Navigate / search

Türkiye’de Yasama Süreçlerine etkin Sivil Katılım

Proje/Kampanya Adı: Türkiye’de Yasama Süreçlerine etkin Sivil Katılım

Yürütücü: Başbakanlık, Parlamenter Danışmanları Derneği (PDD), Yasama Derneği (YASADER)

Proje/Kampanya Konusu: Sivil toplumun yasa yapma süreçlerine katılımı için gerekli ortamın hazırlanması, bu konudaki bilinçlenmenin artması, katılımın önündeki engellerin azaltılarak bu yöndeki talebin artması, kanun yapımında sivil katılım kültürünün oluşması

Kim tarafından desteklendiği: Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP)

Süresi: 12 ay

Bütçesi: 200.000 USD

Yaklaşım/Politika (neler yapıldı savunuculuk/lobicilik):

8 Ekim 2008 tarihinde Yasa Yapma Süreçlerine Katkı Verme Ulusal Konferans ve Çalıştayı gerçekleştirildi.

Proje içerisinde iki yasa çalışması:

  1. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı
  2. Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı Taslağı belirlenerek bunlar üzerinde ilgili kurum müdürlerinin, ilgili STK’ların ve halkın görüşleri alındı.

Belirtilen yasa çalışmaları hakkında görüşleri yerinde almak, yasa tasarılarının muhtemel etkilerini anlamak için Başbakanlık ve ilgili bakanlıklardan uzmanlar ile YASADER üyesi TBMM yasama uzmanları ve diğer görevlilerle birlikte; “YASALAR SİZİ ETKİLEMEDEN SİZ YASALARI ETKİLEYİN!” sloganıyla

  • Çorum’da 21-22 Kasım 2008 tarihinde
  • Mersin’de 28-29 Kasım 2008 tarihinde
  • Bursa’da 19-20 Aralık 2008 tarihinde
  • Mardin’de 2-3 Ocak 2009 tarihinde toplantılar düzenlenerek alan çalışmaları gerçekleştirildi. Pilot istişare uygulamalarının organizasyonu Parlamenter Danışmanları Derneği (PDD) tarafından yapıldı.

Yasal ve/veya İdari bir değişikliğe sebep olup olmadığı (olduysa lütfen belirtin):

Kimlerle çalışıldı (ortaklar/kamu kurumları): Başbakanlık, Parlamenter Danışmanları Derneği (PDD), Yasama Derneği (YASADER)

Sonuçlar: Kanun tasarıları hakkında alınan görüş ve öneriler PDD bünyesinde milletvekili danışmanları tarafından yapılacak değerlendirme ve analizden sonra rapor haline getirilecek; başta ilgili ihtisas komisyonu başkanı ve milletvekillerine, Başbakanlık ve ilgili bakanlık bürokratlarına iletilecektir.

Web sayfası/sosyal medya hesapları (kampanya/proje/STÖ):

http://www.yasader.org/wp/?page_id=650

Belgeler: (poster, broşür vs):

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye

http://www.undp.org.tr/Gozlem3.aspx?WebSayfaNo=1273

Yasa Yapma Süreçlerine Etkin Katılım, Dyfan Jones

http://www.undp.org.tr/demGovDocs/CivicEng/Jon_Dyfan.ppt

Kapsayıcı Politika Oluşturma Süreci, OECD, Joanna Caddy

http://www.undp.org.tr/demGovDocs/CivicEng/Oecd_Ankara.ppt

İstişare Nedir?, Simon James

http://www.undp.org.tr/demGovDocs/CivicEng/S_James_pre.ppt

Avrupa Birliği Genelinde Seçilmiş Ulusal ve Bölgesel Yasama Meclislerine İlişkin Anket sonuçlarını değerlendiren “Parlamentoda Komisyon Aşamasındaki Yasa Yapma Süreçlerine Sivil Toplum Katılımına Yönelik Mevcut Sistem ve Yapıların Karşılaştırmalı Analizi” başlıklı Anket Sonuç Raporu

http://www.undp.org.tr/demGovDocs/CivicEng/Anket_Sonuc.doc

Eklemek istedikleriniz:

Çocuğa Karşı Şiddetin Önlenmesinde Sivil Toplum Örgütlerinin Güçlendirilmesi

Proje/Kampanya Adı: Çocuğa Karşı Şiddetin Önlenmesinde Sivil Toplum Örgütlerinin Güçlendirilmesi

Yürütücü:  Gündem Çocuk Derneği

Proje/Kampanya Konusu: Çalışma sivil toplum örgütlerinin çocuğa yönelik şiddetin ortadan kaldırılması konusundaki çalışmalarını güçlendirmek amacıyla konuya ilişkin stratejik düşünmeyi öngören bir süreci ve hak mücadelesinde bir yöntem olarak kullanılan stratejik haritalama olanağını paylaşmayı hedefledi.

Kim tarafından desteklendiği: AB Delegasyonu Avrupa Birliği Demokrasi ve İnsan Hakları için Avrupa Aracı

Süresi: 18 ay

Bütçesi: € 148,328.75

Yaklaşım/Politika: Projede öngörülen Yuvarlak Masa toplantıları faaliyetinde; karmaşık ve çok boyutlu olan “çocuğa yönelik şiddet” olgusu tüm aktörleriyle tartışılmış, anlamaya çalışılmış, çocuğa yönelik şiddete ilişkin kör noktalar belirlenerek şiddeti meşrulaştıran arka plana ilişkin sosyolojik ve ideolojik okumalar yapılması sağlanmıştır.

Projede toplamda 11 yuvarlak masa toplantısı yapılmıştır. Yuvarlak masa toplantısı alanında uzman olan Danışmanların yönlendirmesiyle gerçekleşmiştir. Yuvarlak masa toplantılarına 4 proje uzmanı ve proje koordinatörü ile zaman zaman da Harita Uzmanı ve Uzaktan Eğitim Uzmanları katılmıştır. Yuvarlak Masa toplantılarının ses ve video kayıtlarından Uzaktan Öğrenim Programı için çeşitli eğitim materyalleri oluşturulmuş ve bunlar Uzaktan Öğrenim Programının katılımcılarıyla paylaşılmıştır.

Çocuk Çalışmaları Birimi ve Gündem Çocuk Derneği olarak ortaklaşa gerçekleştirdiğimiz proje AB Demokrasi ve İnsan Hakları programı kapsamında desteklendi. Aralık 2012 tarihinde başlayan ve 18 ay süren çalışmamız sonucunda elinizdeki raporda yer alan, 5 adet çocuğa yönelik şiddet vakasını alanda çalışan sivil toplum örgütüyle birlikte oluşturduk.

Bu haritalar ile haritaların sonucunda oluşan politika belgeleri ve eylem planları Diyarbakır, Eskişehir, İstanbul, Mersin ve Trabzon illerinden katılımcılarla çocuğa yönelik şiddeti tüm boyutlarıyla tartıştığımız, kör noktaları belirlemeye çabaladığımız, şiddeti meşrulaştıran arka plana ilişkin sosyolojik ve ideolojik okumalar yaptığımız bir sürecin sonunda gerçekleşti.

Katılımcı örgütler (Anne Çocuk Eğitim Vakfı, Çakıl Derneği, Çocuk Hemşireciliği Derneği, Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği, Göç ve İnsani Yardım Vakfı, Hayata Destek Derneği, İnsan Hakları Derneği, Kadın Erkek Birlikte Sosyal Eşitlik Derneği, Kamer, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Türkiye Sokak Çocukları Vakfı, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği, Psikolojik Danışmanlar Derneği)

Yasal ve/veya İdari bir değişikliğe sebep olup olmadığı (olduysa lütfen belirtin):

Haritalar ile haritaların sonucunda oluşan politika belgeleri milletvekilleri ile paylaşılmıştır. Çocuğa yönelik şiddetin önlenmesi için soru önergesi verilmesi konusunda milletvekillerine destek olunmuştur. Bu çabaların sonucu *** içeren bir soru önergesi verilmiştir.

Sonuçlar: Verilen soru önergesiyle çocuğa yönelik şiddet meclis ve kamuoyu gündemine taşınmış. Stratejik haritalama yöntemi ile elde edilen sonuçlar ve çıkarımlar paylaşılmış, politika önerilerinde bulunulmuştur. STÖ’lerin çocuğa yönelik şiddet ve stratejik haritalama yöntemi konusunda kapasite artırımlarına katkı sağlanmıştır.

