlet nasıl toplumsal ilişkileri yasalarla düzenliyor ve yönetiyorsa yurttaşların eylemleri de katılımın doğası gereği bu yasaların ve ilişkilerin oluşmasında ve biçimlenmesinde etkili olur. Bu açıdan katılımın devletten bağımsız olarak gerçekleşmesi farklı toplumsal kesimler tarafından dile getirilen saygı görme, tanınma ve sosyal adalet taleplerinin yükseldiğini gösterir. Hali hazırda kamu kurumları tarafından belirlenmiş, çerçevesi farklı ülkelere göre değişkenlik gösteren, ifade, örgütlenme ve toplantı özgürlüğüne yönelik yasal düzenlemeler bulunmaktadır. Yurttaşların toplumsal alandaki tartışma ve katılım biçimleri bu düzenlemeler doğrultusunda belirlenir. Toplumsal kesimlerin artan demokratik talepleri bu düzenlemelerin alanının genişlemesi ve daha özgürlükçü bir yapı kazanması doğrultusunda etkili olur. Var olan kurumsal mekanizmalara ek olarak yeni demokratik katılım biçimlerinin yurttaşlar tarafından yaratılabileceği anlamına gelir. Bu da halk katılımının süreklilik kazanması ve politikalar üstünde etkili olabilmesi açısından büyük önem taşır. Bireysel hak ve özgürlüklerin gerçekleştirilmesi yanında toplumsal sorunların çözümüne yönelik dönüşümlerin olanaklı olduğu düşüncesini yaratır.

Bir diğer önemli nokta yurttaşların katılım konusunda deneyim kazanmaları ve farklı katılım yolları üstüne bilgi sahibi olmalarıdır. İnsanların katılım deneyimi kazanmaları ihtiyaç ve sorunlarını karşılıklı olarak tartışabilme ve bilgi paylaşımı yapabilme konusunda iletişimlerini güçlendiren bir etkendir. Katılım deneyiminin artması ile yurttaşların karar alma süreçlerine katılım düzeyleri de yükselir. Kurumlar ve yurttaşlar arasında yetki paylaşımının bir gereği olarak hangi politikaların uygulanacağını belirleme konusunda söz sahibi olabilir, siyasetçilerin ve idarecilerin aldığı kararları izleyebilir ve uygulanan politikaların sonuçlarını değerlendirebilirler. Toplumsal ihtiyaçların karşılanması ve kaynakların tahsisi düzeyinde düşünüldüğü zaman katılımcı uygulamalar sayesinde kamusal hizmetlerin daha etkili sunulması sağlanabilir. Yönetim kurumları tarafından katılımcı uygulamaların etkin biçimde hayata geçirilmesi halkın gelişmeler hakkında zamanında haberdar edilmesini ve geribildirim alınmasını gerektirir. Karar alma süreci boyunca halkla yüz yüze iletişim kurarak isteklerini anlamak, hatta kimi durumlarda -örneğin mahallelerine yapılması planlanan bir park konusunda- son sözü halka bırakmak demokratik biçimde karar almayı ve etkili hizmet sunmayı sağlayabilir.