Web sayfası (kampanya/proje/STÖ): http://www.gundemcocuk.org/projeler/cocuga-karsi-siddetin-onlenmesinde-sivil-toplum-orgutlerinin-guclendirilmesi/

Belgeler: (poster, broşür vs): http://www.gundemcocuk.org/cksostog/rapor/cocuga-yonelik-siddetin-stratejik-haritalanmasi.pdf

 

Türkiye’de Çocukların Cinsel Sömürüsüne ve İstismarına Karşı Kampanya

Proje/Kampanya Adı: Türkiye’de Çocukların Cinsel Sömürüsüne ve İstismarına Karşı Kampanya

Yürütücü: Uluslararası Çocuk Merkezi Derneği

Ortaklar: Avrupa Konseyi, UNICEF Türkiye, Türkiye Belediyeler Birliği, Yasader, Çocuğa karşı Ticari Cinsel Sömürü ile Mücadele Ağı, Çocuğa Karşı Şiddeti Önlemek için Ortaklık Ağı

Proje/Kampanya Konusu: Çocukların cinsel sömürüsünün ve istismarının önlenmesi ve bunlara karşı mücadele edilmesi ve cinsel sömürü ve istismar mağduru çocukların haklarının korunması.

Kim tarafından desteklendiği: Uluslararası Çocuk Merkezi, Hollanda Kraliyeti, Avrupa Konseyi

Süresi: 2 yıl

Bütçesi: 196,535.00 TL

Yaklaşım/Politika: (1) Türkiye kanunlarının Lanzarote Sözleşmesi’ne uyumlu hale getirilmesine ve yürürlüğe konulmasına yardımcı olmak, (2) Avrupa Konseyinin bağlantılı iki sözleşmesinin (Siber Suçlara Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi ve İnsan Ticaretine Karşı Eyleme Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi) onaylanmasına yardımcı olmak, (3) Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresinin Türkiye’deki üyelerinin kampanyaya dahil olmasını kolaylaştırmak, (4) Çocukları, ailelerini/bakıcılarını çocuğa karşı cinsel şiddetin önlenmesi ve rapor edilmesi konularında bilgi ve araçlar ile donatmak ve bu konuda farkındalığı artırmak.

Yasal ve/veya İdari bir değişikliğe sebep olup olmadığı (olduysa lütfen belirtin)

Siber Suçlara Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi TBMM’de onaylandı. İnsan Ticaretine Karşı Eyleme Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin onaylanması için yasa tasarısı verilmiştir.

Türkiye Belediyeler Birliği ile işbirliği ile 5 belediye Avrupa Konseyi Yerel Yönetim Paktı’nı imzalamış ve konu ile çalışmaya başlamıştır.

Sonuçlar: (1) Yasa ve politika yapıcılar TBMM çatısı altında, belediyelerin bünyesinde ve farklı ortamlarda çocuk cinsel sömürüsü ve istismarı konusunu tartıştılar, onların tartışmaları medyada ses bulunca bu konuda kamuoyu da bilgilendi ve tartışma imkanı buldu. Bu tartışmalar üretilen bilgi notları, politika metinleri, araştırma raporları ışığında, yani kanıta dayalı bilgi eşliğinde gerçekleştirildi.

(2) Ulusal ve yerel düzeyde yasa ve politika yapıcılar ve uygulayıcıların çocukları cinsel sömürü ve istismardan koruma görevlerini gerçekleştirmelerine yardımcı olacak bilgi kaynaklarına sahip oldular.

(3) Anne-babalar, aileler, çocuk bakımından sorumlu çalışanların çocukları cinsel sömürü ve istismardan koruma görevlerini gerçekleştirmelerine yardımcı olacak bilgi kaynaklarına sahip oldular. Günlük hayatta kullanabilecek, çocukları güçlendirici, çocukların madur olmalarını engelleyebilecek, çocukların kendilerini korumalarını sağlayacak bu kaynaklar yerel yönetimler ve gönüllüler ile yapılan işbirliği sayesinde Türkiye’nin dört bir yanında binlerce aileye ve çocuğa ulaştı.

Web sayfası (kampanya/proje/STÖ): http://www.5te1.cocukhaklariizleme.org/

Belgeler: (poster, broşür vs):

  1. Kampanya Tanıtım Broşürü
  2. Kiko Bilgilendirici Yaprakcıkları
  3. Kiko Bilgilendirici Posterler
  4. Kiko Kısa Kılavuzu
  5. Kiko Bilgilendirici Kartpostalları
  6. Kiko ve El Hikaye Kitabı
  7. Kiko Kullanım Kılavuzu
  8. Bilgi Notu: Çocuğa karşı Cinsel Sömürü ve İstismar
  9. Milletvekilleri için El Kitabı: Çocukların Cinsel Sömürü ve Cinsel İstismara karşı Korunmasına ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi (Lanzarote Sözleşmesi)
  10. Eylem ve Örnek Uygulamalar Derlemesi(2011-2013): Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi ve Parlamenterler Ağının çocuklara yönelik cinsel şiddeti durdurmak için Avrupa Konseyi’nin BEŞTE BİR Kampanyasına katkısı
  11. Politika Notu: Çocuğa Karşı Cinsel Sömürü ve İstismarın Önlenmesi
  12. Son 12 Yılda Yayınlanan Araştırmaların Sistematik Değerlendirmesi: Türkiye’de Çocukların Cinsel Sömürü ve Cinsel İstismarı
  13. Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nin Avrupa Konseyi BEŞTE BİR kampanyasına katkısı kitapcığı
  14. Broşür: Sanal Ortamda İş­lenen Suçlara İliş­kin Avrupa Konseyi Sözle­mesi
  15. Broşür: İnsan Ticaretine Karşı Eyleme İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi
  16. Broşür: Yerel Yönetimler için Lanzarote Sözleşmesi
  17. Poster: Yerel Yönetimler için Lanzarote Sözleşmesi
  18. Broşür: Lanzarote Sözleşmesi Nedir?
  19. Bilgi Notu: Grafiklerle Çocuklara Karşı Cinsel İstismar Riski
  20. Türkiye ve Lanzarote Anlaşması Bilgi Notu
  21. Bilgi Notu: Türkiye’de Çocuğa Karşı Cinsel İstismar Riski Sayıları
  22. Bilgi Notu: Türkiye’de Cinsel İstismar Haritası
  23. Bilgi Notu: Cinsel İstismar ve Sömürü Nedir?

 

 

Cinsel Haklar/Üreme Hakları Farkındalık ve Savunuculuk Projesi

Proje Adı:   Cinsel Haklar/Üreme Hakları Farkındalık ve Savunuculuk Projesi

Yürütücü:  Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı

Proje/Kampanya Konusu: Van, Gaziantep ve Kilis illerinde sağlık hizmet sunucuları ve kullanıcıları yanı sıra dezavantajlı grupların, sağlık eğitimi alan öğrencilerin ve kamuoyunun cinsel haklar/üreme hakları konusundaki farkındalığının geliştirilmesi ve sağlık hizmetlerinin hak temelli verilmesini için destek sağlamak

Kim tarafından desteklendiği: Hollanda Büyükelçiliği

Süresi: Aralık 2014 – Aralık 2015

Bütçesi: 162.000 TL

Yaklaşım/Politika: Hakların kullanımı desteklemek üzere bilgi eksikliklerinin giderilmesi, hak temelli uygulamaların ve üreme sağlığı/cinsel sağlık alanında hizmet kullanımının ve hizmette sürekliliğin artması için savunuculuk temelli çalışmalar

Yasal ve/veya İdari bir değişikliğe sebep olup olmadığı (olduysa lütfen belirtin)

Sonuçlar: Çalışmalar devam ediyor.

Web sayfası (kampanya/proje/STÖ):

www.tapv.org.tr

Facebook: CİNSEL / ÜREME  SAĞLIĞI  HAKLARI  FARKINDALIK SAVUNUCULUK PROJESİ /GAZİANTEP – KİLİS

https://www.facebook.com/pages/Cinsel%C3%9Creme-Haklar%C4%B1-Fark%C4%B1ndal%C4%B1k-ve-Savunuculuk-Projesi-TAPVVan/390787631091378?fref=ts

Belgeler: (poster, broşür vs):

  • Üreme Hakları/Cinsel Haklar broşürü (Türkçe, Kürtçe ve Arapça)
  • “Üreme hakları/Cinsel Haklar İnsan Haklarıdır” posteri (3 dilde)
  • Üreme Hakları/Cinsel Haklar Savunuculuk Projesi Rehber Kitap

Kaynaştırmanın Etkililiğini Arttırmak için Politika ve Uygulama Önerileri

Proje/Kampanya Adı: Kaynaştırmanın Etkililiğini Arttırmak için Politika ve Uygulama Önerileri

Yürütücü:  Tohum Türkiye Otizm Erken Tanı ve Eğitim Vakfı (TOHUM)

Proje/Kampanya Konusu: Kaynaştırma eğitiminin etkili olabilmesi için alınması gereken önlemler konusunda farkındalık ve örnek model oluşturması

Kim tarafından desteklendiği: Sabancı Vakfı Hibe Programı

Süresi: Nisan 2010- Ekim 2011

Bütçesi:

Yaklaşım/Politika (neler yapıldı savunuculuk/lobicilik):

Kaynaştırma eğitiminin iyileştirilmesi için seçilen 3 pilot okulda Destek Modeli uygulamaları yapıldı. Bu model uygulaması kapsamında aşağıdaki faaliyetler yürütüldü:

3 ilköğretim okulunda, 140 öğretmen kaynaştırma eğitimi konusunda 5 günlük eğitim seminerlerine katıldı.

Eğitim alan öğretmenler arasından her okuldan 10 kişi olmak üzere, toplam 30 öğretmen seçilerek, Tohum Okulları’nda yerinde uygulamalı eğitimlere katıldı.

Uygulamalı eğitimlere katılan 30 öğretmene sınıf içinde özel eğitim danışmanlığı verildi. Özel eğitim danışmanlığını takiben, yerinde ziyaretler, rehber öğretmenlerle görüşmeler ve süpervizyon toplantıları yapıldı.

3 okulun rehber öğretmenleri için, atölye çalışması formatında 2 gün süren Ek Eğitimler düzenlendi.

3 okulda bulunan öğrencilerle empati çalışmaları yapıldı. Engelli akranlarının daha iyi anlaşılması için resim yarışması ve etkinlikler düzenlendi.

Kaynaştırma eğitimi konusunda Milli Eğitim Bakanlığı kapsamında lobi yapılarak, eğitimin yaygınlaştırılması için çeşitli raporlar hazırlandı.

Yasal ve/veya İdari bir değişikliğe sebep olup olmadığı (olduysa lütfen belirtin):-

Kimlerle çalışıldı (ortaklar/kamu kurumları): Eğitim Reformu Girişimi (ERG)

Sonuçlar:

Öğretmenler kaynaştırma eğitimine ilişkin bilgi sahibi olurken, kaynaştırma sınıflarındaki tüm öğrencilerin de engelli arkadaşlarına bakışlarının değişmesi sağlandı. Uygulamalı eğitimlere katılan öğretmenler bu eğitimlerde TOHUM eğitmenlerinin otizmli çocuklarla nasıl çalıştıklarını, hangi yöntemleri kullandıklarını ve çocuklarla ilişkilerini gözlemleme fırsatı buldular. Hazırlanan raporlarla kamu idarecilerinin engelli çocukların temel haklarına erişimi önündeki engeller konusunda bilgi sahibi olması sağlandı.

Web sayfası (kampanya/proje/STÖ):

http://www.tohumotizm.org.tr/

Belgeler: http://erg.sabanciuniv.edu/sites/erg.sabanciuniv.edu/files/KaynastirmaPolitikaRaporu.14.12.11.pdf

http://www.sabancivakfi.org/files/html/programlar/tghp/33_Tohum_Iyi_Ornekler_Raporu.pdf

http://www.sabancivakfi.org/files/html/programlar/tghp/34_Tohum_Destek_Modeli_Klavuzu.pdf

http://www.sabancivakfi.org/files/html/programlar/tghp/Tohum_Kaynastirma_Durum_Raporu.pdf

 

Sosyal Duvarları Yıkalım

Proje/Kampanya Adı: Sosyal Duvarları Yıkalım

Yürütücü:  Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği

Proje/Kampanya Konusu: Toplum ve medyanın devlet koruması altında yetişen çocuk ve gençlere yönelik olumsuz algısının değiştirilmesi

Kim tarafından desteklendiği: Sabancı Vakfı Hibe Programı

Süresi: 8 ay

Bütçesi: 104.956 TL

Yaklaşım/Politika (neler yapıldı savunuculuk/lobicilik):

Devlet korumasında yetişen ve yetişmekte olan çocuklar ve gençlerle ilgili medyada yer alan haberler tarandı ve haberlerde yer alan etiketleyici ifadelerle ilgili olarak 44 basın mensubu ile görüşmeler yapıldı.

Devlet korumasında yetişen çocuk ve gençlere yönelik yapılacak haberlerde doğru dil kullanımını teşvik etmek için “Doğru Sözlük” hazırlandı.

Farkındalık yaratmak için Ankara’da bisiklet turu ve sosyal medya faaliyetleri gerçekleştirildi.

Yapılan medya taramalarının sonuçları rapor haline getirildi ve 4.135 basın mensubuna ulaştırıldı. Rapor STÖ’ler ve kamu kurumları ile de paylaşıldı.

“Kurum Bakımından Topluma Geçişte Gençler Çalıştayı” düzenlendi. Alanda çalışan kamu kurumları, akademisyenler ve STÖ’lerin katılımıyla düzenlenen çalıştayın çıktıları devlet korumasında yetişen gençlerle ilgili gelecekte yapılması gerekenlerin temelini oluşturdu.

Yasal ve/veya İdari bir değişikliğe sebep olup olmadığı (olduysa lütfen belirtin):

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın tabi olduğu kanun hükmünde kararnamede “korunmaya muhtaç çocuk” ifadesi “korunmaya ihtiyacı olan çocuk” olarak değiştirildi.

Kimlerle çalışıldı (ortaklar/kamu kurumları):

Habitat Kalkınma ve Yönetişim Derneği, Koruncuk Vakfı, Koruyucu Aile ve Evlat Edinme Derneği, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği

Sonuçlar:

Medyada yer alan haberler arşivlenerek analiz edildi ve oluşturulan kapsamlı rapor basın kuruluşları, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları ile paylaşıldı.

 

Devlet koruması altında yetişen çocuk ve gençlere yönelik olumsuz yargılar konusunda farkındalık yaratıldı.

 

Web sayfası (kampanya/proje/STÖ):

https://tr-tr.facebook.com/hayatsendegenclikakademisi

https://twitter.com/hayat_sende

https://www.facebook.com/sosyalduvarlariyikalim

https://twitter.com/duvarlarahayir

Belgeler: (poster, broşür vs.) Doğru Sözlük

http://tinyurl.com/dogrusozluk

Sosyal Duvarları Yıkalım Projesi Değerlendirme Raporu

http://tinyurl.com/sonucraporu

 

 

Katılımın Genç Hali

Proje/Kampanya Adı: Katılımın Genç Hali

Yürütücü: Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG), YASADER

Proje/Kampanya Konusu: Gençlerin ve gençlik örgütlerinin kendi ihtiyaçlarını TBMM gündemine taşıyabilme yolları ile yasama süreçlerine dâhil olma konusundaki araç ve yöntemlere ilişkin bilgiye erişimlerinin artırılması ve yasama süreçlerine katılımının geliştirilmesi

Kim tarafından desteklendiği: British Council ve The Black Sea Trust for Regional Cooperation

Süresi: 12 ay

Bütçesi:

Yaklaşım/Politika (neler yapıldı savunuculuk/lobicilik): 2012 Haziran ayı sonuna kadar toplamda 42 gencin katıldığı, TBMM Mili Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu ve Anayasa Uzlaşma Komisyonu uzmanlarının eğitmen olarak yer aldığı iki adet eğitim düzenlendi. Bu eğitimlerden çıkan ve gençlerin sorun ve ihtiyaçlarına yönelik olarak hazırlanmış olan gündem dışı konuşma, yazılı ve sözlü sorular için milletvekillerine ulaşıldı. Mayıs ayında gençlik haftası döneminde bu gündemler Meclis’e taşındı.