Ancak kimi durumlarda yasalar ve hükümetlerin uyguladığı politikalar halkın talep ve ihtiyaçlarına denk düşmemektedir. Bu durumun temel nedenleri arasında seçimler dışında halkın karar alma sürecine aktif katılımını sağlayacak mekanizmaların geliştirilememesi[1], sorunların etkin biçimde tespit edilememesi ve kaynakların ihtiyaçlara uygun olarak dağıtılamaması sıralanabilir. Taleplerin ifade edileceği bürokratik mekanizmalar ise yurttaşların müdahil olamayacakları derecede karmaşık olabilir. Bu etkenler merkezi düzeyde halk katılımını zorlaştırmaktadır. Bu nedenlerle yurttaşların artan katılımı kurumsal yapıların demokratikleşmesi konusunda her zaman bir güvence sağlamaz. Katılımın etkin bir şekilde gerçekleşebilmesi için devletin, halkın demokratik haklarını kullanabilmesi doğrultusunda uygun zemini oluşturma sorumluluğu vardır. Örgütlenme özgürlüğü, ifade ve toplantı özgürlüğü haklarının yasalarla güvence altına alınması ve pratikte işliyor olması gereklidir. Bu haklar, adalete erişim ve yasalar önünde eşitlik ile birlikte yurttaşlık haklarının temelini oluşturur. Ancak her yurttaş bu haklarını kullanarak karar alma süreçlerine eşit düzeyde katılım sağlayacak olanaklara sahip değildir. Ekonomik ve kültürel eşitsizliklerin doğurduğu farklılıklar ve engeller nedeniyle pek çok insan düşüncelerini ve ihtiyaçlarını ifade ederek aktif bir katılım gerçekleştirememektedir. İlaveten, savaşlardan etkilenerek ülkelerini terk etmek zorunda kalan mülteciler ve göçmenler gibi gruplar yurttaş olmanın getirdiği hakların dışında kalmaktadır. Bir insan hakkı olarak katılım ancak çeşitli toplumsal kesimlerin ekonomik refahtan pay alması, kaliteli eğitime ulaşabilmesi, sosyal adaletin sağlanması ve “hak sahibi olma hakkı”nın tanınması ile etkin biçimde gerçekleşebilir. Yine, katılım süreçlerine dâhil olma konusunda zorluk yaşayabilen çocuklar, yaşlılar, engelli bireyler ve kadınlar gibi toplumsal gruplar için kurumsal destek mekanizmaları oluşturulması önemlidir. Bunlara örnek olarak binalara fiziksel erişimin rahat olması, çocuk bakımı konusunda iş yerleri ve mahallelerde kreşler gibi uygun devlet olanaklarının yaratılması, kurumların bu konularda kapasitelerinin geliştirilmesi için eğitimler yapılması ve katılım süreçlerine dair bilgilerin açık ve anlaşılır biçimde herkesle paylaşılması verilebilir.

[1] Temsili demokrasinin halkın karar alma süreçlerine katılımı konusunda karşılaştığı sorunlar Avrupa Birliği ülkelerinde de tartışılmaktadır. Bu çerçevede kurumların yurttaşların taleplerine duyarlılığını arttırmak yönünde uygulamalar geliştirilmekte; kurumsal işleyişlerin değişmesi yönünde çalışmalar yapılmaktadır. Örneğin Lizbon Antlaşması’ndan sonra oluşturulan Avrupa Vatandaş İnisiyatifi [Link] çerçevesinde AB yurttaşları 28 üye ülkenin 7’sinden 1 milyon imza toplayarak çevre, tarım, halk sağlığı, ulaşım gibi konularda Avrupa Komisyonu’na önemli gördükleri bir konuyu gündeme alması için çağrı yapabilirler. Bu durumda komisyon konuyu gündeme almak ve halka görüşünü bildirmekle yükümlüdür.

Katılım Senin Hakkın

Çağdaş demokratik sistemlerde halkın karar alma mekanizmalarına katılımı yasalar ve gelişmiş bir sivil toplum yapısının varlığı ile güvence altındadır. Katılımın önemi, sivil toplum örgütlerinin demokratik katılımın sağlanmasındaki rolü ve politika yapım süreçlerine dair hazırladığımız metne buradan ulaşabilirsiniz.

I. Bir İnsan Hakkı Olarak Katılım

II. Sivil Toplum Örgütleri (STÖ) ve Katılım

III. Politika Yapım Sürecine Katılım

IV. I. Karar Alma Aşamaları
1.Gündemin Belirlenmesi:
2. Politika Taslağının Hazırlanması
3.Karar Alma
4. Uygulama:
5. İzleme:
6. Politikanın Yeniden Oluşturulması:

V. Katılımın Düzeyleri
1. Bilgilendirme
2. İstişare
3. Diyalog
4. Ortaklık