Yasal ve/veya İdari bir değişikliğe sebep olup olmadığı (olduysa lütfen belirtin):

Kimlerle çalışıldı (ortaklar/kamu kurumları): YASADER

Sonuçlar: Proje sonunda TBMM Mili Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu üyeleriyle buluşularak proje hakkında bilgi verildi.

Gençler arasında yaygınlaştırılmak üzere, yasama süreçlerine katılım mekanizmalarının anlatıldığı “Yasama Sürecine Sivil Toplum Kuruluşlarının Katılımı El Kitabı” genç dostu hale getirilerek “Gençler için Yasamaya Giriş” adıyla yayınlandı ve yaygınlaştırıldı

Web sayfası/sosyal medya hesapları (kampanya/proje/STÖ):

http://www.tog.org.tr/

http://www.yasader.org/wp/?p=464

Belgeler: (poster, broşür vs):

http://www.yasader.org/web/gencler_icin_yasamaya_giris/Gencler_Icin_Yasamaya_Giris_01.pdf

Eklemek istedikleriniz:

Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı (KİHEP)

Proje/Kampanya Adı: Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı (KİHEP)

Yürütücü: Kadının İnsan Hakları-Yeni Çözümler Derneği (KİH-YÇ), Türkiye’de ve uluslararası düzeyde kadının insan haklarını, eşitliği ve ayrımcılığın ortadan kaldırılmasını savunan bağımsız bir kadın sivil toplum örgütüdür. 1993 yılında, Türkiye’de ve dünyada kadının insan haklarını geliştirmek amacı ile kurulmuştur. Adı, 1992 yılında Viyana’da yapılan Dünya İnsan Hakları Konferansı’nda kadın haklarının insan hakları olarak tanımlanmasından esinlenilerek verilmiştir. KİH-YÇ, hem ulusal hem de uluslararası düzeylerde, demokratik, eşitlikçi ve barışçı bir toplum düzeninin kurulması ve korunması sürecine kadınların özgür bireyler ve eşit yurttaşlar olarak etkin ve yaygın katılımını desteklemektedir. 1990’larda yapılan bir araştırma ile  kadınların haklarını yeterince bilmedikleri için talep edemedikleri sonucu çıkınca kapsamlı ve uzun vadeli eğitim çalışmaları yapılması amaçlanmıştır. KIH-YÇ çalışma alanları kısaca şöyle özetlenebilir:

1/ Araştırma/izleme/değerlendirme

Çalışmaların başlangıcı yapılan araştırmaya dayalıdır. Bunların sonucunda, çeşitli yayınlar (kitap, dergi, makale, broşür, afiş vb.) üretilmektedir.

2/ Eğitim ve Farkındalık Faaliyetleri

Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı, yereldeki kadınlara yönelik 16 hafta (4 ay) süren bir hak bilinci ve kişisel güçlenme programı olarak uygulanmaktadır.

KİHEP’in içeriği temelde yasal haklar konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlamaktadır.

3/ Savunuculuk

KİH-YÇ Türk Ceza Kanunu ve Medeni Kanun değişikliklerinin yanı sıra son olarak da Şiddete Son Platformunun bir üyesi olarak 6284 Sayılı Kanunun yapılmasında aktif yer almış ve savunuculuk rolü üstlenmiştir. Amaçları doğrultusunda diğer kadın örgütleriyle ortaklaşılarak yapılan tüm faaliyetlere katılmaktadır.

Proje/Kampanya Konusu:

KIH-YÇ, KİHEP’i bir proje veya kampanya olarak değil bir program olarak tanımlamaktadır. KİHEP uzun vadede uygun koşulların sağlandığı (katılımcılar, eğitici, mekân, materyaller) tüm platformlarda uygulanabilen bir yapıya sahiptir. KİHEP çalışmalarında temel olarak aşağıdaki amaçlar gözetilmektedir.

  • Kadınları, kadının insan hakları ve bu haklarla ile ilgili ulusal yasalar ve evrensel normlar konusunda bilgilendirmek,
  • Kadınların eşit vatandaşlar olarak haklarından haberdar olmalarını sağlamak,
  • Kadınları, kadının insan haklarının ihlali durumlarında toplumun ve devletin bu haklara daha saygılı olmasını sağlamak ve çözümler geliştirmek için toplumsal eyleme teşvik etmek,
  • Kadınların günlük yaşamda yasal haklarının korunmasını ve uygulanmasını desteklemek,
  • Kadınları, geleneklerin, göreneklerin yani “sözlü yasalar”ın insan haklarını nasıl kısıtladığı veya bu hakları ihlal ettiği konusunda bilinçlendirmek,
  • Bu geleneklerin, yazılı ve yazılmamış yasaların değiştirilmesi için kadınların tartışmalara katılmaları ve eylem planları oluşturabilmeleri için gerekli temelleri hazırlamak,
  • Kadınların dayanışma içinde sorunlarını tartışabilmeleri ve yaşam deneyimlerini paylaşabilmeleri için güvenli bir ortam yaratmak,
  • Kadınların kendilerini yerel ve ulusal düzeyde toplumsal değişim için aktif bireyler olarak görebilmelerini sağlamak,
  • Kadınlara, tanımladıkları sorunları çözmek ve gereksinimlerini karşılamak için seferber olmalarına yardım edecek kişisel ve kolektif tabanda örgütlenme becerilerini geliştirme fırsatı sağlamak,
  • Kadınlar arasında gelişen tabanda örgütlenmelere destek sağlamak.

Program Yararlanıcıları: Türkiye’deki 18 yaşından büyük tüm kesimlerden kadınlar KİHEP gruplara katılabilir. Programın başlangıcından bu yana KİHEP eğiticileri 650’ye yakın grup çalışması yoluyla 12.500’e yakın kadına ulaşmıştır.

Kim tarafından desteklendiği: İsveç Kalkınma Ajansı, Sabancı Vakfı, Hollanda Konsolosluğu, Global Fund For Women, vb

Süresi: 1995 yılında İstanbul Ümraniye’de pilot eğitim çalışması yapılmıştır. Grup çalışmaları halen devam etmektedir ve kaynaklar elverdiği ölçüde devam etmesi amaçlanmaktadır.

Bütçesi: Programın sürdürülebilirliği, 20 yıllık bir program olması bakımından genel anlamda finansal, politik ve kurumsal sürdürülebilirlik bağlamında sağlanmıştır. KİHEP eğiticilerinin gönüllü olarak görev yapması ve mekan desteğinin paydaşlar tarafından sağlanıyor olması da bütçesel anlamda programın sürdürülebilirliğini desteklemektedir. Ancak özellikle kadın bakanlığının ve SHÇEK’in kapatılmasını takip eden son yıllarda riskler ve tehditler giderek artmakta ve KİH-YÇ KİHEP’i korumak için yeni yöntem ve yollar bulmak durumunda kalmaktadır.

Yaklaşım/Politika (neler yapıldı savunuculuk/lobicilik): KİHEP’in ortaya çıkması yapılan araştırmada kadınların fikirlerinin alınması araştırması ile oldu. KİHEP, yerelde kadınlarla birlikte katılımcı ve kolektif bir yöntemle uygulanmaktadır ve bu yöntem zaten hem eğitici hem de katılımcı geribildirimlerinin düzenli olarak alınmasını sağlamaktadır. Her grup çalışmasına başlarken ve bitirirken KİHEP katılımcıları bilgi formları ve anketler ile programı ve kendi süreçlerini paylaşmaktadırlar. Ayrıca Mor Bülten isimli periyodik yayınımız aracılığıyla KİHEP katılımcısı kadınlar tanıklıklarını birbirlerine ve bizlere aktarmaktadırlar. KİHEP eğiticileri de grup çalışmalarını rapor etmekteler. Derneğimiz izleme ve değerlendirme süreçlerine özel önem vermekte ve her 6 yılda bir etki değerlendirme kapsamında bağımsız değerlendirme çalışmaları yaptırmaktadır.

  • KİHEP çerçevesinde özel gruplara hassasiyet gösterilmektedir. Okuma yazma bilmeyen kadınların katılımı için çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Son olarak, anadili Kürtçe olan kadınların da hak bilinci edinmeleri için Haklarımız Var kitapçık serisi ve Mor Dizi Belgeseli Kürtçeye çevrilmiştir. Görme engelli KİHEP eğitimcisi başarıyla görme engelli kadınlara eğitim yapmaktadır. Cinsel yönelim ve ayrımcılıkla mücadele KİHEP in ruhunda ve eğitim materyalinde vardır bu bağlama Türkiye’deki ve uluslararası alandaki LGBTİ örgütleri ile işbirliği yapılmaktadır. KİHEP uygulamaları için belediyelerle imzalanmak üzere hazırlanan protokolden içeriğine eğitime katılan kadınların çocuklarına eğitim süresince bakım hizmeti sunulması, eğitimlere engelli kadınların erişebilirliği için uygun mekan sağlanması, eğitimde Türkçe bilmeyen Kürt kadınlar için Kürtçe hazırlanan materyalin kullanılması gibi özel olarak eklenmiştir.
  • KİHEP grup çalışmaları tamamen katılımcı bir yöntemle yapılmakta ve kadınların katılımı en yüksek seviyede tutulmaya çalışılmaktadır.
  •  KİHEP’e özgü kitapçıklar, belgeseller dışında eğiticimizin uygun göreceği ve KİHEP’e aykırı olmayan her turlu araç ve yöntem kullanılmaktadır.
  • Temel kaynak kişi/ler grup sürecinde katılımcı kadınların kendileri ve eğiticimizdir. Ayrıca gerektiğinde dışarıdan misafir kaynak kişiler de davet edilebilir.
  • KİHEP eğiticileri KIH-YÇ’nin eğitici eğitimine katılmış ve süpervizyon süreçlerini tamamlamış alanlarında uzmanlaşmış kişilerdir.

Konular kadınların yasal hakları ve kişisel güçlenme temel başlıklarında olan aşağıdaki 12 konu başlığından oluşmaktadır ve eğitim 16 hafta boyunca 3-4 saat süren oturumlardan oluşmaktadır.

  1. Tanışma, Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı’nın Tanıtımı ve İhtiyaç Saptaması
  2. Kadının İnsan Hakları
  3. Anayasal Haklar ve Medeni Haklar
  4. Kadına Karşı Şiddet ve Aile İçi Şiddet
  5. Şiddete Karşı Stratejiler
  6. Kadının Ekonomik Hakları 1. Bölüm
  7. Kadının Ekonomik Hakları 2. Bölüm
  8. İletişim 1. Bölüm
  9. İletişim 2. Bölüm
  10. Toplumsal Cinsiyet Rollerine Duyarlı Çocuk Eğitimi ve Çocuk Hakları
  11. Kadın ve Cinsellik 1. Bölüm
  12. Kadın ve Cinsellik 2. Bölüm
  13. Kadın ve Doğurganlık Hakları
  14. Kadın ve Siyaset
  15. Feminizm ve Kadın Hareketi
  16. Kadın Örgütlenmesi

SHÇEK ile işbirliği sürecinde kadınlarla Toplum Merkezlerinde ilişki kurularak grup çalışmaları yapılıyordu. 2011 yılından bu yana bu olanaktan yoksun kalan KİHEP uygulamaları, belediye, bağımsız kadınlar ve kadın örgütlerinin olanakları ölçüsünde yapılmaktadır.

KİHEP grup çalışmalarında, şiddet tüm kadınları etkileyen çok önemli bir hak ihlali olması bakımından özel olarak üzerinde durulan bir konu. 16 modülden oluşan programın iki modülü şiddet ve şiddete karşı stratejiler başlığı altındadır ve bu konu diğer tüm modüllerde yayılmış bir konudur. Hem yasal hem bireysel anlamda erkeklerin sorumlulukları ve kadınların konuyla ilgili ezilmişlikleri ve nasıl güçlenecekleri özellikle vurgulanmaktadır.

KİHEP’in grup çalışmaları sürecinde kadınların bilgi ve deneyim edinmeleri çok önemli bir konudur. KİHEP materyalleri özellikle bu konuda üretilmekte ve düzenli olarak revize edilmektedir. Haklar ile ilgili pek çok bilgi eğiticimizin yanı sıra, kitapçıklar, belgeseller ve ek materyaller ile iletilmektedir.

Yasal ve/veya İdari bir değişikliğe sebep olup olmadığı (olduysa lütfen belirtin): KİHEP yerelde kadınları bireysel ve kurumsal anlamda destekleyip güçlendirdiği için, kadınların her bakımdan toplumsal, ekonomik ve kültürel hayata daha aktif katılımlarını kolaylaştırmakta ve arttırmaktadır. Kadınlar birlikte kendi kurumlarını kurmanın yanısıra, bireysel olarak da daha görünür hale gelerek yerellerdeki hayatı kadınlar lehine değiştirebilmektedirler. KIH-YÇ, yerelde uygulanan KİHEP gruplarındaki kadınlardan aldığı güçle yıllardır Türkiye’de kadınlar lehine olabilecek tüm yasal düzenlemelerde aktif rol almakla birlikte, kadınların yasal haklarıyla ilgili daha bilinçli hareket etmelerine katkı sunma yoluyla, yasal, idari değişikliklerin olmasında rol oynayan bir kuruluş olmuştur.

Kimlerle çalışıldı (ortaklar/kamu kurumları): KIH-YÇ, KİHEP’i 1998-2011 yılları arasında SHÇEK ile resmi bir işbirliği protokolü kapsamında uyguladı ve devlet-STK işbirliği için çok başarılı bir örnek yarattı. ASPB’deki değişimler sonucunda hâlihazırda bakanlık bünyesindeki sosyal hizmet uzmanı, psikolog, çocuk gelişimcisi, sosyolog olan KİHEP eğiticilerimiz 2011 yılından bu yana KİHEP grup çalışmaları konusunda büyük engellemelerle karşılaşmaktadır. Protokol 2017 yılına kadar geçerli olmakla birlikte, fiilen uygulanamamaktadır.

Ayrıca, 2013 KİHEP eğitici eğitimi ile belediyeler ve kadın STK’larda çalışan kadınlardan oluşan KİHEP eğitici havuzunu 60’a çıkarmıştır. KIH-YÇ, yerelde pek çok kadın örgütü ile doğal ortaktır ve bu örgütler KİHEP’i kendi bünyelerinde uygulamakta ve KİHEP’den güç almaya devam etmektedir. Ayrıca geçmişten bu güne KİHEP konusunda aşağıdaki kurumlar ile program ortaklıkları kurulmuştur.

  • SHÇEK
  • ILO ve ISKUR
  • ASPB ve KSGM
  • Türkiye Ziraat Odaları Birliği
  • Yerel Kadın Örgütleri,
  • KİHEP eğiticisi bağımsız kadınlar,
  • Belediyeler

Sonuçlar: İzleme ve değerlendirme çalışmaları düzenli olarak yapılmaktadır. Katılımcılardan alınan bilgi formları ve anketlerin yanı sıra, eğitici raporları toplanarak veri tabanına girilmektedir. Ayrıca süpervizyon ziyaretleri yapılarak raporlar hazırlanmakta ilgili eğitici ve sorumlularla paylaşılmaktadır. KİHEP etki değerlendirme çalışması 6 yılda bir bağımsız bir değerlendirici tarafından değerlendirilmektedir.

Son olarak yapılan ve 2005-2011 yıllarını kapsayan KİHEP gruplarına katılan kadınlar ile yapılan bağımsız değerlendirme çalışmasında çıkan sonuçlar, nicel ve nitel başarıyı göstermektedir. Katılımcı kadınların grup çalışmalarına katıldıktan sonra fiziksel şiddeti %60, duygusal şiddeti %33, ekonomik şiddeti %27 oranında durdurmayı başardıkları görülmüştür. Ayrıca,

  • %35’i eğitimlerini tamamlamak için okula geri dönmüştür.
  • %33’u gelir karşılığında çalışma hayatına başlamış veya geri dönmüştür ve bu kadınların %7’si kendi işyerini açmıştır.
  • %94’u genel anlamda özgüveninin arttığını; %89’u aile içinde alınan kararlarda daha fazla etkili olduğunu; %67’si çevresinde siyasi katılım açısından daha aktif olmaya başladığını; %59’u mevcut bir kadın örgütüne aktif olarak katıldığını belirtmiştir.

Web sayfası (kampanya/proje/STÖ):

www.kadininsanhaklari.org

www.wwhr.org

Belgeler: KİHEP Eğitim materyalleri (Haklarımızla Varız Kitapçıkları, Mor Dizi Belgeseli, Mor Bülten süreli yayın, KİHEP broşürleri, afişler, destekleyici filmler, çeşitli savunuculuk yayınları, makaleler, web sitesi, sosyal medya kanalları, vb.

 

Birleşmiş Milletler Kadın Dostu Kentler Ortak Programı

Proje/Kampanya Adı: Birleşmiş Milletler Kadın Dostu Kentler Ortak Programı

Yürütücü: Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve İçişleri Bakanlığı desteği ile)

Proje/Kampanya Konusu: Yerel yönetimlerin planlama, program ve bütçe süreçlerine toplumsal cinsiyet eşitliği bakış açısını dahil etmeleri, kadın sivil toplum örgütleri ile işbirlikleri ve ortak çalışmalar gerçekleştirmeleri ve kadınlara yönelik kentsel ve sosyal hizmet sunumunun iyileştirilmesi.

Kim tarafından desteklendiği: İsveç Kalkınma ve İşbirliği Ajansı (SIDA)

Süresi: 1. Aşama: 2006-2010, 2. Aşama: 2011-2015

Bütçesi: 3 milyon USD (yaklaşık)

Yaklaşım/Politika (neler yapıldı savunuculuk/lobicilik):

Kadın dostu bir kent için ilk adım kentte toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda bilgi, kapasite ve yetki sahibi kurumların oluşturulması ve bu kurumlar arasında işbirliği ve koordinasyon sağlanmasıdır.

 

Bu amaçla, Kadın Dostu Kentler Programı kapsamında, Program ortağı her ilde kadın-erkek eşitliğinin sağlanması için “yerel eşitlik mekanizmaları” adı verilen yapılar kurulmuştur. Söz konusu mekanizmalar; İl Kadın Hakları Koordinasyon Kurulu (İKHKK), valilik/belediye eşitlik birimleri ve yerel meclislerde oluşturulan kadın erkek eşitlik komisyonlarından oluşmaktadır. Ayrıca, İKHKK üyesi kurum ve kuruluşların bünyesinde görevlendirilmiş olan eşitlik birimleri ve kurumsal eşitlik sorumluları bulunmaktadır. Birleşmiş Milletler Kadın Dostu Kentler Ortak Programı’nda ortak olarak yer alan her ilde bu yapıların tamamının kurulması gerekmektedir. Bu yapılar arasında yer alan İl Kadın Hakları Koordinasyon Kurullarında sivil toplum örgütleri -başta hak temelli çalışma yapan kadın örgütleri olmak üzere- yerel yönetimler, kamu kurumları, özel sektör ve üniversiteler ile birlikte mutlaka temsil edilirler.

 

Aynı zamanda, CEDAW ve diğer ulusal/uluslararası plan ve belgelerle uygun olarak altı başlıkta (eğitim, sağlık, istihdam, yönetim mekanizmalarına katılım, kadına yönelik şiddet ve kentsel hizmetler) hazırlanan “Yerel Eşitlik Eylem Planları” ve bunları içeren “Yerel Eşitlik Stratejik Planları”, illerde valiliğin, il özel idaresinin, belediyelerin, kamu kurumlarının, taşra teşkilatlarının, sivil toplumun, odalar, birlikler ve meslek örgütlerinin, baroların, üniversitelerin ve özel sektörün yerel düzeyde toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için üstlenmeleri gereken sorumlulukları ve oluşturmaları gereken işbirliklerini tarif eden kilit dokümanlar olarak tüm paydaşların katılımı ile hazırlanmaktadır.

 

Yerel Eşitlik Eylem Planları ile ilgili altını çizmemiz gereken en önemli noktalardan biri planların kendisi kadar önemli olanın aslında planların hazırlanma süreci olduğudur. Bu süreç ilde kadınları ve kız çocuklarını doğrudan etkileyen çok sayıda problemin ve kısıtlılığın sorunun çözümünde kilit rol oynayan kişilerce fark edilmesini sağlar. Daha önemlisi çok sayıda kamu kurumu, yerel yönetim ve kadın sivil toplum örgütü bu sayede birbirlerini tanıma, birbirlerinin çalışma alanları hakkında bilgi sahibi olma ve iletişime geçmek istediklerinde ulaşabilecekleri kişileri yakından tanıma şansı bulurlar. Bu da, aşağıda örneklerle açıklandığı üzere, ilde yeni işbirliği fırsatları yaratır. Son olarak belirtilmesi gereken bir diğer husus da, ilde o güne dek tabu olan bazı konuların tartışmaya açılmasının ve ilde sorun alanı olarak tespit edilmesinin yerel eşitlik eylem planı süreci sayesinde mümkün olduğudur. Örneğin Nevşehir’de erken yaşta ve zorla evlilikler, Samsun’da ensest, Antalya’da cinsel yolla bulaşan hastalıklar gibi konular bu sayede ilin gündemine taşınmış ve çalışmalar başlatılmıştır.

 

Yerel eşitlik eylem planları kamu-sivil toplum işbirliğini özendirir ve teşvik eder. Yerel Eşitlik Eylem Planlarında yer alan faaliyetlerin çoğunda kadın sivil toplum örgütlerinin önemi ve desteği vurgulanmıştır. Aynı zamanda, YEEP süreci de bu işbirlikleri için ihtiyaç duyulan tanışma ve güven ortamını sağlamada kilit rol üstlenmiştir. Kadın Dostu Kentler Birleşmiş Milletler Ortak Programı’nın sağladığı hibe desteği de özellikle sivil toplum örgütleri tarafından başlatılan süreçler için itici bir güç olmuştur.

 

Sivil toplum ve kamu arasında kurulan bu köprü, yeni hizmet modellerine ve kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılabilmesine imkân tanır. Bu sebeple ilde çalışma yapan, özellikle de hak temelli çalışma yapan kadın örgütlerinin sürecin her adımında (planlama-uygulama-izleme) yer alması kritik bir öneme sahiptir. İl Kadın Hakları Koordinasyon Kurullarında kadın sivil toplum örgütleri de temsil edildiğinden, bu sayede planın uygulamasında kurumların gösterdiği ilerleme ile ilgili ildeki kadın sivil toplum örgütleri de düzenli bilgilenmiş olurlar. Bu sivil toplumun savunuculuk ve izleme rolleri açısından da önemli bir kazanımdır.

 

Örnekler:

 

  • Mardin’de oluşturulan Krize Acil Müdahale Ekibi sayesinde Türkiye’de ilk kez, şiddetle ilgili çalışan kurumlar ve sivil toplum bu denli kapsamlı bir işbirliği modeli kurmuştur. Ekipte, Valilik, İl Emniyet Müdürlüğü, Jandarma Komutanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü, Baro, Sağlık Müdürlüğü, Halk Sağlığı Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Müftülük ve KAMER Vakfı bulunmaktadır. 7/24 telefon hattı bulunan ve telefon zinciri yöntemi ile kurumlar arası koordinasyonu sağlayan Kurul, kurulduğu günden bu yana 200”ün üzerinde kadına hizmet vermiştir. Kadın Dostu Kentler Birleşmiş Milletler Hibe Programı’nın finansman desteği ile Kurul’un kapsamı Mardin’in tüm ilçelerini kapsayacak şekilde genişletilmiştir.
  • Antalya’da, Aile Danışmanları Derneği Kadın Dostu Kentler Hibe Programı kapsamında aldığı hibe desteği ile Antalya’daki Aile Mahkemeleri bünyesinde 18 yaş altı evlilikler konusunda bir çalışma yürüterek hem mahkemelerin bireysel vaka yönetimini güçlendirmiş hem de bu alanda örnek bir vaka çalışması literatürü oluşturmuştur. Projeyle sağlanan danışmanlık desteği sonrasında Antalya’da erken yaşta evlenmek isteyen 3 çift kararlarından vaz geçmiş; bir çiftin talebi mahkemece reddedilmiştir.
  • Gaziantep’te faaliyet gösteren KAMER Vakfı ve Gaziantep İl Özel İdaresi ortaklığında örnek bir kadınların siyasi hayata katılımı projesi yürütülmüştür. İl Özel İdare projeye 4000 USD tutarında maddi destek sağlamış ve tüm faaliyetlerde ortak yürütücü olarak yer almıştır. Yerel seçimler öncesinde gerçekleşen proje kapsamında siyasi partilerin de katılımı ile kadın aday adaylarının siyasi alanda güçlenmeleri sağlanmıştır. Proje çalışmalarına katılan 3 kadın 2014 yerel seçimlerinde yerel yönetimlere seçilmiştir.
  • Sivil Toplum Örgütleri ve İzleme – Yerel Meclis İzleme Örneği: Kamunun kendisini izlemesi ve değerlendirmesi kadar önemli bir başka ihtiyaç da sivil toplumun kamuyu düzenli olarak izlemesidir. Her iki taraf için de bu izleme bir “teftiş” ya da “ifşa etme” gibi anlaşılmamalı; tam tersi hem kamu hem de sivil toplum için yeni iletişim ve işbirliği kanalları yaratmak üzere bir fırsat olarak düşünülmelidir. Nasıl ki kişinin kendisini objektif bir gözle değerlendirmesi güçse kamunun da kendisini değerlendirmesi çok önemli fakat tek başına yetersizdir. Bunu tamamlayacak bir sivil toplum ayağı sayesinde ihtiyaçlara ve başarılara daha objektif bir gözle bakmak ve ilerlemeyi sürdürülebilir kılmak mümkün olur. Bu açıdan bakıldığında, Kadın Dostu Kentler Birleşmiş Milletler Ortak Programı kapsamında geliştirilen örnek bir model de “yerel meclis izleme grupları”dır.

 

Kadın Dostu Kentler Hibe Programı kapsamında Nevşehir Ekoloji ve Sosyal Hayatı Geliştirme Derneği’nce yürütülen bir proje kapsamında ilde faaliyet gösteren kadın kuruluşları bir yerel meclis izleme grubu oluşturmuşlardır. Nevşehir Ekoloji ve Sosyal Hayatı Geliştirme Derneği, Türk Kadınlar Birliği Nevşehir Şubesi, Kapadokya Kadın Dayanışma Derneği’nin bir araya gelerek oluşturdukları Yerel Meclis İzleme Komisyonu, Belediye Meclisi’nin toplantılarına katılmış, toplantı gündemleriyle bağlantılı ve kadınları ilgilendiren konularda meclislerde söz alarak meclis kararlarına katkı sağlamışlardır. Bu vesileyle söz konusu çalışma projeye katılan sivil toplum örgütlerinin lobicilik ve savunuculuk kapasitelerinin artması için de önemli olmuştur. Aynı zamanda, proje kapsamında düzenledikleri “Bir Göz De Sen Ol” isimli kampanyayla bu çalışmayı başta Kadın Dostu Kentler Birleşmiş Milletler Ortak Programı illeri olmak üzere diğer illere yaygınlaştırmayı amaçlamışlardır. Nevşehir Yerel Meclis İzleme Komisyonu izleme çalışmalarına paralel olarak stratejik planlama ve performans programı oluşturma süreçlerine dahil olmuş ve bu sayede Nevşehir Belediyesi Stratejik Planı’nın vizyonundan faaliyetlerine yayılan toplumsal cinsiyet eşitliği vurgusunda önemli bir rol oynamıştır. Grup önümüzdeki dönemde kendi izleme ve raporlama kapasitelerini iyileştirmek üzere çalışmalar planlamaktadır.

 

Stratejik Planlama ve Bütçe Süreçlerinde Kamu – Sivil Toplum İşbirliği: Performans esaslı bütçeleme sistemi ile düzenlenen stratejik planlar, performans programları ve faaliyet raporları karar verme mekanizmalarına katılımda hem yerel yönetimler hem de sivil toplum tarafından aktif şekilde değerlendirilmesi gereken araçlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sebeple yerel eşitlik eylem planının oluşturulmasında mevcut durum analizi aşamasından başlayarak uygulamanın izlenmesi ve değerlendirilmesine kadar tüm süreçlere ildeki kadın sivil toplum örgütlerinin katılımı çok önemli bir ihtiyaç, kamusal bir gereklilik ve evrensel bir haktır. Sivil toplumun parçası olmadığı hiçbir kamu politikası gerçekçi ve uygulanabilir olmayacaktır. Bunun en temel sebebi kadın sivil toplum örgütlerinin bizatihi yerelde yaşayan kadınların örgütlenmiş temsilcileri olmasıdır. Çoğu zaman yerelde yaşayan kadınlara tek tek ulaşmanın pratik zorlukları ile karşılaşan yerel yönetimler ve kamu kurumları kadın sivil toplum örgütlerinin sürece aktif katılımı ile bu zorluğu kolaylıkla aşabilirler. Kadın Dostu Kentler Birleşmiş Milletler Ortak Programı kapsamında kadın sivil toplum örgütlerinin performans esaslı bütçeleme süreçlerine dahil olması önemli bir gereklilik olarak vurgulanmaktadır.

 

  • Örnek çalışma – Trabzon Belediyesi Eşitlik Komisyonu Sivil Toplum Danışma Toplantıları ve Mahalle Çalışmaları: Trabzon Belediye Meclisi Kadın Erkek Eşitlik Komisyonu, 2008 yılından beri ildeki kadın sivil toplum örgütleri ile düzenli istişare toplantıları gerçekleştirmekte, bu yolla kadın sivil toplum örgütlerinin stratejik planlardan ve performans programlarından taleplerini alarak meclis gündemine taşımaktadır.

 

Ayrıca, söz konusu Eşitlik Komisyonu katılımcı yönetişim anlayışını bir adım ileri taşıyarak Yerel Eşitlik Eylem Planlarını mahalle çalışmaları ile birleştirmiş ve kadınların kentsel hizmetlere yönelik ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla odak grup çalışmaları ve anketler yapılmasına ve planlama ve bütçe süreçlerinin bu anket sonuçlarında ortaya konan kentsel hizmetlerden memnuniyet dikkate alınarak düzenlenmesine karar vermiştir. Görüşme ve anket formları, içerikleri belirlenip Eşitlik Komisyonunda görüşüldükten sonra seçilen 3 pilot mahallede uygulanmış ve raporlanarak İl Kadın Koordinasyon Kurulu’na sunulmuştur. Diğer yandan Eşitlik Komisyonu belirlenen mahallelerde kadınlarla bir araya gelerek sorunları yerinde ve sahibinden dinlemeye başlamıştır.

 

Yasal ve/veya İdari bir değişikliğe sebep olup olmadığı (olduysa lütfen belirtin):

 

Kadın Dostu Kentler Birleşmiş Milletler Ortak Programı kapsamında oluşturulan Yerel Eşitlik Mekanizmalarının ve Yerel Eşitlik Eylem Planlarının ilgili mevzuata entegre edilerek zorunlu ve yaygın süreç ve yapılara dönüşmesine yönelik çeşitli çalışmalar yapılmış, tavsiye belgeleri hazırlanmıştır. Bu çalışmalar taslak “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ulusal Eylem Planına” dahil edilmiştir.

 

Aynı zamanda, Kadın Dostu Kentler Birleşmiş Milletler Ortak Programı illerinin kimileri, yerel eşitlik mekanizması altında oluşturulan kurumsal yapıları Kadın Dostu Kentler Programının ötesine taşımak, bu yapıları kendi iç mekanizmalarına daimi olarak dahil etmek ve sürdürülebilirliklerini taahhüt etmek amacıyla “yönergeler” çıkarmıştır. Samsun Valiliği’nin Valilik Eşitlik Birimi için hazırladığı, Birimin ve çalışanlarının görev, nitelik ve sorumluluklarını tanımladığı “Valilik Eşitlik Birimi Yönergesi” ile başlayan bu uygulama Adıyaman Belediyesi Eşitlik Birimi Yönergesi, Antalya Büyükşehir Belediyesi Eşitlik Birimi Yönergesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi Eşitlik Birimi Yönergesi, Nevşehir Belediyesi Eşitlik Birimi Yönergesi, Gaziantep Belediyesi Eşitlik Birimi Yönergesi, Trabzon Valiliği Eşitlik Birimi Genelgesi ile devam etmiştir.

 

Ayrıca, bu yapıların sürdürülebilir bir nitelik kazanması ve Türkiye geneline yaygınlaşması amacıyla, İçişleri Bakanlığı 2010 yılında 2010/10 sayılı bir genelge yayınlayarak 81 ilin belediye ve valiliklerine göndermiştir. Bu genelgede, Kadın Dostu Kentler Programı kapsamında geliştirilen ve başarısı test edilen söz konusu mekanizmaların her ilde kurulması ve Yerel Eşitlik Planları hazırlanması tavsiye edilmiştir.

 

Kimlerle çalışıldı (ortaklar/kamu kurumları): İçişleri Bakanlığı, TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Program illerinde yer alan mahalli idareler, üniversite, özel sektör, kamu kurumları ve yerel – ulusal kadın sivil toplum örgütleri

Sonuçlar:

  • 12 ilde Yerel Eşitlik Mekanizmaları bulunmaktadır.
  • 6 ilde Yerel Eşitlik Birimleri’nin çalışma yönergesi hazırlanmış ve onaylanmıştır.
  • 12 ilin Yerel Eşitlik Eylem Planları hazırlanmış, onaylanmış ve uygulanmaktadır.
  • Yerel Kurumlar (İl Özel İdaresi ve Belediyeler) tarafından 2013 Yılı Yerel Eşitlik Eylem Planı uygulanması için toplamda 670.000 TL ayrılmıştır.
  • 2014 yılında YEEPler program illerinde hazırlanan stratejik planlara dâhil olmuştur.
  • Yerel Eşitlik Eylem Planları her 4 ayda bir raporlanmaktadır.
  • 12 ilde yetişmiş 72 toplumsal cinsiyet eşitliği eğitmeni bulunmaktadır.
  • 5 ilde 9 mahallede oluşturulan yapılarla mahalleli kadınlar örgütlenerek yerel yönetimlerden mahallenin ihtiyaçlarını talep etmekte, yerel yönetimler de ihtiyaçları mahalle ölçekli hizmet sunumu ile karşılamaktadır.

 

Ayrıca, 12 ilde 38 sivil toplum projesine hibe desteği verildi. Hibe projeleriyle:

  • 2013 ve 2014 yıllarında 4200 kadın ve çoğu karar alma mekanizmalarında yer alan yaklaşık 900 erkeğe ulaşıldı.
  • 8 kadın yerel yönetimlere seçildi.
  • 1 ilde Yerel Meclis İzleme Komisyonu oluşturuldu.
  • Futbolcu kız çocukları, engelli kadınları, göçmen kadınlar, Roman kadınları, LGBTİ bireyler, evden kaçan kız çocukları, mobbing, yerel medya, erkek katılımı konularında uygulamalar gerçekleştirildi.
  • İllerde kamu-STK işbirlikleri güçlendirildi.
  • Proje uygulamaları ilçelere yaygınlaştırıldı.
  • Bir program ilinde ilk kez bir kadın kooperatifi kuruldu.

 

Web sayfası/sosyal medya hesapları (kampanya/proje/STÖ): www.kadindostukentler.org www.womenfriendlycities.org twitter: https://twitter.com/kadindostukent facebook: Kadın Dostu Kentler-Women Friendly Cities

Belgeler: (poster, broşür vs): Tüm yayınlara (broşür dahil) http://www.kadindostukentler.org/yayinlar.php adresinden ulaşılabilir.

Eklemek istedikleriniz:

 

22 Temmuz 2007 Genel Seçim Kampanyası

Proje/Kampanya Adı: 22 Temmuz 2007 Genel Seçim Kampanyası

Yürütücü: Kadın Adayları Destekleme Derneği (KA.DER)

Proje/Kampanya Konusu: 2007 Genel Seçimleri sonucunda TBMM’ndeki kadın oranını artırmak

Kamuoyunda kadının siyasetteki eksik temsili, toplumsal cinsiyet, kota ve kadın siyaseti konularında farkındalık yaratmak

Kim tarafından desteklendiği: Proje Adrena Reklam Ajansı’nın gönüllü desteği ile KA.DER Genel Merkez tarafından yürütülmüştür.

Süresi: Mart 2007 – 22 Temmuz 2007

Bütçesi:-

Yaklaşım/Politika (neler yapıldı savunuculuk/lobicilik): Kampanya 2007 genel seçimlerinde Meclisteki kadın temsilini artırabilmek ve kamuoyunda kadınların eksik temsili konusunda farkındalık yaratabilmek amacıyla Adrena Reklam Ajansının gönüllü desteği ile 15 Mart 2007 tarihinde The Marmara Oteli, İstanbul’da gerçekleştirilen bir basın kampanyası ile başlatılmıştır.

Kampanya seçimlerin Kasım 2007’de olabileceği öngörülerek 3 farklı ayağa bölünmüştür. Bunlar sırası ile dikkat çekme, farkındalık yaratma ve ayaklandırmadır.

Dikkat çekme ayağında, kampanyanın amacı farklı ve akılda kalır slogan ve görseller kullanarak medyanın ve kamuoyunun siyaset ve kadın ilişkisine dikkat çekmekti.

Bilinçlendirme ayağında ise kampanyanın amacı kadının siyasette eksik temsili ve kadınların siyasi katılımı önündeki engeller, bunun için alınabilecek özel önlemler (Kota gibi) konularında kamuoyunda farkındalık yaratmak, kadının eksik temsili meselesini tartışmaya açabilmekti. Burada Kadın Siyaset Programını da devreye sokarak kadınları daha çok ilgilendiren ve/veya kadınları en çok mağdur eden siyasi alanlardaki politika önerilerini de gündeme getirmek üstünde durulmuştur.

Ayaklandırma ayağının amacı ise meclis önünde, üniversitelerde ve sokakta yapılacak, birçok kişinin –akademisyen, sivil toplum temsilcisi vs- katılabileceği ses getirecek büyük ölçekli faaliyetler düzenlemek ve genel olarak bir hareketlilik yaratmaktı.

KA.DER, ilk ayak olan “dikkat çekme”’de Ka.Der “Meclise Girmek için Erkek Olmak Şart mı?” sloganı ile basın toplantısını açtı. Bunu takiben billboardlarda ve afişlerde Jale Mansur, Ümit Boyner, Meral Okay ve Meltem Cumbul’un bıyıklı ve kravatlı resimleri kullanıldı.

Kampanyanın ilk ayağı beklenenden daha çok başarıya ulaşarak, gerek yerel, gerek ulusal, gerekse uluslararası medyada ve televizyonda yaklaşık 450 yansıma buldu. Kampanyanın dikkat çekme ayağı, dikkat çekme ile kalmayıp, farkındalık da yaratmayı başardı. Kampanyanın ilk basın toplantısını takiben kota tartışmaları, kadının karar mekanizmalarında eksik temsili konusu gündeme geldi ve çeşitli tartışmalara yol açtı.

Kampanya’nın 2. ve son ayağı ise 24 Mayıs 2007 tarihinde The Marmara Otelde gerçekleştirilmiştir. Bu basın toplantısında ise Ka.Der “Bu Meclise Kadın Şart” sloganını kullanmış ve afişlerde Fatih Terim, Yılmaz Erdoğan, Beyazıt Öztürk, Ümit Boyner, Demet Akbağ ve Lale Mansur’un yüzlerini kullanmıştır.

Kampanya erken seçimler dolayısıyla, planlanan 3 ayaktan yalnızca ikisini gerçekleştirebilmiştir.

Kampanyanın ikinci ve son basın toplantısında Ka.Der’in koordinasyonunda diğer sivil toplum kuruluşları ve akademisyenlerin katılımı ile hazırlanan “Kadın Siyaset Programı” da dağıtılmıştır. Kadın Siyaset Programı kadınların siyasi alanda ihtiyaçlarını, madde madde öneriler olarak belirleyen bir siyaset programıdır. Beyin fırtınası toplantıları sonucunda kadınların siyasi alanda temel ihtiyaçlarının toplumsal cinsiyet eşitliği, eğitim, siyasi katılım, şiddet, sağlık ve istihdam olduğu saptanmıştır. Kadın Siyaset Programı’nda ise bu 6 değişik başlıkta kadınların ihtiyaçları ve bunları karşılamak için politika önerileri bulunmaktadır.

Yasal ve/veya İdari bir değişikliğe sebep olup olmadığı (olduysa lütfen belirtin):

Kimlerle çalışıldı (ortaklar/kamu kurumları):-

Sonuçlar:  Medya kampanyası istenilen farkındalığı yaratarak, kadının siyasi katılımı konusunda kamuoyunda bilinç yaratmayı başarmıştır.

Web sayfası/sosyal medya hesapları (kampanya/proje/STÖ):

http://ka-der.org.tr/

https://twitter.com/ka_der_

Belgeler: (poster, broşür vs):

kader-1

 

kader-2